Ankara’yı unutanlara ithaf

“VEFA”nın ne olduğunu gördük

Vefa’nın sadece İstanbul’da bir semt olmadığı Ankara’da ortaya çıktı.
Hayatının her saniyesini Türk sporuna veren Yücel Seçkiner ile Mühendisliğini bir kenara bırakıp spor yazarlığının gelişimi için ömrünü sarf eden kardeşim ve dostum Erol Yaşar Türkalp’e gösterilen vefanın ne olduğunu yazmadan geçmeyeceğim.
Bu vefayı gösterenlerin başında Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkanı Mansur Yavaş, çalışma arkadaşları, Ankara Belediyesi Meclisindeki tüm parti grup üyelerine ne kadar teşekkür etsek az kalacak.
Onlar vefanın ne olduğunu bir kez daha ispatladılar.
Çukurambar’daki 2 caddeye Yücel Seçkiner ve Erol Yaşar Türkalp isimlerinin verilmesi nedeniyle Cemiyetimizin Başkan Vekili Savaş Kıratlı ile birlikte kontrollü bir tören düzenlendi.
Gazeteciler Cemiyetimin önderliğinde görürken, eski ve yeni Federasyon Başkanları ile spor adamları bu güzellikte yer aldı.
Hele hele Cemiyetimiz Başkan Vekili Savaş Kıratlı büyüğümün “Vefanın sadece bozacıda geçen bir duygu olmadığını gördük” sözleri güzelliğin üzerine konan altın madalya gibiydi.

Yenen de, yenilen de gitti

Sezon başında iyi sonuçlar almazsa, yöneticiler en kolay yola gider ve teknik adam yollanır.
Ancak…

Mehmet Altıparmak

Trabzonspor’un sahasında 4-3 yenildiği Kasımpaşa maçında müsabakayı galip bitirip, 3 puanı kasasına atan konuk Kasımpaşa’nın teknik patronu Mehmet Altıparmak ile yollarını ayrılmasını anlayamadım.

Trabzonspor yenildiği için 48 yaşındaki Eddie Newton ile yollar ayrılabilir.
Ama…

Eddie Newton

Maçı, Trabzon gibi bir yerde kazanan, Kasımpaşa’nın teknik sorumlusu 51 yaşındaki Mehmet Altıparmak’ın gönderilmesindeki düğümü bir türlü çözemedim.
Yani…
Kaybedenin de, kazanın da teknik patronları hemen işten el çektirildi.
Şimdi…
Düğümü çözebilen varsa, lütfen bana açıklasın.

Ferudun Köse’siz futbol

Onu Güneşspor’dan PTT’ye geçtiği dönemden beri tanırım. İri yarı değil, ama akıllı futbolun nasıl olması gerektiğini ve golcülüğünü hemen hemen her maçta gösterdi.
Bahsettiğim kardeşim Ferudun Köse idi.
Faal futbolculuktan sonra teknik adamlık yaptı, sonrada TÜFAD’ın Ankara Başkanlığında da bulundu.
Gerek futbol ve teknik adamlıkta, gerekse yöneticiliğinden adam gibi adam olduğunu hep ortaya koydu.
Hiç beklenmedik zamanda 4 Ekim’de vefat etti.
Futbolumuzun Ferudun Köse gibi adamlara ihtiyaç duyulduğu dönemde ayrılışının üzerinden 2 yıl geçmesine rağmen hala aramaktayız.
Allah rahmet eylesin.

Natalia Hanikoğlu

Türk voleybolunun unutulmaz isimlerinden biriydi. Rusya’dan 1997 yılında Türkiye’ye geldi, burada efsane oldu. 2000’lerin başında sporu takip etmiş isimlerden biriyseniz, 2003 yılındaki Türkiye Kadın Voleybol Takımı’nın aklınızda her zaman farklı bir yeri vardır. Neslihan Darnel (o zamanki soyadıyla), Esra Gümüş, Natalia Hanikoğlü (Fotoğrafta sağdaki) O jenerasyon, bugün dünya çapında kendinden söz ettiren Türk voleybolunun başlangıç noktasını oluşturuyordu. Takımın temel taşlarından bir tanesi de Natalia Hanikoğlu’ydu. 1997’de Türkiye’ye gelen ve kendi söylemiyle 1 sene Türkiye’de kalmayı düşünen Hanikoğlu, hala ülkemizde yaşıyor ve bu toprakların evi olduğunu belirtiyor. Hanikoğlu, şu sıralar iki kız çocuğuyla ilgileniyor, ancak ileride antrenör olarak salonlara dönmeyi planladığını belirtiyor.

Sıkışınca çare bulunur

Türkiye Kupası maçı Ankara Demirspor ile Mamakspor arasında oynandı. Ankara Demirspor’un başı koronadan dolayı beladaydı. Çok futbolcu bu belaya yakalanmıştı. Onun için Mavi-Lacivertli futbolcular sahaya 12 kişi ile çıkmak zorundaydı. Ankara Demirsporlu futbolcular tek yedekle 90 dakika mücadele etti.
Sonunda tur atlamayı başardılar. O Tek yedek de 3. kaleci Ömercan Avcı’ydı. Ömercan eliyle yazdığı sırt numarası 61 olan formasıyla oyuna girdi ve santrfor pozisyonunda görev aldı ve Ankara Demirspor’u bir üst tura taşıdı.
Demek ki, sıkışınca çare bulunurmuş. Bunu düşünen futbolcuya bravo doğrusu…

Doğru söze ne denir?

Arkanda dağ gibi bir kadın olmadığı sürece hiçbir ormanda aslan kesilemezsin.