Ankara’nın yanlış yatırımları

Ergun MENGİ

Dr. (E) Tuğamiral Ergun MENGİ

Kamunun yatırımları, vatandaşın güvenliği, refahı ve mutluluğu için yapılmalıdır. Çünkü para vatandaşın parasıdır. Vatandaş, yatırımın içinde kendini göremiyorsa veya bir katma değer elde edemiyorsa bu yatırıma “yanlış yatırım” denir.
Yatırımlar, UTK testinden geçirilmeden yapılırsa, bazen yanlış yatırım ve müsrif harcama olabiliyor. Uygunluk: halkın refahına, mutluluğuna, güvenliğine katkı sağlıyor mu? Ehem mi, mühim mi? Tatbik Edilebilirlik: Eldeki imkânlarla yapılabilir mi? Kabul Edilebilirlik: Maliyet-etken bir proje mi?
Belediyeler, vatandaşlarının parasını harcamaktadır. Yapılan her harcamada vatandaşın oluru olmalıdır. “Her adımda vatandaşa sorarsak halimiz nice olur, iş yapamayız” diyen belediyecileri duyar gibi oluyorum. Vatandaşın sizden isteği nedir ki: Temiz sokak, bol yeşil alan, çukursuz cadde ve sokaklar, zamanında gelen toplu ulaşım araçları, kesilmeyen elektrik ve su. Bunlara harcanan para için halka sormaya gerek yok. Ancak, geçtiğimiz yıllarda, yurdun her köşesindeki vatandaşa olumlu hiçbir katkı sağlamayan ve hatta borçlu bir bütçeyle yapılan yanlış yatırımlar vardır. Bunları Ankara özelinde sıralayalım.
Ankara Kapıları: Ankara kapıları olarak, Konya, Eskişehir, Samsun, Çankırı ve İstanbul Yoluna yapılan 5 kapının maliyeti 34 Milyon TL dir.(6 Milyon USD). Sanatsal ve tarihi bir değeri olmayan bu kapılar, maliyeti, bakım tutum ve idame masraflarıyla vatandaşın cebinden ciddi miktarda para çıkmasına neden olmuştur.
Ankara Sokak Saatleri; Vatandaşın fikri alınmadan, 5.800.000TL harcayarak (2014 Fiyatları) Ankara’nın 34.yerine saat kulesi yerleştirildi. Anlamsız, üstelik saatler de doğru göstermiyor. Ölü ve yanlış yatırım. Belediyeler, bu saatler ve benzeri yatırımlara ilişkin kararları yerel halkın katılımla almayı öğrenmesi gerekiyor1. Eskiden saat kulesi medeniyet seviyesini göstergesiydi. Herkes meydandaki saate bakar, saati olanlar o saate göre ayar yaparlardı. Bu kapsamda İzmir, Çanakkale, Londra, Yozgat saat kulelilerini örnek verebiliriz.
Şehir İçi Kaldırımlardaki Görme Özürlü Yürüyüş İşaretlemeleri: Görme Özürlü Dernekleri ile koordine edilmeden Ankara’nın merkezinden, en ücra köşesindeki kaldırıma kadar sarı plastik veya sarı taş yollar döşendi. Görme özürlü vatandaşın hiç geçmeyeceği sokaklara kadar döşenen bu yollar, Mithat Paşa caddesinde (resimlerde görüldüğü gibi) hemen hiç kullanılamadan zaman içinde parçalanıp eskimiştir. Hiç kullanılmadan diyorum. Çünkü, görme özürlü vatandaşın kaldırımda yürürken sıkıntısı yok. Elindeki bastonla, kaldırım kenarını, duvar dibini rahatlıkla izleyerek yolunu takip edilebilmektedir. Zorlandığı yer yaya geçitleri, köşeler ve kavşaklardır. Diğer ülkeler bunları dikkate alarak sadece yaya geçitleri ve kavşaklara görme özürlü vatandaşlar için kolaylaştırıcı yer işaretleri koymuştur.
Kızılırmak Suyu Projesi:
Ankara Belediye Başkanı, 2004’te toplam yatırım tutarı 254.2 milyon dolar olan DSİ-Gerede Ankara’ya su getirme projesi yerine2 su kalitesinde ciddi sıkıntılar olan Kızılırmak Suyu Projesini seçmiştir. Kızılırmak hattı tam kapasite ile çalıştırıldığında, ASKİ’nin ödeyeceği elektrik faturasının ayda 25 milyon TL’yi aşacağı ve sistemin birkaç yıllık elektrik parasının Gerede Sistemini bedavaya getireceği hesaplanmıştır. Kızılırmak Projesindeki su kalitesi, masrafı vb nedenlerle, 2007 yılında DSİ tarafından başlatılan Gerede Su Projesi 2019 başında tamamlanmıştır3. Dünyanın 32 km uzunluğunda en uzun içme suyu tünel hattına sahip Gerede Sistemi sayesinde, çok kuraklık olmazsa artık Kızılırmak boru hattı kullanılmayacaktır.
Millet Bahçeleri: Yeşil alanların artırılması için şu anda en gözde olan projeler Millet Bahçeleridir. TOKİ tarafından organize edilen ihalelerde Ankara’daki millet bahçesi için 398 Milyon 500 Bin TL gibi rakamlar telaffuz edilmektedir5. Bu rakam10 katlı, 80 bloklu (her katta 4 daire) konut projesine denk rakamdır. Bu şekilde çok pahalı, fıskiyeli, havuzlu lüks millet bahçelerine acil bir ihtiyacımız yoktur. Sadece belirli bir tanzim planı kapsamında ağaçlandırılsın, yeşillendirilsin, oturma bankları konulsun ve her sene yavaş yavaş geliştirilsin. Aksi takdirde, yanlış olmasa da “Müsrif Yatırım” olur.
Ankara’nın Refüjlerini beton bloklarla bahçe haline getirdiler. Şehrimiz güzel olacak, yeşil olacak, çiçekler kokacak. Ancak mevcut bahçelerimiz, parklarımız varken yollara zoraki saksı yapmak uygun değildir. Üstelik ileriki yıllarda yolların genişlemesini de engelleyen pahalı bir projedir. Bir cadde olur, ama kilometreler boyunca tüm caddelere bu uygulamanın yapılması beton bloklar, tonlarca toprak hafriyatı, işçilik, yeşillendirme ve çiçeklendirme ciddi mali yük getirmiştir. Bu uygulamanın Avrupa ülkelerinde bir örneği daha yoktur. Bu müsrif proje yerine, basit, kolay idame edilebilir bir refüj arzu edilendir.
Anka Park: Hernekadar adı sonradan Euroasia Wonderland gibi İngilizce bir isimle değiştirildiyse de ben Türkçe Anka Park diyeceğim. 20 Mart 2019 tarihinde Cumhurbaşkanı tarafından açılışı yapılan Anka Parkın, maliyeti 1 milyar 396 milyon lirayı bulmuştur. Parktan 02 Nisan’a kadar ücret alınmamış olup, bu dönemde 2 milyon 600 bin kişinin, yani Ankara’da yaşayan 15-50 yaş grubundaki her dört kişiden üçünün parkı ziyaret ettiği ifade edilmiştir. Ücretli dönemde ise Anka Park’a giriş bileti 25 TL. oyunlara katılmak dahil 45 TL olarak belirlenmiş olup 3 çocuklu bir aile için sadece giriş parası 180 TL.dir. Şu anda ziyaretçi sayısı çok düşmüş olup, makineler müşteri olduğunda 2-3 kişi için çalıştırılmak zorunda kalınıyor. Zaman daha iyi gösterecektir ki, yanlış bir yatırımdır, yeri yanlıştır, harcanan para çoktur.
Ankara’nın Sokak tabelaları:
Ankara’nın 24.644 sokak ve 1925 caddesinde isim tabelaları yenilendi6. Kaç para harcandığı bilinmiyor ama, milyonlar harcandığı kesin. Avrupa’da tüm ülkelerde sokak isimleri bizde de eskiden olduğu gibi, sokağın köşelerindeki binaların duvarına bir düzen ve kural dahilinde monte edilir. Burada üzüntü verici olan her sokak tabelası için her köşeye açılan çukurlar ve görüntü kirliliğidir. İki metre ileride hazır direk varken yeni direkler dikilmesidir. Bir de bunların 2 sene sonra bakım ve boya masraflarını düşünebiliyor musunuz?
Belediyenin kasisleri; Şehir içi sürat 50-60 Km olmasına rağman, Ankara’da caddelere yüzlerce kasis inşa edildi. Bu kasislerden ya aracınızı zıplatarak yada ancak 15-20 km hızla geçebilirsiniz. Amaç hızı 20 km.ye düşürmekse niçin kasis yapıyorsunuz? Düşürün azami hızı 20 Km ye olsun bitsin. Avrupa kasisleri, kasis işaretini de 1960’lı yıllarda trafikten kaldırdı. Bugün hiçbir Avrupa kentinde kasis göremezsiniz. Dönel kavşak ne kadar yüksek medeniyet seviyesi ise, kasisler de o kadar az gelişmişliğin işaretidir. Kasislerin yapması masraflı, kaldırması daha masraflıdır
Bazılarını anlatmaya çalıştığım yanlış yatırımlara, Mobese kameralarıının takıldığı metal köprülerden, yol tabelalarına, kadar sayısız ilave yapılabilir.

Ülkemizin.ihtiyaçları çoktur. Yatırım yaparken iki kere düşünmemiz, kısıtlı bütçemizi daha etkili kullanmalıyız. Çünkü, fazla kaynağımız yok. Borç yiyen ise kesesinden yer.