Asım Yücesoy’un eserleri İsmail Altınok Sanat Merkezi’nde

Model kullanmadan yaptığı başarılı portreleriyle bilinen sanatçı Asım Yücesoy’un 46 eserini sergilediği resim sergisi İsmail Altınok Sanat Merkezi’nde sanatseverlerle buluştu

NAZ AKMAN – Ses, grafik ve resim sanatçısı Asım Yücesoy (89), resim alanında sulu boya tekniğiyle dünyada ekol haline gelen ve portrelerini model kullanmaksızın oluşturan sanatçı olarak biliniyor. Yurt dışında Amerika, New York, Washington’da çok sayıda sergi açan Yücesoy, yurt içinde de sayısız sergiye imza attı. Yücesoy, Frankfurt ve Berlin’de grafik sanatçısı olarak çalıştı. Yücesoy’un farklı yıllara ait yağlı ve sulu boya teknikleriyle yaptığı 46 eseri İsmail Altınok Sanat Merkezi’nde sanatseverlerle buluştu. Sergi 1 Mart Cuma gününe kadar izlenilebilecek.
Ağırlıklı olarak portre çalışmadığını ancak Atatürk portrelerini yapmaktan keyif aldığını söyleyen Yücesoy’un dünya çapında tanınmasını sağlayan en önemli özelliği ise model kullanmadan hayal gücüyle portre yapması.
“Portreleri kafamda oluşturmayı seviyorum, kendimce bir dünyam var ve hissettiklerimi yansıtıyorum” diyen Yücesoy, ilgilendiği tüm sanat alanlarında hayali gücün önemine inanıyor. Yaşamı boyunca çalışmalarını planlamadığını, hislerin gücüne değer verdiğini söyleyen Yücesoy resme aşık olduğunu ifade ediyor. Bu sevgisini “Resim bittiğinde korkarım” sözleriyle nitelendiren Yücesoy, ayrıca müzik alanında da önemli başarılara imza attı.
Asım Yücesoy kimdir?
İstanbul ileri Türk Müziği Konservatuvarlarında Türk Sanat Müziği dersleri alan Yücesoy, 1949-1953 dönemlerinde matbaacılık okulunu bitirerek, İstanbul Radyosu Türk Sanat Müziği ses sanatçılığı sınavını kazandı ve bir süre Ankara Radyosu’nda müzik çalışmalarını devam ettirdi.
Katıldığı bir yarışmada Türkiye’yi tanıtan afişiyle derece alan Yücesoy, grafik alanındaki başarısını da bu sayede taçlandırmıştı. Almanya’dan aldığı teklif üzerine Hamburg’a giden Yücesoy Frankfurt Staatlicee Kunst Schule’nin resim ve grafik bölümlerini derece ile bitirmişti. 1963 yılında Prof. Kario Ruppert atölyesinden mezun olan Yücesoy, hocası ile birlikte ilk sergisini Frankfurt’ta Şehir Sanat Galerisi’nde açmıştı.
Yücesoy’un sanat yaşamına yön veren en önemli olaylardan biri de Frankfurt’ta Pablo Picasso ile tanışması. Picasso tarafından Paris’e davet edilen Yücesoy, ünlü sanatçının özel şatosunda bir gece konaklayarak sanatçının çalışmalarını yakından inceleme fırsatına erişiyor. “Picasso’yu bilinen mavi ve pembe dönemlerinden tanıyordum, hayranlık duyuyordum. Ama resimleriyle ilgili kafamda tam olarak netleştiremediğim şeyler vardı. Bunu ona da söylemiştim” diyen Yücesoy sanat yaşamını etkileyen en önemli olayı da orada yaşadığını söylüyor.
“Başlangıçta böyle kötü resimler yapmasaydım, bugün Picasso olmazdım”
Yücesoy, “Picasso’nun sergisine gitmiştim. Ardından beni şatosuna davet etti ve bir gece orada kaldım. Eserlerini çok beğeniyordum beni çok etkilemişti. Picasso’nun başlangıçta yaptığı resimleri gördüm ve bunlar oldukça kötüydü. Bunu kendisine söylediğimde ise bana dedi ki, ‘Eğer başlangıçta böyle kötü resimler yapmasaydım, bugün Picasso olmazdım’. O dönemler sanat alanında henüz yeniydim ve bu konuda söyleyecek pek bir şeyim yoktu. Bu söz, benim hayatımda öğrendiğim en önemli dersti. Yolun başında, henüz genç bir sanatçı olarak bu sözü hayatımın merkezine koyarak, büyük bir azimle çalışmaya devam ettim” dedi.
89 yaşında olan Yücesoy, son bir yıldır eşiyle birlikte Bağlıca’daki özel bir bakımevinde yaşamına devam ediyor. Bakımevi tarafından kendisine tahsis edilen bir odada resim çalışmalarına ara vermeden devam eden Yücesoy’un önceki atölyesi ise Sümer Sokak’taydı.