Akşener: Katılmadığımız tören iktidar partisi ve ortağının şovuydu

TBMM – İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Samsun’daki 19 Mayıs törenlerine katılmamasına ilişkin, “Katılmadığımız tören bir devlet töreni değil, iktidar partisi ve ortağının şovuydu.” dedi. Akşener, partisinin TBMM’deki Grup Toplantısı’ndaki konuşmasına AA muhabiri Abdulkadir Nişancı’yı arama kurtarma çalışmaları sırasında şehit olan askerler ile terörle mücadelede hayatın kaybeden şehitleri rahmetle anarak başladı. Akşener, AA muhabirinin de bir an önce bulunmasını ümit ettiğini vurguladı.
Akşener, 18 Mayıs Büyük Kırım Tatar Sürgün ve Soykırımı’nın yıl dönümü ile Çerkezlerin sürgün ve soykırıma maruz kalışlarının yıl dönümü olduğunu belirterek, ortak acılarla başlayan birlikteliğin ortak zaferler ve başarıları perçinlemesine vesile olmasını diledi.
İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Çin Halk Cumhuriyeti’nin Doğu Türkistan’daki baskı ve zulmünün ramazan ayında da devam ettiğini, hükümetin bu zulme karşı gerekli adımları atmasını istedi.Samsun’da düzenlenen 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı 100’üncü Yıl Töreni’ne katılmamasına ilişkin şunları söyledi: “Katılmadığımız tören bir devlet töreni değil, iktidar partisi ve ortağının şovuydu.Türkiye Cumhuriyeti ibaresini devlet binalarından sökenlerin, o Cumhuriyetin ilk adımındaki şovları tam bir riyadır. Zübeyde Hanım’ın, peygamber efendimizin adını verdiği Mustafa Kemal Atatürk’ün ismini hastanelerden, stadyumlardan, havalimanlarından, çiftliklerden silenlerin 23 Haziran’da ihtiyaç duydukları oylar yüzünden soluğu Samsun’da almaları tam anlamıyla riyadır. 6 Mayıs darbesiyle YSK eliyle Türk milletinin iradesini yok sayanın, Türk milletinin varlığına kastetmiş bir teröriste özgürlükler verip, 3 gün sonra da ‘Haydi gelin Samsun’a gidelim’ diyenin her şeyden önce tutarlılığı, samimiyeti yoktur.” Akşener, törenlere Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın AK Parti Genel Başkanı kimliğiyle katılarak, töreni parti toplantısına dönüştürdüğünü öne sürdü. Türkiye’nin, “damat, kayınpederi ve ortağı eliyle uçurumun eşiğine getirildiğini” savunan Akşener, “Demokrasi askıda, hukuk guguk olmuş, adalet ayaklar altında. Ekonomimiz, harikalar diyarında yaşayan damada teslim. Can güvenliğimiz zorbaların insafında. Toplumsal eşitliğin kalmadığı bir Türkiye ile karşı karşıyayız. Bir ülkede toplumsal adaleti inşa etmenin ilk yolu hukukun üstünlüğünü sağlamaktan geçer.Toplumsal eşitliği sağlamanın yolu ise bu ülkenin bireylerine, eğitimde, sağlıkta ve temel gıdaya erişimde aynı imkanları sunmaktan geçer.” diye konuştu.
YSK’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimini yenileme kararı
Yüksek Seçim Kurulunun (YSK), İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimini yenileme kararını eleştiren Akşener, “İktidar ve küçük ortağı unutturmaya çalışsa da biz unutmayacağız. 6 Mayıs’ta YSK üzerinden, milletimizin iradesine bir darbe yapılmıştır. Hiçbir yalan bu hakikati değiştiremez. Mesele apaçık ortadadır. 6 mayıs, 28 Şubat’ın kopyasıdır. Sayın Erdoğan, 28 Şubat’ta kendisine yapılanları, bugün aynı yöntemlerle Türk milletine yapmıştır. 6 Mayıs’ta, millet iradesi ‘hack’lenmiştir.” diye konuştu.
“Milletin adamı olarak yola çıkan zat, milletin kararını mundar etmiştir.” diyen Akşener, ” Süreci yürüten kişilere bakınca görüyoruz ki cuntaların bile dokunamadığı sandık, bunlar tarafından tekmelendi. İstanbul seçimleri göstermiştir ki bu muhteremlerin ‘beka’ dertleri seçim akşamına kadarmış. Bütün o yerlilik, millilik nutukları meğer birer seçim numarasıymış. Kendilerine oy vermeyenleri vatandaş bile saymıyorlar.” değerlendirmesini yaptı.
Ekrem İmamoğlu’na “Yunanlı” imasında bulunulduğu iddiası
Meral Akşener, AK Parti’li bir belediye başkanının, CHP’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ekrem İmamoğlu üzerinden Trabzonlulara Yunanlı imasında bulunduğunu belirterek, “Karadeniz’in, Trabzon’un evlatlarına ettikleri lafı duyduk. AK Parti’li bir belediye başkanı, Ekrem İmamoğlu üzerinden Trabzonlulara ‘Yunan’ imasında bulundu. Kendisi de bir Karadenizli olan Sayın Erdoğan’dan hala ses yok. Gökyüzüne bakıp ıslık çalıyor. Madem Sayın Erdoğan susuyor, buradan ben hatırlatayım. Karadeniz, Türk’ün bayrağına bakıp çırpınandır. Karadeniz, 15’inde şehadete koşmuş ‘İyi ki varsın’ dediğimiz Eren Bülbül’dür. Karadeniz, Mustafa Kemal ve arkadaşlarını, Türk milletinin istiklal mücadelesini Samsun’a taşıyandır. O Trabzon, Türkiye’nin ‘T’sidir.” diye konuştu. Meral Akşener bir şirketinin reklam afişi olduğunu söylediği fotoğrafı göstererek, Türk vatandaşlığının 250 bin TL karşılığında satıldığını ve bunun reklam afişleriyle pazarlandığını savundu. Akşener, hükümetin 2019’da eski parayla 9 katrilyon harcayıp, 41 yeni hapishane yapmayı bir müjde olarak sunduğunu oysa Türkiye’nin açlar ve mahkumlar ülkesi değil, hür ve tok insanların yaşadığı bir ülke olduğunu dile getirdi.
“İstanbul’da vakıflara para aktarıldı”
Akşener, eş, çocuk ve akrabalar üzerinden çeşitli vakıfların kurulduğunu sonra da bu vakıflara para aktarıldığını öne sürdü. Sadece İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nden bu vakıflara 850 trilyon lira para aktarıldığını iddia eden Akşener, “Mesela ‘Okçular vakfı’ diye bir vakıf var. Kimin olduğunu biliyorsunuz. Okçuluğu sevdirmek için kurulduğu söylenen bu vakfa, sadece İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nden 16,5 trilyon lira aktarılmış. Yahu Malazgirt Meydan Muharebesi’nde bu kadar ok atılmadı. Bu nasıl bir oktur? Sanki S-400 füzesi. Ok atacaksanız gidin babanızın kesesinden atın. Beytülmaldan elinizi çekin. Vakıf adı altında, milletin parasını hortumlamaktan vazgeçin. Paraları vakıf adı altında, eşe dosta aktaracaksınız sonra da ete, ekmeğe, pideye, telefona, benzine, mazota, iğneden ipliğe her şeye zam yağdıracaksınız. Böyle vicdansızlık olur mu? Dini bütün insanlardınız, ne oldu size? Devleti hortumlayarak vakıfçılık yapılmaz.” dedi.KPSS başvuru ücretinin 225 lira yapıldığını, alınan bu paranın iade edilerek sınavların ücretsiz hale getirilmesini isteyen Akşener, açıklanan ekonomik reform paketleriyle çalışanların kıdem tazminatlarına göz dikildiğini, bu düzenlemeden bir an önce vazgeçilmesi gerektiği çağrısında bulundu. Akşener, 3600 ek göstergesi ve Emeklilikte Yaşa Takılanlara (EYT) ilişkin kanun tekliflerinin TBMM Genel Kurulunda reddedildiğini anımsatarak, bu konuların takipçisi olacaklarını vurguladı.