Akşener’den Erdoğan’a: Bu sinirinden ne zaman kurtulacaksın?

ANKARA (ANKA)- İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener partisinin grup toplantısında konuştu. Akşener, Libya meselesine ilişkin olarak,”Libya meselesinde olan bitene bakıyorum, tablo aynı 2011’deki Suriye işinde olduğu gibi… Senin görevin ülkelere trip atmak değil Sayın Erdoğan. Attığın her tripte, binlerce kişi daha, ekmeğinden oluyor farkında mısın? Sen, 82 milyonun menfaatleri neyi gerektiriyorsa onu yapacaksın. Senin görevin, başa kim gelirse gelsin, o ülkeyle ilişkileri geliştirmek, ticareti büyütmektir. O ülkelere mal satabilmek, o ülkelerden ihale alabilmek, Türkiye’deki 82 milyonun karnını doyurmaktır. ABD böyle yapıyor. Rusya böyle yapıyor. Avrupa devletleri böyle yapıyor. Bir tek sen beceremiyorsun. Mısır’la köprüleri attın da n’oldu? Mısır Hükümeti, milyarlarca dolarlık ihaleler yaptı, bir tane Türk şirketi davet edilmedi. Türkiye Mısır’a ürün satamaz oldu. Sen egonu tatmin edeceksin diye, binlerce üretici krize girdi. Şimdi aynı Mısır, Doğu Akdeniz’deki petrol ve doğalgaz sahalarında, Türkiye’nin karşısında yer alıyor. Ülkemizin hasmı oldu. Yahu 17 sene geçti, 18’inci seneye girdin. Sen bu diplomasiyi ne zaman öğreneceksin? Bu ergen sinirinden ne zaman kurtulacaksın?” dedi. Akşener, Kanal İstanbul projesine ilişkin olarak, “Buradan açıkça soruyorum; Bütün birikimleri ve uzmanlarıyla, millet bu inşaat işine karşıyken, hangi sebepten bu kadar ısrarcısınız? Hayırdır Sayın Erdoğan? İYİ Parti olarak, ilk günden bu yana milletin menfaatine uygun hiçbir bir yatırıma karşı olmadık. Fayda sağlayacak her işe katkı verdik, vermeye de devam edeceğiz. Bizim için, milletimizin çıkarları her şeyin önündedir. Bizim siyasetimizde, bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmak yoktur. Bu yüzden, Kalkınma Politikaları Başkanlığımız projeyi inceledi. Bürokrasi, özel sektör ve akademik uzmanlardan oluşan 36 kişilik bir ekip, Kanal İstanbul Projesini, Teknik, Çevre, Hukuki ve Ekonomik olmak üzere dört ana başlık altında analiz etti. Tüm bu çalışmaların neticesinde vardığımız sonuçları kamuoyu ile paylaşacağız. Bu hafta sonu, 18 Ocak Cumartesi günü, İstanbul’da, konunun tartışılacağı bir panel düzenliyoruz. “Çatlasanız da, patlasanız da yapacağız.” dedikleri kanal hakkında bazı sorular sorduk, cevaplarını aradık: “Kanal İstanbul milletin bir talebini, ihtiyacını karşılıyor mu?” Hayır. “Bu proje, Türkiye’de sanayi üretimini arttıracak bir destek sağlıyor mu?” Hayır. “Tarımsal üretimi destekliyor mu?” Hayır. “İhracatımızı ucuzlatacak bir lojistik yatırım mı?” Hayır. “Mal ve hizmet akışını arttıracak, mesafeyi kısaltacak bir proje mi?” Hayır. “20 milyar dolar yatırımı karşılayacak bir gelir yaratıyor mu?” Buna da hayır. Peki parası nereden çıkacak? Otoyollara, köprülere, havalimanlarına ve şehir hastanelerine yaptıkları gibi, bu kez de kanala hazineden gemi geçiş garantisi verecekler” dedi.
Akşener, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın gençlere yönelik sözlerine ilişkin olarak, “Pırıl pırıl gençlerimizin mürüvvetleri de, damadının dahiyane ekonomi politikalarına takıldı” dedi. İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, partisinin grup toplantısında konuştu. Akşener, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın gençlere yönelik sözlerine ilişkin olarak, “Geçen yine gençlere takmış, onlara soruyor: Ne diyor biliyor musunuz? “Neden evlenmiyorsunuz?” diyor. Haydiiii, buyur buradan yak… Sayın Erdoğan; Nasıl ki çalışanlar emeklilikte saraya takıldıysa, pırıl pırıl gençlerimizin mürüvvetleri de, damadının dahiyane ekonomi politikalarına takıldı. Sorarım sana, ekonominin hali ortadayken, gençler neye güvenip de evlenecek? Öyle bir Türkiye yok Sayın Erdoğan. Benim gençlerimin hayatı, Ak Partili yönetici çocuklarının, Ak Partili ajansçı gençlerin hayatı gibi değil. Babasının, annesinin biriktirdiği üç kuruştan, harçlık almaktan mahçup düşmüş bir gençlik var karşında. Geline bilezik takamayacak, beyaz eşya, koltuk, yatak, halı alamayacak durumda aileler var karşında. Bu gerçekler orta yerde dururken, bir de alay eder gibi sormak ayıptır. Neden evlenmiyorlarmış… İş buldun da evlenmediler mi? Geleceğe güvenmelerini sağladın da, yuvalarını kurmadılar mı? Karınlarını doyurdun da, onlar, “Ben de evlenir, evlatlarımı büyütürüm” demediler mi? Bu işin sorumlusu sizsiniz ama oralı olmayıp, bir de çaresiz gençlerimin yüzüne mi vuruyorsunuz? Ayıptır ayıp” dedi.