Alman bilim insanı Prof. Eckstein, yaşamı ve “Anadolu izlenimleri”yle anıldı

Ankara’dan Prof. Dr. Albert Eckstein geçti

Çankaya Belediyesi, Almanya Büyükelçiliği ve İstanbul’daki Alman Arkeoloji Enstitüsü’nün işbirliğiyle, çocuk doktoru Prof. Dr. Albert Eckstein’ın hayatı ve çalışmalarını konu alan bir konferans düzenledi. “Çankaya’da Alman Bilim ve Sanat İnsanlarının İzleri“ adlı uluslararası konferans serisi çerçevesinde yapılan etkinlik, Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde gerçekleşti

SULTAN YAVUZ – Bu yıl üçüncüsü düzenlenen “Çankaya’da Alman Bilim ve Sanat İnsanlarının İzleri“ adlı uluslararası konferans serisi kapsamında, çocuk doktoru Prof. Dr. Albert Eckstein anıldı. Çankaya Belediyesi’nin, Almanya Büyükelçiliği ve İstanbul’daki Alman Arkeoloji Enstitüsü’nün işbirliğiyle hayata geçirdiği etkinlik, Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde düzenlendi. “Prof. Dr. Albert Eckstein Yaşamı ve Anadolu İzlenimleri” başlıklı konferansın açılış konuşmaları, Çankaya Belediye Başkanı Alper Taşdelen ve Almanya Büyükelçisi Martin Erdmann tarafından yapıldı.
1930’lu yıllarda Almanya’daki faşist lider Adolf Hitler faşizminden Türkiye’ye sığınan Alman bilim insanları ve sanatçılarının Türkiye’ye katkıları ve mesleki çalışmalarının tanıtıldığı proje kapsamında, Türkiye’de pediatrinin kurucusu olan ve 15 yıl Anadolu’yu adım adım gezerek, anne ve çocuk sağlığı alanında önemli dönüşümleri sağlayan Prof. Dr. Albert Eckstein konuşuldu.
Etkinliğin ilk açılış konuşmasını yapan Çankaya Belediye Başkanı Alper Taşdelen, Prof. Eckstein’in Türkiye için çok önemli bir bilim insanı olduğunu kaydederek, Eckstein’ın Cumhuriyet’in kuruluş yıllarında çocuk sağlığı üzerindeki kurtarıcı rolünü hatırlattı. Taşdelen şöyle konuştu:
“Dönemin Sağlık Bakanı Refik Saydam, Sayın Eckstein’den ülkemizi gezerek izlenimleri ışığında bir sağlık politikası oluşturmasını ister. Eckstein birçok köyümüze gider ve gittiği her yerde fotoğraf çekerek belgeler. Her ilin sağlık durumlarını raporlaştırır ve onun sayesinde Türkiye’de ilk kez çocuk sağlığı politikası ortaya konur ve ilk kez bölüm açılır. Bu değerli bilim insanı, gelecekteki çocuklarımızın sağlığı için gereken temelleri atmıştır. O yüzden tüm yurttaşlarımızın ona bir şükran borcu vardır.
Eckstein bir dünya yurttaşıdır ve yaptığı çalışmalarla bunu açıkça ortaya koymuştur. Bilim ve akademik anlamda, Alman bilim insanlarının paha biçilemez katkısı olmuştur. Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve dönemin idarecilerini saygı ve şükranla anıyorum. İki dost ülkeye ve insanlığa katkı sunan bilim insanlarını Çankaya özelinde Ankara’ya tanıtmak istiyoruz. Bu insanları anmaktan onur duyuyoruz, çünkü Ankara’nın kuruluşunda mimariden sanata, sağlıktan bilime kadar her alanda emek verdiler.”
Erdmann, “Bugün, kurtarılan o insanlar için Almanya minnet duymaktadır”
Taşdelen’in ardından konuşma yapan Almanya Büyükelçisi Martin Erdmann, Prof. Eckstein’e bakmanın, Türkiye ve Almanya ilişkilerinin tarihine bakmak demek olduğunu vurgulayarak, 1930’lu yıllarda Alman sanatçı ve bilim insanlarının Türkiye’ye kabul edilmelerinin önemli bir fasıla olduğunu belirtti.
1933 yılının Almanya’nın en karanlık zamanları olduğunu hatırlatan Erdmann, bu yılın iki ülke için bir başlangıç olduğunu ve Türkiye’ye gelen insanların önemli çıkış noktalarına katkı sağlayarak, üniversitelerin temellerini attıklarını söyledi.
Erdmann şunları ifade etti:
“Atatürk’ün daveti üzerine çok sayıda sanatçı ve bilim insanımız aileleriyle birlikte Türkiye’ye gelmiştir ve böylece Türkiye binlerce insanın hayatını kurtarmıştır. Bugün, kurtarılan o insanlar için Almanya minnet duymaktadır. Eckstein, Türkiye ve Türk halkına duyduğu büyük sevgiyle kısa sürede ders kitabı yazabilecek kadar Türkçe öğrendi, eşiyle birlikte Anadolu’yu fotoğrafladı. Sadece sanat alanında değil, Türkiye’nin ikinci on yıllık tarihine ışık tutmasıyla da fotoğrafları değer kazanıyor.”
Etkinliğin açılış konuşmalarının ardından, Prof. Eckstein’ın 1935 ve 1949 yılları arasında çektiği fotoğraflar, “Eckstein’ın Objektifinden Anadolu İnsanları” başlığıyla gösterildi. Gösterimi hazırlayan Ankara Üniversitesi Tıp Fkaültesi Histoloji ve Embriyoloji Anabilim Dalından Prof. Dr. Alp Can, Eckstein’ın fotoğraf çektiği yıllarda fotoğrafçılığın yeni yeni halkla buluştuğunu ve eşiyle birlikte çektiği söz konusu fotoğrafların banyosunu, kendi evlerinin banyosunda yaptıklarını belirtti. Can, “Beni asıl heyecanlandıran kısım, hayatında hiç fotoğraf makinesi görmemiş insanlarla Eckstein’ın kurduğu sevgi ve dostluk bağı… Bunun fotoğraflara nasıl yansıdığını görüyoruz. Bu programda göstermiş olduğumuz 66 fotoğraf gün yüzüne yeni çıktı, katkı sağlayan herkese teşekkür ediyorum” dedi.
Akar, “Onun sayesinde çocuk ölüm oranı yüzde 70’ten yüzde 30’a düştü”
Konferans öncesi çerçeve sunum yapan TOBB ETÜ Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nejat Akar ise Eckstein’ın ülkesindeyken Fransa ile yapılan savaşta yer aldığını ve üç ay Fransızlar tarafından esir alındığını belirtti. Ülkesine döndükten sonra onur madalyası verilen Eckstein’in, 1935 yılında Hitler tarafından bir yazı yoluyla işten atıldığına dikkat çeken Akar, Eckstein’ın önce İrlanda ve Amerika’yı denediğini, ancak olumlu sonuçlar alamadığı anda Türkiye’den gelen daveti kabul ettiğini ifade etti.
Akar şunları anlattı:
“Eckstein, eşiyle birlikte Anadolu’yu gezerken yer sofrasında yemek de yedi, köylüyle nargile de içti, yolda da kaldı. Onun hazrıladığı rapor, tuttuğu günlük ve yazdığı diğer yazılar neticesinde çocuk ölüm oranı yüzde 70’ten yüzde 30’a düştü. Karanfil Sokak’ta otururken, yazar Sabahattin Ali ile dostluk kurup, kızı Filiz’in de doktoru oldu. 1949 yılında Türkiye’den ayrılan Eckstein, 1950 yılında Hamburg’ta öldü ve bugün bazı kitaplarda da adı geçiyor. Mesela, İhsan Tombuş’un ‘Ankara Cinayeti, Ayşe Kulin’in ‘Kanadı Kırık Kızlar’ı ve Zülfü Livaneli’nin ‘Serenad’ eserlerinde görebiliriz.”
“Prof. Dr. Albert Eckstein’ın Anadolu İzlenimleri”
Konferansın birinci oturumunun konuşmacıları, Okan Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mazhar Semih Başkan ve Göç Araştırmacısı Regine Erichsen oldu. Başkan, “Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nin Kuruluşunda Görev Alan Alman Bilim İnsanları” konulu sunumu, Erichsen ise “Erna ve Albert Eckstein. Anadolu’da Çocuk Hastalıklaırnın Araştırılmasında ve Tedavisindeki Başarılı” başlıklı sunumu yaptı.
Konferansın ikinci oturumunda da, Alman Arkeoloji Enstitüsü İstanbul Şubesi’nden Ulrich Mania, “Bir Yaşamın Belgeleri: Albert ve Erna Eckstein” konulu sunumu; Araştırmacı-Yazar Av. Turan Tanyer ise “Bir Zamanlar Ankara’da” sunumunu gerçekleştirdi. Konstrat Fotoğraf Dergisi’nden Dr. Gülser Günaydın “Albert Eckstein’in Fotoğrafları Üzerinden Bir Okuma” başlıklı konuşmayı yaparken, son konuşmacı TOBB ETU Tıp Fakültesi’nden İnt. Dr. Ayşenur Sert ise “Bir Hekim Adayının Gözüyle Ord. Prof. Dr. Albert Eckstein” i anlattı. Konferans, “Prof. Dr. Albert Eckstein’ın Anadolu İzlenimleri” konulu fotoğraf sergisi ve resepsiyonla sona erdi.