Cam, alev ile vücut buluyor

 

Ateşe hükmeden sanat, cam üfleme

HABER VE FOTOĞRAFLAR NAZ AKMAN / ANKARA – Laboratuvar da tıbbı malzeme üretirken cam ile iç içe yaşayan Mustafa Kural 1980 yılında Cam Üfleme Sanatı’nı öğrenerek, bugün Ankara’da 17 usta yetiştirmeyi başardı.
Günümüzde Geleneksel El Sanatları’ndan farklılık göstererek Modern Sanatlardan biri haline gelen cam üfleme alev karşısındaki soğuk camın, üfleme yöntemiyle şekillendirilmesidir. 1998 yılında sanatında ustalaşarak Ankaralılara cam üfleme dersleri vermeye başlayan Mustafa Kural, Hacettepe Üniversitesi’ndeki öğrencilere ve farklı alanlardan gelen birçok kişiyi eğiterek bu sanatı yaşatmaya devam ediyor.

DİKKATSİZLİK TÜM EMEKLERİ BOŞA ÇIKARABİLİYOR”
1200 derecelik bir ısı karşısında nefesiyle ateşe hükmettiğini ifade eden Sanatçı Mustafa Kural, cam üflemeyi şöyle aktarıyor: “Cam işleme sanatı iki şekilde ele alınmaktadır; camın şeklen işlenmesi, cam eşyanın üzerine boya ve desen işlenmesi. Camın şeklen işlenmesi hakikaten sıra dışı bir sanat dalıdır. Eriyik haldeki camın özel araçlar yardımı ile şekillendirilmesine dayalı bu sanat dalı ile gerek kullanım amaçlı, gerekse süs ve dekorasyon amaçlı birçok çeşitte ürünün imalatı yapılabilmektedir. Ancak cam üflemeden önce yapılacak olan bazı teknikler vardır. Öncelikle bu işi yapacak olan kişilerin el kıvraklığının iyi olması gerekir. Çünkü cam ile uğraşırken en ufak dikkatsizlik tüm emeklerinizin boşa gitmesine sebebiyet verebilir. Cam hiç bir zaman alevden uzaklaşmamalı. Ufak bir uzaklaşma dahi olsa, ani ısı kayıpları nedeniyle tüm emekleriniz boşa gidebilir. Her noktaya aynı değerde ısının gelmesi için sürekli hareket ettirilmesi şarttır. Cam üfleme yapılırken en önemli işlem sap çekmektir. Çünkü cama üfleme işlemi yapılırken ince içi boş bir borunun belli bir noktası ısıtılır. Bu ısıtma işleminde ince borunun belirli bir hızda ve sürekli döndürülerek yapılması gerekiyor. Benim atölyemde kullandığım borular fabrikadan renkli bir şekilde geliyor. Çünkü camın renklendirilmesi ayrıca zahmetli bir iştir.

“YANICI BİR MADDE İLE SANATSAL OBJELER ÇALIŞIYORUM”
Öğrencilerim genellikle cam biblo, boncuk ve süs eşyası yapımında başarılı oluyorlar fakat meslekte temel eğitim almak için iki yıllık bir süre zarfı gerekiyor. Yanıcı bir madde ile sanatsal objeler yapmaya çalışıyoruz çoğu zaman iş kazaları olabiliyor. Bu nedenle eğitim kısmı çok önemlidir. Ben borosilikat cam, cam küre, cam biblo ve obje tasarımı eğitimleri aldım. Ankara’da bu işi yapan birkaç usta belki kalmıştır. Ben de bu sanatın genç kuşaklar tarafından sürdürülebilmesi için gerek özel gerekse Hacettepe Üniversitesi’ndeki öğrencilere ders vermek için çabalıyorum.
ALEVİ GÖREN, GELİYOR
Tüpten çıkan alevi gören herkes mutlaka beni izlemeye başlıyor. Çoğu insan camdan yapılan ürünlerin yapım aşamasına tanık olmamıştır. Bu nedenle atölyemde çalışırken mutlaka merak eden hevesli öğrencilerim oluyor. Sırf bunun için ders almak istiyorlar ancak hakikaten zor ve riskli bir iş olduğu için sandalyeye oturan epeyce heyecanlanıyor. Ancak her geçen gün ciddi bir biçimde bu sanata gönül koyan çıraklarım da oldu, her biri şimdi bu alanda ustalaştı. Son yıllarda Ulucanlar Müzesi’nin arka kısmında yer alan Sanat Sokağı’nda diğer meslektaşlarım gibi atölyemde dersler vererek çalışmalarımı sürdürüyorum. Elbette daha fazla ziyaretçinin bu sokağa gelerek en azından geleneksel el sanatlarımızdan olan bu çalışmalarımızı görmesini isterdim. Fakat maalesef Ulucanlar bir cezaevi olarak bilindiği için, insanlar Sanat Sokağı’nı dolayısıyla buradaki ustalar ile tanışamıyor”.