Antalya ‘Safiye Ayla’yı anıyor

Doğan BULGUN

ANTALYA Kültür Sanat Eğitim ve Araştırma Derneği (AKSDER) bu kez Türk Eğitim Vakfı (TEV) Antalya Şubesi tarafından büyük sanatkâr Safiye Ayla’yı anmak için düzenlenen anlamlı bir etkinlikte Safiye Ayla’nın hayatında önemli yeri olan ve ilklerini konu alan bir repertuvarla Antalyalı sanatseverlerin huzurunda olacak.
Bir yıl gibi kısa sürede bünyesinde oluşturduğu Türk Müziği Topluluğu ve Türk Müziği Kadınlar Topluluğu ile gerçekleştirdiği nitelikli beş konser, her ay düzenli olarak gerçekleştirdiği müzikli söyleşiler ve verdiği eğitimler ile AKSDER Antalya’da adından sıkça söz ettiriyor. AKSDER merkezi Ankara’da bulunan TÜMFED / Tüm Müzik Dernekleri Federasyonu’nun da üyesi.
07 Kasım 2019 Perşembe günü saat 20.00’de Murat Paşa Belediyesi Kültür Merkezi Salonu’nda gerçekleşecek olan etkinlik üç bölümden oluşacak.
Birinci bölümde açış konuşmaları yapılacak. İkinci bölüm de ise “Muganniye Safiye” mini belgesel film gösterimi gerçekleşecek. Kısa bir aranın ardında üçüncü bölümde şef Aydemir Tuncer yönetimindeki AKSDER Türk Müziği Topluluğu Safiye Ayla’nın sesinden dinlediğimiz eserlerden bir demet sunacak.

SAFİYE AYLA KİMDİR?

TÜRK Sanat Müziği yorumcusu (D. 13 Eylül 1907, İstanbul – Ö. 14 Ocak 1998, İstanbul). Adı Safiye Ayla, udi ve besteciŞerif Muhittin Targan’la evliliğinden dolayı soyadı Targan’dır. Mısırlı Hicazizade Hafız Abdullah Bey’in kızıdır. Daha doğmadan babasını, üç yaşındayken de annesini yitirdi. İstanbul Bebek’teki Çağlayan Darüleytam’da büyütüldü. Müzik çalışmalarına küçük yaşta piyano çalarak başladı. İlkokulu bitirdikten sonra da Bursa Muallim Mektebi’ne girdi ve burayı 1920 yılında bitirerek İstanbul / Beyoğlu’nda bir ilkokula öğretmen olarak atandı. Mustafa Sunar’dan müzik dersleri alan Ayla, müzik çalışmalarında ayrıca Yesari Asım Arsoy, Hafız Ahmet Irsoy, Selahattin Pınar, Saadettin Kaynak ve Udi Nevres Bey’den yararlandı. İlk kez 1931’de, Darüttalim-i Musiki Heyeti’nin konserlerinde sahneye çıktı. İstanbul ve Ankara radyoları ile İstanbul Konservatuarı İcra Heyeti’nde çalıştı. Uzun yıllar gazinolarda şarkı söyledi. Darüttalim-i Musiki Heyeti’nin konserlerine katıldıktan bir süre sonra öğretmenlikten ayrıldı ve gazinolarda çalışmaya başladı.
Safiye Ayla’nın sesi çok güzeldi, daha öğrencilik yıllarında dikkat çekmeye başlamıştı. Sonraki yıllarda Cumhuriyet döneminin en tanınmış kadın yorumcularından biri oldu. 1932 yılında İstanbul Vali Yardımcısı Nuri Bey’in evinde verilen bir davette, Mustafa Kemal’in huzurunda ilk kez şarkı söyledi ve Atatürk’ün en beğendiği seslerden biri oldu. 1950’de udi ve besteci Şerif Muhittin Targan ile evlendi. Başta, açılışından itibaren İstanbul Radyosu olmak üzere Türkiye radyolarında sayısız konser verdi, 500’den fazla plak doldurdu. Ankara ve İstanbul radyolarının aranan sesi oldu, sayısız özel solo konser verdi. Büyük beğeni toplayan sesiyle ünü yurt sınırlarını aştı.
“Seninle doğan gündür bu gönül” ve “Aşk yaprağına konarak koza öresim gelir” adlı iki de bestesi bulunan Safiye Ayla, 1942 yılında Rey kardeşlerin “Alabanda” revüsünde Kraliçe Mimoza rolündeki başarısıyla yetenekli bir oyuncu olduğunu da kanıtladı. Mustafa Kemal Atatürk’ün en sevdiği sanatçılardan biri olan Safiye Ayla, O’nun adına düzenlediği konserde “Anam Olasın Ömer” adlı şarkısını okumuş ve Paşa büyük bir hayranlıkla tekrar tekrar okumasını söylemişti. Safiye Ayla, 14 Ocak 1998 günü, 91 yaşındayken İstanbul’da yaşamını yitirdi. Tüm mal varlığını Türk Eğitim Vakfı’na bağışladı.
Safiye Ayla’nın dönemin diğer kadın okuyucularınkinden ayrı, kendine özgü bir okuyuş biçimi vardı. Okuyuşuna yansıyan Batı müziği beğenisi bu tavrın belirgin bir özelliğidir. Ölçüye uyarak, iyi bir diksiyonla, düzgün, aynı zamanda da coşkun, çekici bir tavırla okurdu. Sesindeki pürüzsüz akış en tiz perdelerde bile kaybolmazdı. Zamanın gözde şarkılarıyla fantezilerini olduğu kadar, Rumeli türküleriyle klasik örnekleri de içine alan repertuarıyla geniş bir dinleyici kesimince beğenilmişti ve “Çile Bülbülüm Çile”, “Menekşelendi Sular”, “Yanık Ömer” gibi şarkıları tanıtıp üne kavuşturmuştu.

Müze’de Müzik Salı Konserleri: Ulucan Trio sahne alacak

ÜLKEMİZİN sayılı piyano üçlülerinden olan Ulucan Trio, 12 Kasım 2019 Salı akşamı saat 20.30’da Müze’de Müzik Salı Konserleri 5. Sezonu çerçevesinde Erimtan Müzesi’nde sahnede olacak. Ulucan Trio, Özcan Ulucan (keman), Ozan Evrim Tunca (viyolonsel) ve Birsen Ulucan’dan (piyano) oluşuyor.
Ulucan Trio bu konserinde, Fransız besteci M. Ravel’in dört bölümden oluşan piyanolu üçlüsünün yanı sıra, tanınmış Türk besteci Özkan Manav’ın “Laçin” başlıklı üçlüsünü seslendirecek. Programda ayrıca Özcan Sönmez’in ve Berkant Gençkal’ın üçlüleri de yer alıyor. Her iki besteci de, bu üçlüleri Ulucan Trio için besteledi.
Özcan Ulucan ve Birsen Ulucan kardeşler, aralarına tanınmış çellist ve pedagog Prof. Ozan Evrim Tunca’yı da alarak Ulucan Trio’yu oluşturdu. Ulucan Trio, klasik müzik dünyasından önemli trioların yanı sıra, Türk bestecilerinin de bu alandaki eserlerini değerlendiriyor. Özcan Ulucan halen Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuvarı’nda, Prof. Ozan Evrim Tunca Eskişehir Anadolu Üniversitesi Devlet Konservatuvarı’nda ders veriyor. Birsen Ulucan ise oda müziği ve orkestralı konserlerde solist olarak yer alıyor, çocukların ve genç öğrencilerin müzik eğitimi ile uğraşıyor.
Konser biletleri Müze gişesi ve Biletix’ten temin edilebiliyor. Müze gişesi, Pazartesi hariç her gün 10.00-17.00 saatleri arasında açık oluyor.
Müze gişesinden her konser için 10 ve üzeri sayıda bilet alanlara % 15 indirim yapılıyor.

İlhan Şeşen & Sunay Akın ile“Aşk Şarkıları ve Öyküler”

IRMAK Okulları Okul Aile Birliği, İlhan Şeşen ve Sunay Akın’ın Cumhuriyet ve sevdaya dair öyküleri ve o öykülerin melodileri ile izleyenleri mucize bir yolculuğa çıkardı.
Irmak Okulları Okul Aile Birliği, Irmak Kültür Merkezi’nde, aşkla, ümitle, vatanla, gelecekle dolu bir geceye ev sahipliği yaptı.
156 yıldır eğitimde fırsat eşitliği ilkesi ile olanakları kısıtlı çocukların eğitimi yararına düzenlenen bu muhteşem gecede, şair, yazar, müzeci Sunay Akın ve aşk şarkılarının usta ismi İlhan Şeşen, Cumhuriyet ve sevdaya dair öyküleri ve o öykülerin melodilerini izleyenlerin kalplerine fısıldadılar.
Tarihe, geçmişe, geleceğe, binlerce kitabın ışığına, neşesine, duygusuna ve bilgisine iki saatlik mucize bir yolculuk gerçekleştirilen Sunay Akın ve İlhan Şeşen izleyenleri büyüledi.