Alternatif bir hobi olarak linol baskı ve serigrafi

Tosca: Ankara’nın baskı atölyesi

Tosca Art Design, 2015 yılında kız kardeşler Selin ve Zerrin Saygılı tarafından kurulan ve ağırlıklı olarak baskı çalışmaları ve galeri alanlarında çalışmalar yürüten bir sanat yuvası. Üretim yapan ve üretimleri takip etmek isteyen herkese kapılarını açan Tosca’nın sahiplerinden Selin Saygılı, “Ankara’nın tek baskı” atölyesi dediği Tosca’yı ve atölyelerini yürüttükleri linol ve serigrafi baskılarını 24 Saat Gazetesi’ne anlattı

SULTAN YAVUZ –  Görsel iletişim alanında eğitim alan Selin Saygılı ile grafik bölümünden mezun ablası Zerrin, 2015 yılında bir araya gelerek Tosca Art Design’ı kurmuşlar. Tosca’yı ayrıcalıklı kılan ise linol ve serigrafi atölyelerini yediden yetmişe meraklılarıyla buluşturabilen atölye çalışmaları yürütmeleri…
Ulaşılabilirlik ve başlangıç aşamasında olanlar için linol baskının daha kolay olduğunu vurgulayan Selin Saygılı, “Ben linol baskıya giriyorum. Katılımcılar eğer isterlerse, bu alanda aşama aşama ilerleyebilirler. Resim ve kil gibi derslerimiz de var ama önceliğimiz baskı” diyor.
Linol baskının, adını yer kaplama malzemesi olan linolden aldığını söyleyen Saygılı, önce deseni kalıba geçirdiklerini, sonra kalıbı bıçakla oyduklarını ve böylece bazı yerlerin yüksekte kaldığını belirtiyor. Diğer adının “çıplak kazı” olduğunu kaydeden Saygılı, yüksekte kalan yerleri merdane ile boyadıklarını, çukurdaki yerlerin ise boya almadığını belirtiyor. Daha sonra bu kalıbı, üstünde kullanılacağı malzeme ile presten geçirdiklerini ve söz konusu kalıp deforme olana kadar baskı yapılabildiğini ifade eden Saygılı, “Sanatsal anlamda yapıyorsan da, edisyon sayısı oluyor” diyor.
Çanta ve tişört gibi materyallerin üstüne hem linol hem de serigrafi baskı yapılabildiğine dikkat çeken Saygılı, “Serigrafi dijital baskının öncülüydü, sokaktaki afişler hep serigrafi ile basılıyordu” diyor. Dünyada daha yaygın olan bu tekniklerin 2015 yılına kıyasla, şimdi daha fazla bilindiğine ve bunun nedeninin sosyal medya olduğuna vurgu yapan Saygılı, “ İstanbul’da daha fazla yer var ama Ankara’da okullar dışında, düzenli olarak atölye yaptığını bildiğim sadece biz varız. Birçok sanatçı yapıyor ama eğitim vermiyor” diyor.
Baskının, resmin bir kolu olduğunu ama ondan ayrı olduğunu ifade eden Saygılı, “Baskı da da tarz vardır. Mesela pek çok farklı baskı tekniği kullanan Bedri Rahmi Eyüboğlu’nunkileri tanırsınız. Resim gibi ama teknik değişiyor, siz de bu teknik üzerinden kendi özgün üretiminizi yapabiliyorsunuz” diye belirtiyor.
“Mültecilerle de çalıştık”
Baskı tekniklerini, atölye çalışmaları ile çocuklara da indirgeyen Tosca’nın her yaş grubundan katılımcısı bulunuyor. “Alternatif bir hobi oluşturduklarını” belirten Zerrin Saygılı, “Tek gün gelip bir şeyler üretenler olduğu gibi onların arasında çok profesyonel işler çıkaranlar da oluyor” diyor.
Bir Avrupa Birliği projesiyle mültecilere baskı eğitimi verdiklerini ifade eden Selin Saygılı ise bu çalışmayı şöyle anlatıyor:
“Serigrafi, linol ve patchwork çalışmaları yaptık. Mülteci kadınların hiçbiri daha önce sanatsal bir faaliyet yapmadıkları için, bu onlar için güzel bir deneyim oldu. Daha sonra çalışmalarını sergiledik ve sanırım şimdi de Strasbourg’da sergileniyor.”
Çocuk atölyesinin altı yaş grubundan başladığını ve “fazla kirli” olan bu tekniği onlara da sevdirdiklerini söyleyen Saygılı, presten geçirilebilcek her şeyin baskısını yapabildiklerini ve bu atölye çalışmalarının doğum günü ya da diğer özel günlerde arkadaş ve aileler için de alternatif hediye olduğunu kaydediyor. Saygılı, “Kurumsaş iş yerleri ya da arkadaş grupları da geliyor. Mesela arkadaşlarına bir baskı wokrshop hediye edenler oluyor. Kendi yaptıklarını bir kaç kez basıp hediye de edebiliyorlar. Atölye malzemelerimiz mevcut olduğu için gelenler sadece istedikleri malzemeleri getiriyorlar” diyor.
Tosca Art Design’ı özel günler için de kullanıma açan Saygılı kardeşler, galeri olarak da kullandıkları mekânda, öğrencilerin çalışmalarını da destek amaçlı olarak ücret almadan sergiliyorlar.
Tosca adı nereden geliyor?
Selin Saygılı, ablasıyla birlikte karar verdiği “Tosca” için, “Operada oynayan ilk Türk kadını olan Semiha Berksoy’un oynadığı ve çok sevdiğimiz Tosca bize ilham oldu. Biz de iki kadın olarak yola çıktık” ifadesini kullanıyor.
Ofislerden topladıkları kâğıtları geri dönüşüme tabi tutarak ürettikleri kâğıtları, atölye çalışmalarındaki katılımcıların kullanımına sunan Tosca’da, bir baskı atölyesine katılmak için deneyim ya da resim yeteneği gerekmiyor. Saygılı, “Bir el becerisi diyebiliriz. Hazır olan herhangi bir deseni uygulayabiliyorlar, herkesin yapabileceği bir şey. Elbette sanatsal anlamda çok detaylı ama biz sadece başlangıç aşamasını gösteriyoruz. İsterlerse devam ettiriyorlar” diyor.
Eylül ayında atölye çalışmalarına yeniden başlayacak olacakm Tosca’da, linol baskı atölyesi 100 lira, serigrafi ise 120 ve 140 lira olarak belirtiliyor. Hacettepe Üniversitesi’nden akademisyen Ozan Bilginer’in atölyesine ise tek katılım 150 lira olarak belirlenmiş.
Tosca Art Design’a, internet sitesi ve sosyal medya hesaplarından ulaşılabilir.