44. İstanbul Müzik Festivali’nde iki güzel etkinlik

ACADEMY OF ST MARTIN IN THE FIELDS & MURRAY PERAHIA -I

6 Haziran Pazartesi, 20.00, Aya İrini Müzesi

Murray Perahia (Piyano & şef)

Felix Mendelssohn Yaylı Çalgılar Senfonisi No.13 Do minör, “Sinfoniesatz”

Wolfgang Amadeus Mozart Piyano Konçertosu No.9 Mi bemol Majör, K 271, “Jeunehomme”

Robert Schumann Senfoni No.2, Do Majör, op.61

Ara dahil 115′ sürer.

Konser öncesinde Murray Perahia’ya Yaşam Boyu Başarı Ödülü sunulacak.

“Perahia’nın olağanüstü piyanistliği bir arınma ayini ve bir nevi piyanistliğin masumiyet çağına geri dönüş” diyor Los Angeles Times… “Academy of St Martin in the Fields leziz bir tazelikte, ifadeli ve hayatın kendisi kadar sahici” olarark nitelendiriyor BBC Music

  1. İstanbul Müzik Festivali çağımızın efsane piyanistlerinden Murray Perahia ile günümüzün en iyi oda orkestralarından Academy of St Martin in the Fields’ı iki konserde ağırlıyor. Bu ilk konserde büyük virtüöz, eleştirmenler tarafından klasik stilin ilk başyapıtı sayılan Mozart’ın 9. Piyano Konçertosu’nu seslendirecek.

40 yılı aşan müzik hayatı boyunca dünyanın önde gelen festivallerinde ve salonlarında konserler veren Murray Perahia, benzersiz müzikal hassasiyeti ile dinleyicileri her konserinde adeta büyülüyor. Sayısız albüme imza atan piyanist, kazandığı çeşitli Gramophone ödüllerinin yanı sıra iki de Grammy sahibi. Konuk Birinci Şefi olduğu Academy of St Martin in the Fields ise 500’ün üzerinde albüm içeren diskografisi ile dünyanın en çok kayıt yapmış oda orkestralarından biri. Murray Perahia ile Academy of St Martin in the Fields birlikte de pek çok önemli kayıt, büyüleyici konser ve ABD, Avrupa, Japonya ve Asya’ya turneler gerçekleştirdi.

Klasik müziğin sevilen eserlerine getirdiği taze ve göz kamaştırıcı yorumlarıyla tanınan Academy of St Martin in the Fields ayrıca bu konserde Murray Perahia yönetiminde, Mendelssohn’un son ve ustalık senfonisi olan 13 numaralı Yaylı Çalgılar Senfonisi’ni ve Schumann’ın kendi ifadesiyle “içinde bulunduğu ruhsal çöküntünün bir tedavisi” olarak gördüğü, bütün kederinin eserin yavaş bölümünde karşımıza çıktığı fakat uyumlu ve uzlaşmacı finaliyle özellikle kendisine karşı bir zafer olarak nitelendirdiği 2. Senfonisi’ni de yorumlayacak.

İDİL BİRET: BİR VİRTÜÖZÜN PİYANO MARATONU -III

8 Haziran Çarşamba, 20.00, Aya İrini Müzesi

İdil Biret (Piyano)

Johann Sebastian Bach Kromatik Fantezi ve Füg, BWV 903 İtalyan Konçertosu Fa Majör, BWV 971 Fransız Süiti No.5 Sol Majör, BWV 816 Partita No.1 Si bemol Majör, BWV 825 İyi Düzenlenmiş Klavye’den 4 Prelüd ve Füg

Konser öncesi Filiz Ali’nin İdil Biret ve program üzerine bir konuşma yapacak. Saat: 19.00-19.30

“Biret’in hassas ve neredeyse tensel tınıları gerçekten büyüleyici” olarak nitelendiriyor Gramophone.

Die Welt ise sanatçıyı şu cümleyle onurlandırıyor: “Üstün liyakate sahip bir sanatsal güç.”

  1. yüzyılın ikinci yarısından itibaren klasik müziğe yorumcu olarak dünya çapında damgasını vurmuş bir sanatçı İdil Biret. Küçük yaşta müzik otoriterlerini kendisine hayran bırakarak Türkiye’de “Harika Çocuklar Kanunu”nun çıkarılmasına vesile olan piyanist, eşsiz yeteneği ile Paris Konservatuarı’nda ünlü müzisyen ve pedagog Nadia Boulanger’nin öğrencisi olmaya hak kazandı. 15 yaşında birincilikle mezuniyetinin hemen ardından asrın en büyük piyanistlerinden Alfred Cortot ve Wilhelm Kempff ile çalıştı. Kempff’in “En sevdiğim öğrencim İdil Biret. Bu dâhi piyanist zamanımızın seçilmiş piyanistleri sınıfına ait.” diye nitelendirdiği Biret, 16 yaşında konser sahnelerine adım attı; Belçika Ulusal Orkestrası eşliğinde verdiği ve Belçika Kraliçesi Elisabeth’in de katıldığı konserle uluslararası çapta yıldızı parladığında ise henüz 19 yaşındaydı.

Usta sanatçı, yarım yüzyılı aşan müzik kariyerinde oluşturduğu kendine özgü tonu, yorumu ve muhteşem tekniği ile Boston Senfoni, Leningrad Filarmoni, Londra Senfoni, Dresden Filarmoni gibi dünyanın büyük orkestraları ve Leinsdorf, Monteux, Keilberth, Scherchen gibi büyük şefleri ile beş kıtayı kapsayan iki bine yakın konser verdi ve birçok festivale katıldı.

Sanat hayatına Fransa, İngiltere, İtalya ve Amerika Birleşik Devletleri gibi ülkelerden aldığı sayısız ödül sığdıran, ülkemizde 1971 yılında çıkan kanunla ilk Devlet Sanatçılarımızdan olan Biret, 2007 yılında Chopin’in bütün piyano eserlerinin kayıtları ve konser icraları ile Polonya kültürüne yaptığı katkılar nedeniyle Polonya’nın en üst nişanı olan Yüksek Liyakat Madalyası’na layık görüldü. İlk kaydına sekiz yaşında Fransız radyosu stüdyolarında giren İdil Biret, o günden bu yana EMI, Decca, Naxos gibi firmalar ile radyo ve televizyonlar için 100’ü aşkın kayıt yaptı. Çağımızın en geniş repertuarına sahip piyanistlerinden biri olarak tanınan Biret, Beethoven’ın dokuz senfonisinin Liszt tarafından yapılan piyano uyarlamaları, Brahms, Chopin ve Rachmaninov’un tüm piyano eserleri, Hindemith’in beş piyano konçertosu, Boulez’in üç sonatı ile Ligeti’nin etütlerini de içeren diskografisi ile Altın Diapason, Frédéric Chopin Diski Büyük Ödülü dâhil pek çok ödül kazandı. Sanatçı 2002 yılında IBA adıyla kendi etiketini kurarak Naxos dağıtımında eski ve yeni kayıtlarını yayınlamaya başladı.

Piyano repertuarının en zor eserlerindeki yetkinliği ve Nouvel Observateur dergisinin tabiriyle “şimdiye kadar nadiren duyulmuş senfonik bir derinlik” içeren yorumları ile Biret, klasik müziğin unutulmayacak isimleri arasında yerini almıştır. 44. İstanbul Müzik Festivali, barok dönemden 20. yüzyıl müziğine uzanan geniş repertuarlı bir maraton ile bu sene 75. yaşını kutlayan, çağımızın büyük virtüözü İdil Biret’e bir kez daha saygısını sunuyor.