Ankara Şehir Hastanesi Koordinatör Başhekimi Aziz Ahmet Surel: “Hastane içinde izdiham yok”

ANKARA – Ankara Şehir Hastanesi Koordinatör Başhekimi Aziz Ahmet Surel, filyasyon uygulamasının, bulaşıcı hastalıkların tedavi ve kontrolünde ana unsur olarak kullanıldığını belirterek, Ankara’da da bu uygulamanın etkinliğinin çok üst seviyede görüldüğünü söyledi.
Surel, koronavirüs salgınıyla yürütülen mücadeleye ilişkin açıklamada bulundu. Koronavirüsün bulaşıcı bir hastalık olduğunu, hastalığı taşıyan kişinin toplumdan izole edilmesi ve başkalarına bulaştırmasının önüne geçmenin, tedavideki ana unsurlar arasında yer aldığını vurguladı.
En kaliteli ve en konforlu izole ortamın, hastanın kendi evi olduğunu ifade eden Surel, “Ülkemizin son Başbakanı Binali Yıldırım ve eşi hanımefendiyi de evinde takip ettik, izole ettik.” dedi.
Filyasyon yönteminin önemine değinen Surel, bu yöntemle pozitif saptanan vakaların temaslılarının takip edildiğine işaret ederek, şu bilgileri verdi:
“Laboratuvar sistemimize bir hastanın pcr testinin pozitif olduğuna dair veri düştüğü andan itibaren 3-4 saat içerisinde filyasyon ekiplerimiz evlerine geliyor. Muayene ediyor, ilaçlarına başlıyor. Hastaneye gelme ihtiyacı gösteren bir durum varsa, 112 vasıtasıyla hastaneye getiriliyor, temaslı bilgileri alınıyor. Temaslı olduğu bildirilen kişilere de filyasyon ekipleri bölgelerine göre gidiyorlar.” Ankara Şehir Hastanesinde Kovid-19 hastalarının izole edileceği servis, yoğun bakım, acil servis ve poliklinik alanları için özel geniş alanlar oluşturduklarını anlatan Surel, “Ankara’nın tedavi hizmetlerinde ana merkez, Ankara Şehir Hastanesi. Kalp, tansiyon, çocuk, doğum ve onkolojik hasta gruplarının tedavileri de bu süreçte aksatılmadan devam ettirildi. Koronavirüs ile irtibatlı olanları, ayrı fiziki alanlarda yürütme gayretinde olduk.” dedi.
Surel, şehir hastanelerinin geniş fiziki alanlar, son teknoloji ile donatılmış teknik imkanlara sahip olması nedeniyle koronavirüsle mücadelede, sağlık hizmetlerinin yürütülmesinde büyük kolaylık sağladığına dikkati çekerek, şöyle konuştu:
“Hastanemizde yeterince kapasitemiz her zaman vardı. Kapasitemizi de anlık olarak kontrol ederek yeni gelecek dalgalara da her zaman hazır olmaya gayret ettik. Filyasyonla hastalarımızın tedavilerine hem çok hızlı şekilde, bir an önce başlandı hem de hastaneye ihtiyaç duyanlar, süratle hastaneye getirilerek tedavi hizmetlerinin verilmesi noktasında çok süratli ve etkin hareket edildi.
Şu anda hastane içinde hiçbir alanda bir izdiham ya da fazla bir başvuru yok. İnşallah hep böyle gider. Biz tedbirli olacağız, yerimizi ayıracağız, yine poliklinik alanları olacak ama bu alanlar da hep boş kalacak umudumuz da bu.”
Surel, hasta sayısının yoğun olduğu dönemde de her zaman tedbirli olduklarını ve sağlık hizmeti yürütmeleri sebebiyle hazırlıklarını en kötü ihtimale ve senaryoya karşı yaptıklarını söyledi.
Hastanede yatan ve tedavi verilerinin, hasta sayısının şeffaf bir şekilde belli olduğuna, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın da verileri paylaştığına vurgu yapan Surel, ne kadar hastanın tedavi edildiğin, tedavi altındakilerin ne kadarının hayatını kaybettiğinin anlık olarak paylaşıldığını kaydetti.
Filyasyon uygulamasının, bulaşıcı hastalıkların tedavi ve kontrolünde ana unsur olarak kullanıldığının altını çizen Surel, şunları kaydetti:
“Türkiye’de pandemide kullanıldı. Ankara’da da etkinliğini çok üst seviyede gördük. Özellikle, insanların akın akın ‘Bende korona var mı? İş yerindeki arkadaşımda korona çıkmış bana bulaştı mı? Eşimde çocuğumda var mı?’ gibi endişelerle sağlık merkezlerine gelip, buranın bir buluşma ve bulaş noktası haline gelmesinin önüne geçiliyor. Bu dünyanın başka bölgesinde hayal edilecek bir şey mi? Bizzat hekim ve sağlık personeli evine gidiyor, evinde sorguluyor, değerlendiriyor, tedavisini veriyor ve günlük arayıp kontrol ediyor. Herhangi bir durumunda kötüye gitme varsa hemen alıyor, hastaneye getiriliyor.”
“Yoğun bakımlarda yerli ventilatörümüzü kullanıyoruz”
Ankara Şehir Hastanesi Koordinatör Başhekimi Surel, hastanedeki yoğun bakım hizmetlerine ilişkin de bilgi verdi.
Yoğun bakımların negatif basınçlı olduğuna dikkati çeken Surel, şunları söyledi: “Hastanın nefes alıp vererek, ortama bıraktığı viral partiküllerin de bulunduğu hava ortamdan emiliyor. Özel filtrelerden havalandırma sisteminden geçiliyor. İçeriye yüzde yüz temiz hava veriliyor. Çin’de ya da dünyanın çeşitli yerlerinde gördüğünüz kat kat tulumlar giyen sağlık çalışanları görüntülerini bizim hastanemizde göremezsiniz. Ben burada nasıl çalışıyorsam, arkadaşlarımız da yoğun bakımlarda aynı şekilde, negatif basınçlı, yüzde yüz temiz hava verilen yoğun bakımlarda çalışıyorlar. Hastanın yakınında, temasında bulunacağı odasına girerken de koruyucu ekipmanlarını giyerek hastaya gereken iş ve işlemlerini yerine getiriyor.
Burada önemli parametrelerden biri ventilatördü. Solunum yetmezliği yaşayan hastalarımıza ventilatörle solunum desteği vermek gerekiyor. Yerli ventilatörümüzün üretilmesi bizi çok mutlu etti. Yıllardır sağlık alanında çalışıyoruz. Yerli ve milli ventilatörümüzün elimize ulaşması, hastalarımızda kullanmak bizi çok mutlu etti. Performansından da yoğun bakım ekiplerimiz çok memnun. Aynı sürecin aşı ile ilgili gerçeklemesini bekliyoruz.”