3 asırlık “Meydan Medresesi” müze oluyor

Zeki Dara
Hakkâri-1701 yılında Hakkâri Mir’lerinden İbrahim Bey tarafından yaptırılan, 1915 yılına kadar Kürtçe, Türkçe Farsça ve Arapça, dini tedrisat verilen, 1926 ile 1950 yılları arasında da cezaevi olarak kullanılan Meydan Medresesi’nde şimdilerde hummalı bir çalışma var. Kürtçe Mevlidin yazarı, Kürt Edebiyatçı, şair ve âlim Melayê Batê veya Hasan Ertuşi’nin eğitim alıp müderrislik yaptığı, Cumhuriyet’in ilk yıllarında bir süre kapalı kalan, bir dönem de cezaevi olarak kullanılan medrese, Hakkâri Üniversitesi’nce, hayata geçirilen “Hakkâri’nin Turizm Merkezi Meydan Medresesi” Projesi ile müzeye dönüştürülüyor.

Hakkâri Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ömer Pakiş

Doğu Anadolu Kalkınma Ajansı (DAKA) tarafından desteklenen projenin ilk etabında medresenin çevresinde bulunan eski ev ve yapılar yıkılıp, yerlerine kentin kültürünü yansıtan, içinde kafeterya ve sergi salonu bulunan Hakkâri Kültür Evi inşa edildi.
Medresenin restore edilip müzeye dönüşmesi ile ilgili bilgi veren Hakkâri Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ömer Pakiş, Hakkâri’nin, birçok medeniyete ev sahipliği yaptığını, kentin tarihsel, kültürel ve coğrafi açıdan çok önemli bir merkez olduğunu belirtti.
Günümüzde birçok tarihi mekânın bakımsızlık nedeniyle tozlandığı ve parıltısını kaybettiğini anlatan Rektör Pakiş, konuya ilişkin şu açıklamayı yaptı:
“Meydan Medresesi, Hakkâri için, bölge için o kadar değerli ki bu aslında şehrimizin bir özetidir. Şehrimizde yaşayan insanların bir kimliğidir. Bu coğrafyada geçmişte o kadar güzel işler yapılmış ki bütün hedefimiz, bu medreseyi çok iyi bir noktaya getirmek. Bir arşiv salonu oluşturmak istiyoruz. Bir kilim müzesini oluşturacağız. Medresenin bahçesinde ‘Hakkâri evi’ni kurduk. Bir tarafı gösteri salonu, diğer tarafı kilim atölyesi olacak. Aynı zamanda arşiv odasını da oluşturacağız. Arşiv odasında Hakkâri ile ilgili tüm somut objeleri toparlamak istiyoruz. Hakkâri ile ilgili bir bilgiye ulaşmak isteyen insanların en başta müracaat edecekleri yer, burası olacak.”

Hakkâri Üniversitesi Öğretim Görevlisi ve Proje Koordinatörü Murat Adıyaman

Hakkâri Üniversitesi Öğretim Görevlisi ve Proje Koordinatörü Murat Adıyaman ise, DAKA’nın verdiği destekle “Hakkâri’nin Turizm Merkezi Meydan Medresesi” Projesi’ni büyük bir özveri ile hazırlayıp hayata geçirdiklerini aktardı. Türkiye’de müzesi bulunmayan 13 ilden birinin Hakkâri olduğuna dikkat çeken Adıyaman, bu proje ile Hakkâri’nin bir tarih, etnografya ve arşiv müzesine kavuşacağına işaret etti.
Hakkâri’ye dair her şeyin burada sergileneceğini belirten Adıyaman, “4 bin 300 metrekarelik alanda Hakkâri Kültür Evi oluşturduk. Kültür evinde sergi salonu ve kafeterya bulunacak. Etnografya müzesi bölümü olacak. Hakkâri kültürüne, folkloruna ait bütün ürünler burada sergilenecek. Medresenin iç tarafında ise Hakkâri tarihine ait kitap, el yazmalar, matbu evraklar gibi eserler bir araya getirilip araştırmacıların, halkın ve öğrencilerin hizmetine sunulacak” diye konuştu.

Hakkârili Gazeteci Serkan Kaya

Hakkârili Gazeteci Serkan Kaya, Cumhuriyet’in kurulmasıyla beraber Meydan Medresesi’nin kapatıldığını ve 1925 ile 1950 yılları arasında cezaevi olarak kullanıldığını anımsattı. Aynı zamanda Hakkâri Mir’lerinin son kuşağından olan Gazeteci Kaya, 320 yıllık 2 katlı Meydan Medresesi’nin yıllarca adeta kaderine terk edildiğini bildirerek şunları söyledi:
“Medrese, Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından sadece bir kez restore edildi. Bugün Hakkâri Üniversitesi tarafından tarihi dokusu bozulmadan müzeye dönüştürülerek koruma altına alınması çok önemli bir gelişme. Tabi gönül, yapılan kafeteryanın da medresenin tarihi görünümüne uygun yapılmasını isterdi. Her şeye rağmen kentin ayakta kalan son kültür varlığının koruma altına alınacak olması bizi mutlu etti. Umarım bölgemizde çıkarılan ve Van Müzesi’ne götürülen Hakkâri Stelleri başta olmak üzere tarihimize ait tüm eserler bu müzeye getirilerek ilimizin turizmine kazandırılır.”