Ankara’nın grisinden Rock’ın Persona’sına

220 Batıkent-Kızılay otobüsünde yazılmış şarkılar

Türkiye Liselerarası Müzik yarışmasında birincilik kazanarak isimlerini “dört” grubu ile duyuran şimdiki “Persona” üyelerinden ikizler Bengisu ve Bilgesu Ünalan ile Burak Cengiz ilk albüm çalışmalarını anlattı

NAZ AKMAN – 2015’te Türkiye Liselerarası Müzik yarışmasında birincilik kazanarak isimlerini duyuran “dört” grubu üyelerinden ikizler Bengisu ve Bilgesu Ünalan ile Burak Cengiz “Persona” olarak yollarına devam etme kararı aldılar. Bir süre önce ilk albüm kayıtlarını tamamlayan Persona’nın albümü Arpej Yapım etiketiyle çıkacak. Albümün mix ve mastering’ini Alen Konakoğlu üstlenirken, albümdeki şarkıların söz ve müzikleri genç müzisyenlere ait. İlk albüm kayıtlarını tamamlayan Ankaralı genç Rock grubu “Persona” ile Ankara müzik yaşamını konuştuk.
Elektro ve bas gitarda Gazi Üniversitesi Elektrik ve Elektronik Mühendisliği Bölümü’nden Bengisu ile vokaldeki ikizi Gazi Üniversitesi Mimarlık Fakültesi’nden Bilgesu Ünalan ile davulda Türk Hava Kurumu Üniversitesi Mekatronik Mühendisliği’nden Burak Cengiz’in yer aldığı “Persona” grubu, lise sıralarında başlayan hikayelerini ve gelecek planlarını anlattı.
Müzik hayatınızın neresinde?
Müziksiz bir hayat düşünemiyoruz. Bir süre sonra yaşam tarzına dönüşüyor. Müzik hayatımızda olmasaydı mutsuz insanlar olurduk. Aynı zamanda sığınağımız, eğer olmasaydı eksik olurduk. Sahne ise bambaşka, kendimizi kendimiz gibi hissettiğimiz bir yer.
Dört grubu neden dağıldı?
Biz Rock yapıyoruz. Önceki grubumuzla artık farklı tarzlara kaymaya başlamıştık. Dört’le albüm çıkarttıktan kısa süre sonra dağıldık. Ama 8 senelik bir gruptuk ve bu grup bizi çok geliştirdi. Her şey tam yoluna girdiğinde yürütemedik. Şimdi yola üçümüz devam ediyoruz. Nisan’dan beri beraberiz. Sadece aynı müziği paylaşmak, grup olmak için yeterli değil. Aile kurmak, evlenmek gibi bir şey. Dünyanın en iyi müzisyenlerinden bir grup kurun, efsane bir müzik çıkar belki ama birbirleri arasındaki ilişkiler kuvvetli değilse o müzik duyulmaz.
Persona ismi nereden geliyor?
Okulda otururken gözümüze “personel harici girilmez” yazısı çarptı. Aklımıza aniden Persona geldi. Dışarıya karşı takınılan tavır, maske anlamına geliyor. Kendimizle de bağdaştırdık. Çünkü insanlarla iletişim kuruduğumuz şey bizim müziğimiz, yani Persona’mız.
Konserlere veya festivallere çıkıyor musunuz?
Persona ile yeni konserlere başladık. Önceki grupla 3 yıl üst üste Zeytinli Rock Festivali’nde sahne aldık. 21.Rock Station Festivali’nde çalmak ise bizim için çok özeldi. Ankara’nın Rock, metal camiası için çok köklü bir festival. Kendi yaşımızdan büyük bir festivalde çaldık. Ankara’da da bir çok mekanda çıkıyoruz ama düzenli programlara karşıyız, grubun yaratıcılığını ve heyecanı öldürüyor.
“İşin içinde kadınlar da var”
Rock müzik yapan kadın olmak nasıl bir duygu?
İnsanlara ilginç geliyor. Toplumda, kadınlar daha naif ve oturaklı olmalı yaklaşımı var. Biz sahneye çıkıyoruz, bağıra bağıra şarkı söyleyip, kafa sallıyoruz. İçimizden geldiği gibi davranıyoruz. Dikkat çekiyoruz, şaşıranlar çok oluyor. ‘Keşke keman çalsaydınız’ diyenler de var. Rock olunca daha asi gözüküyor. Aslında dışardan sert kızlar olarak gözükmeyi seviyoruz. Kadın erkek ayrımına inanmıyoruz. Türkiye’deki Rock müzikte işin içinde kadınların da olduğunu göstermek bizim için çok önemli. Bunu başarmaya çalışıyoruz. Türkiye’de Rock müzik yapmak zor. Herkese hitap eden müzik yapsaydık işimiz çok daha kolay olabilirdi.
Hedefiniz nedir?
Okulumuzu bitirmek, grubu ayakta tutmak, yabancı ülkelerde önemli büyük festivallerde sahne almak. Hem kendi ülkemizde hem dünya çapında olabildiğince çok insana ulaşmak. İsmimizi dünyaya duyurma derdimiz var bu nedenle yabancı şarkıları söyleyip çalmaya da gayret etmemiz gerekiyor. Kısa süre sonra klip çekimi için İstanbul’a gideceğiz, ardından albüm dijital platformlarda yayınlanacak.
“Biz Ankara’cıyız”
Ankara’da Rock müzik yapmanın avantajı nedir?
Ankara’nın yaptığımız müziği etkilediğini düşünüyoruz. Atmosferi ve gri şehir tanımlamaları müziğimize fazlaca yansıyor. İyi ki de yansıyor. Karamsar bir hava katıyor. Ankara’dan kopmayı asla istemiyoruz. Biz Ankara’cıyız. Ankara’dan çıkan bir grup Ankara’da tutulmazsa dışarda tutulacağını zannetmiyoruz. Dinleyicisi gerçekten çok özel, zor beğeniyor ve tutucu. Ankara eğer bir grubu kabullenirse o grup gittiği her yerde sevilir ve başarılı olur. Biz aslında kendimizi biraz daha Ankara’ya sevdirmek istiyoruz. Şarkıların tamamı da okula gidip gelirken bindiğimiz 220 numaralı Batıkent-Kızılay otobüsünde yazılmıştır. Her yere giden otobüs bu ve bizim için çok özel.
Müziğe ilgili olanlara tavsiyeniz var mı?
Ne yapmak istiyorlarsa peşini bırakmasınlar. Çünkü bir şeye inanıp onun için emek verdiğinizde hayalinizi gerçekleştirmiş oluyorsunuz. Müzik yarışmasına 3. katılışımızda derece yaptık. Çok inandık ve çok çalıştık. Başarısızlıklar oluyor ama her şeye rağmen devam edince başarı geliyor. Ellerinden geldikçe kaliteli müzikler çıkartsınlar ki, piyasadan sıyrılalım, insanlar güzel şeyler dinlesin. Bizimkiler son dakika albüm yapalım diye yapılmış şarkılar değil. 3-4 yıldır kenarda bekleyen bestelerimiz vardı.