Ankara’nın tepme keçe ustası Yaşar Çınar

Keçecilik, Ulucanlar Müzesi Sanat Sokağı’nda yaşam buluyor

HABER/FOTOĞRAFLAR NAZ AKMAN – Kültür ve Turizm Bakanlığı’nca Keçe Ustası unvanıyla ‘Somut Olmayan Kültür Mirası Taşıyıcıları’ envanterine kaydedilen Keçe Ustası Yaşar Çınar, Ulucanlar Müzesi Sanat Sokağı’ndaki atölyesinde , Türklerin dünyaya yaydığı Keçeciliği ayakta tutmaya devam ediyor.

1999 yılında görev için Afyonkarahisar’a seyahat eden Usta Sanatçı Yaşar Çınar, eskiciler çarşısında keçe sanatı ustaları ile tanışarak mesleğe ilk adımlarını atmaya başladı. Afyonkarahisar da Yaşar Kocataş, Konya’dan ise Mehmet Girgiç’ten  Keçeciliği öğrenmeye çalışan  Çınar, her hafta sonu Ankara’dan şehir dışına giderek ustalarla çalıştı. Yaklaşık üç yıl boyunca il dışında Keçeciliği öğrenmekle meşgul olan Usta Yaşar Çınar, Ankara’da Türk Amerikan Derneği’nde atölyesini açarak genç kuşağa Keçeciliği tanıtmaya başladı.

Çınar, ülkemizde kaybolmaya yüz tutmak üzere olan geleneksel Keçecilik Sanatı’nın yeniden canlandırılması amacıyla 2007 senesinde Gülhane Askeri Tıp Akademisi Rehabilitasyon Merkezi’nde gazilere ve şehit yakınlarına yönelik atölye çalışmaları düzenledi. Yurt içi ve yurt dışında açtığı sergilerle geleneksel el sanatlarını korumaya çalıştı.

“Ankara’nın, tek keçe sanatçısı unvanına sahibim”

Türk insanına, Keçeciliği yeniden tanıtarak yaygınlaştırmak ve bu sanatı uluslararası boyuta taşıma gayreti olduğunu ifade eden Yaşar Çınar şöyle konuştu: “ Memurluk görevimi sürdürürken aynı zamanda hobi olarak da bir uğraş arayışı içine girmiştim. Resim, seramik ve cam gibi birçok farklı alanlarda girişimim oldu ancak istediğim gibi sürmedi. Afyonkarahisar’daki seyahatimde  daha önce Ankara’da hiç görmediğim farklı bir sanat ile karşılaştım. Keçe… Bu sanat beni gerçekten çok heyecanlandırmıştı. Oradaki Usta Yaşar Kocataş ile tanışarak Keçeciliği öğrenmek istediğimi anlattım ve başladım. Konya’dan da yine bu sanatın UNESCO tarafından Yaşayan İnsan Hazinesi unvanına sahip olan Mehmet Girgiç’ten mesleği öğrenebilmek için yıllarca her hafta sonu il dışına çıktım.  Ben çok şanlıydım çünkü bu sanatı Türkiye’nin çok önemli keçe ustalarından öğreniyordum. O dönemlerde Ankara’da Keçecilikle ilgili bir şey yoktu. Bana Kültür Bakanlığı’ndan Sanatçı Unvanı verilmişti hala Ankara’da keçe alanında sanatçı unvanına sahip tek kişi benim.

“Gençler, hayatlarının bir bölümünde keçe sanatıyla ilgilenir ümidiyle üniversitelerde dersler veriyorum”

Bütün amacım genç kuşağa geleneksel el sanatlarımızı öğretebilmek oldu. 2014 yılından bu yana Hacettepe Üniversitesi’nde Temel Geleneksel Keçecilik ve İleri Geleneksel Keçecilik seçmeli dersleri veriyorum. Aynı şekilde başka üniversitelerde konferanslara katılarak da olabildiğince Keçeciliği yaymaya çalışıyorum. Elbette gençler bu alana ilgi duyuyor ancak sürdürülebilmesi için mesleği devam ettirmiyorlar. Belki hayatlarının bir bölümünde hobi olarak bu sanatla uğraşırlar ben derslerimde onlara yol açıyorum”.

“Basınç ve ısı ile sıkıştırılan yün keçeleşiyor”

Keçe Ustası Yaşar Çınar, yünün keçeleştirilmesini ve yaptığı çalışmaları da şu şekilde aktardı: “Keçe, yünün basınç ve ısı ile sıkıştırılmasından elde ediliyor. Bu yöntemle yün olmaktan çıkıp başka bir malzeme haline geliyor. Ben sabunlu su ve basınç uygulayarak yünü keçeleştirip belirli bir kalıba koymaya çalışıyorum. Yani ıslak keçe yöntemini kullanıyorum. Kimileri iğne ile yapılan keçeyi de tercih ediyor ancak ıslak keçe yöntemi hem daha sağlıklı hem de daha dayanıklıdır.  Şapka, çanta, tablo gibi çalışmalar yapıyorum. Keçe fonksiyoneldir her şekle girebilir doğal bir malzemedir. Saf kuzu yünü kullanıyorum, yün de yumuşak olduğu için insan vücudunu rahatsız etmiyor.  Hatta evlerde yün kullanıldığı takdir de odadaki nem oranını düzenler. Benim yaptığım ürünlerde dikiş yoktur yani keçe ile yaptığım bir çantayı kalıba koyarak isteğim şekilde yapabiliyorum.  Keçe günlük hayatımızda kullandığımız birçok nesnede kullanılabilir. Bu sanat zor değil ancak sabır ve dikkat gerektiriyor. Son yıllarda Ulucanlar Müzesi’ndeki Sanat Sokağı’nda bulunan atölyem de hem üniversiteli gençlere dersler veriyor hem de ilgili olan insanlara bu sanatı anlatmaya çalışıyorum”.