Akbaytogan: 2023’te 750 milyon dolarlık ihracat yapmayı hedefliyoruz

İstif Makinaları Distribütörleri ve İmalatçıları Derneği (İSDER), pazar büyüklüğü bakımından Avrupa’nın 8’inci, dünyanın ise 13’üncü büyük sektörü olarak görülen istif makinaları sektöründe, ihracat yapılan ülke sayısını ve miktarını artırmayı amaçladıklarını açıklayarak yeni dönem hedeflerinin Avrupa’da ilk 3’e girmek olduğunu belirtti

NAZ AKMAN – İstif Makinaları Distribütörleri ve İmalatçıları Derneği (İSDER) Yönetim Kurulu Başkanı Ender Akbaytogan, sektörün mevcut durumu ve gelecek hedefleri hakkında bilgiler verdi. Hilton Otel’de düzenlenen etkinliğe İSDER Yönetim Kurulu Başkanı Ender Akbaytogan, İSDER Başkan Vekili Serkan Karataş, İSDER Başkan Yardımcısı ve Gezer Köprü Vinç Komitesi Başkanı Alpar katıldı. Türkiye’de sektörün yüzde 80’ini temsil eden İSDER’in Yönetim Kurulu Başkanı Ender Akbaytogan, Türkiye’de istif makinaları sektöründe 200’ü imalatçı olmak üzere 600 firmanın bulunduğunu, sektörün 2017 yılında 278 milyon dolarlık ihracat yaptığını, 2018 yılında ise yüzde 28,1 artışla 356 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdiğini açıkladı.
2023’te, 750 milyon dolarlık ihracat hedefi
Sektörün en fazla ihracat yaptığı pazarların başında ABD, Almanya, İngiltere, Fransa, İtalya, Hollanda, Romanya, Rusya, Cezayir ve Irak’ın geldiğini söyleyen Akbaytogan, “Bu yıl özellikle platform ve vinç grubunda önemli bir artış bekliyoruz. İSDER olarak, Cumhuriyet’imizin 100’üncü yılı olan 2023’te 750 milyon dolarlık ihracat yapmayı hedefliyoruz. Bizim hitap ettiğimiz müşteri sınıfı sanayi sektörü. Her türlü sanayi; gıda sanayi, tekstil sanayi, lojistik vb. bu nedenle mevcut ekonomik koşulların taşıma, istifleme sektörüne etkisi biraz daha az oldu. Platform ürün grubunda da iç pazarda yüzde 70’lere varan bir daralma öngörülüyor. İhracatta ise hem platform ürün grubunda hem de vinç grubunda önemli bir artış bekleniyor. Son teknolojileri ve dünyanın yakından takip ettiği gelişmeleri ürettiği ürünlerde uygulayan İSDER üyeleri, Türk istif makinaları sektörünün rekabetçi piyasada aktif olarak rol almasını sağlıyor” dedi.
İSDER’in Avrupa İstif Makinaları Federasyonu (FEM) üyesi olduğuna ve yapılanmasının da FEM standartları doğrultusunda oluştuğunu vurgulayan Akbaytoğan, “FEM, Avrupa’daki 14 ülkenin istifleme sektöründe faaliyet gösteren derneklerinin çatı kuruluşudur. İSDER, 2018 yılında düzenlenen FEM Genel Kurul Toplantısı’nda FEM’in Yönetim Kurulu’na seçilmiştir. Avrupa’nın istif makinaları alanındaki en güçlü yapısı olan FEM’in yönetim kurulu üyesi olarak İSDER, federasyon içerisindeki konumunu güçlendirmiş ve sektörel olarak Avrupa ile olan ilişkilerin daha aktif olmasını sağlamıştır. FEM’i Türkiye’de İSDER temsil ediyor. Kendi standartlarına uyan üreticilerimiz FEM logosunu elde ettiği zaman yurtdışı ihracatında büyük avantajlar elde ediyor. Avrupa’da FEM logosu olmayan ürünleri satın almıyorlar. Amerika’dan tutun bütün Avrupa ülkelerine Almanya, İtalya hepsine sektörel olarak ihracatlarımız var. Çin forklift federasyonu ile iyi ilişkilerimiz ve anlaşmalarımız var. İSDER olarak dünyaya açılmış vaziyetteyiz” diye konuştu.
“Vinçler ile endüstri 4.0 ile uyumlu tesislere hizmet verilebiliyor”
Vinç sektörü olarak çok şanslı olduklarını belirten İSDER Başkan Yardımcısı ve Gezer Köprü Vinç Komitesi Başkanı Alparslan Kurtmen de şöyle konuştu:
“Her sektörün ihtiyacına karşı bir ürünümüz var. Üretimin her alanında vinç var. Üretimle ilgili olarak önce ülkemizin ihtiyacını karşılamamız lazım sonra da dünyanın ihtiyaçlarını. Türkiye’de elektrikli vinç üretimi ile ilgili kayıt altına girmiş ben bu işi yapabilirim diyen 186 tane firma var. Peki Almanya’da kaç firma var? 10 firma var. Bunlardan bir tanesi hepimizden fazla üretim yapıyor. Doğru planlamaya ihtiyacımız var, üretimimizi artırabiliriz. Böylece ihracatımızı da artırırız. Yazılım cihazlarındaki gelişmelere bağlı olarak makinanın konumu, çalışma kayıtlarının tutulması, uzaktan erişim, otomasyon gibi birçok farklı istek vinç sektöründe karşılık buluyor. Bu uygulamalar makinelerde güvenlik, enerji verimliliği, kestirimci bakım gibi konularda firmalara büyük kolaylıklar sağlıyor.
Çalışma kayıtlarının tutulması sayesinde çalışma saatine göre bakım planlaması, regülasyonlarda belirtilen ‘emniyetli çalışma periyodu hesaplaması’, arıza tanımlamaları, arıza geçmişi kayıtları incelenebiliyor. Tüm bu bilgilerin internet sayfasından ve mobil aplikasyonlar üzerinden görüntülenmesi, arızaların mesaj olarak bildirilmesi, bakım sayaçları yapılması gibi uygulamalar ise hayal olmaktan çıkıyor. Bunun yanında senkron çalışabilen birbiri ile haberleşebilen vinçler ile endüstri 4.0 ile uyumlu tesislere hizmet verilebiliyor.”
Platform sektörü olarak çok geniş bir alana hitap ettiklerini ifade eden İSDER Başkan Yardımcısı-Platform Komitesi Başkanı Serkan Acar ise “Tüm AVM’lerde, salonlarda, fabrikalarda, havalimanlarında platforma ihtiyaç var. İşin boyutunu anlatmak için şöyle bir örnek vereyim;
İstanbul Havalimanı inşası süresince yaklaşık 2 bin adet yükseltici çalışma platformu aynı anda çalıştı. Platform ülkemiz için çok önemli bir alan. İş sağlığı ve güvenliği çok önemli, iş kazalarını azaltmak
için platform bu noktada önem kazanıyor. Platformlar bu kazaları neredeyse sıfıra indirmektedir. İş kazalarının çoğu yüksekte çalışırken gerçekleşiyor ve bu nedenle yeni kanunlar ve pek çok
düzenlemeler yapıldı. Bu dönemde platform sektörü de Türkiye’de çok ciddi anlamda büyüdü. İhracat anlamında da ciddi katkı sağlamaya başladık bu ürün grubunda. Platformların çalışma sisteminde yer alan ve önemli güvenlik şartlarını da sağlayan bazı mekanik switchler yerine, elektronik sensörler kullanılmaya başlanmıştır. Aynı zamanda kontrol ünitelerinin içerisinde yer alan entegre sensörlerle en önemli konu olan güvenlik maksimum seviyeye çıkartılmaktadır. Gelişmiş kontrol üniteleriyle kullanıcı dostu makineler ve sıfır emisyon ile çevre dostu makineler günden güne artmaktadır” dedi.
Yerli üretim için teknoloji üretimi
Yerli üretimin geliştirilmesi adına teknolojiler üreten İSDER üyeleri, Türkiye’de ihtiyaç duyulan özellikle transmisyon ve aktarma organları geliştirme konusunda da projeler yürütüyor. Kara taşıtları, iş makinaları, endüstriyel ekipmanlar gibi farklı sektörlere yönelik çözüm sunma kabiliyetine sahip İSDER üyeleri, bu çalışmalarıyla ülke ekonomisine de katkı sunmayı amaçlıyor. Aynı zamanda üretimde kullanılan enerjiden de tasarruf etmek amacıyla fabrikalardaki elektrik tüketiminin geri kazanımı için çalışmalar yürütülüyor. Bu kapsamda da su basıncı ile çalışan dinamometreler yerine, yüksek elektrik motorlarının tahrik ettiği dinamometreler üretimde kullanılmaya başlandı.
Öte yandan eğitim konusunda da çalışmalar yürüten İSDER, Milli Eğitim Bakanlığı ile 7 bölge 7 okul protokolünü imzaladı. Protokol kapsamında iş ve istif makinaları sektörüne nitelikli eleman yetiştirilmesi, öğrencilerin günümüz teknolojisi ile buluşması hedefleniyor. İSDER üyeleri desteğiyle Eğitim Komitesi aracılığıyla yürütülen faaliyetlerle yapılan hibelerle öğrenciler, günümüz teknolojisi ile buluşarak, teoride öğrendiklerini pratiğe aktarma imkanına erişiyor. Çağa uyumlu nesiller yetiştirilmesine katkıda bulunan İSDER, her yıl daha fazla okula ve öğrenciye ulaşarak iş ve istif makinası bölümlerinin geliştirilmesine de katkı sunuyor.