Atölye Pati İzleri

“Önce toplumun çocuklarını doğurmalı
insan, sonra kendininkileri”

Sokaklarda açlıkla mücadele eden kedi ve köpeklere, el emeği tabloları sayesinde mama ve veteriner desteğinde bulunan Atölye Pati İzleri, sokak hayvanları için farkındalık yaratmaya çalışıyor

DİCLE KAVAK EKMEKCİ – Uzun yıllardır pano boyama hobisi olan Aslı Küçükoğlu, kedisi Şaziye’nin rahatsızlığı nedeniyle yaşadığı sıkıntılı günlerde, okuduğu bir kitapta gördüğü “Önce toplumun çocuklarını doğurmalı insan, sonra kendininkileri” cümlesiyle sadece kendi evcil hayvanı değil, sokak hayvanları için de bir şey yapması gerektiğine karar veriyor.
“Milyonlarca dünya çocuğu bu hallerdeyken senin gözün kendi çocuğundan başkasını görmeyince yeni doğan o çocuğu sen kendi elinle imtihan nesnesi haline getiriyorsun”
Burak Özdemir -Levh-i Mahfuz
Sokaklarda çöplerden yemek bulmaya uğraşan, açlıkla yaşam mücadelesi veren bir sürü patili dostunun olduğunu düşünerek harekete geçen Küçükoğlu, şimdiye kadar onları farkındalıkla görmediğine karar vererek sokak hayvanları için ürünler tasarlayabileceğini düşünüyor. Bir yıl önce, ilk önce evde bulunan el emeği panolarını satarak çevredeki sokak canları için mama desteğinde bulunmaya başlıyor.
Ülkemizde son yıllarda moda olan duvar setlerini, kendi tasarımıyla değişik konseptler oluşturarak sunmaya başlayan Küçükoğlu, sosyal medya üzerinden ürünlerini satıyor. Yerel kermesler, tasarım pazarları, online tasarım pazarlarında ve zet, decopano ve creaftiy de dükkan açan Küçükoğlu, kişisel bir sosyal sorumluluk projesi oluşturuyor. Yaptığı iş ufak çaplı olsa da, kalbini koyarak eline geçeni paylaştığını söyleyen Küçükoğlu, gazetemize yaptığı açıklamada, “Benim için en önemlisi paylaşmaktı. Çünkü iyilik ruha terapidir ve ulaşıcıdır. Benim için güzel müzik mama yerken çıkan çıtırtılardır” diye konuşuyor.
Bu süreçte eşinin, annesinin ve dostlarının kendi bölgelerinde mama dağıtımı yaparak kendisine destek olduğunu söyleyen Küçükoğlu, her gün mutlaka 150 sokak hayvanına mama dağıtımına çıktığını belirtiyor.
Tamamen el yapımı ve kendi tasarımların oluşan konseptlere sahip ürünlerini evindeki ufak bir atölyede meydana getiren Küçükoğlu, günlük 15- 20 sokak hayvanıyla başlayan mama dağıtımını kısa sürede 10 katına çıkartarak sattığı ürünlerden gelen ödemelerle yalnızca mama alıyor. Bagajında mama çuvallarını eksik etmeyen Küçükoğlu ve eşi, düzenli mama verdiği yerler dışında her gittiği yerde gördüğü sokak canlarına mama verdiklerini söylüyor. Bir yıl gibi kısa bir sürede 2 tona yakın mama dağıttıklarını söyleyen Küçükoğlu, “Hayvanlarla birebir iletişim halindeyiz, kedilerimizle kim eksik kim yok yoklama alır durumdayız.Mevzunun sadece mama geliri sağlamak olmadığını düşünüyorum. Sevgiyede mama kadar ihtiyaçları var. Birebir iletişim halinde ikisini birlikte vermeye çalışıyoruz.Bireysel bir girişim için kendimi sanslı hissediyorum” diyor. Üretilen ürünler yuvalarında yerini alırken patililer doyuyor ve gün sonunda hem ürün satın alan hem de sattığı ürünlerle mama dağıtımı yapan Küçükoğlu mutlu oluyor. Ürün satın alanlar, alışveriş yaparken gelirin kendileri için ya da hediye olarak verdikleri kişiler için bir canı doyurmak üzere harcandığını biliyorlar.
Şimdiye kadar, Sevgili bodrum atölyesinin ev sahipliğinde workshop düzenleyen Küçükoğlu, ürün tedarikçilerinin malzeme sponsoru olduğu çalışmalar gerçekleştiriyor. Katılımcılar kendi panolarını gönüllerince boyarken, kazanılan geliri Başka Bir Hayat Diliyorum derneği aracılığı ile Turgutreis Geçici Hayvan Barınağında tedavi masrafı olarak kullanılıyor. Bunun dışında satılan el emeği ürünlerden elde edilen gelirlerle sokakta buldukları hasta yada yaralı hayvanları da özel kliniklerde tedavisini ettirmeye çalışıyorlar.
Küçükoğlu, “İyilik paylaştıkça çoğalacak”
Küçükoğlu, daha çok cana faydalı olmak istediğini vurgulayarak, “Üretmek dünyanın en güzel işi ve sokakta yaşamak zorunda olan patili dostlar için yapmak şahane bir duygu.Hayvanlar Yaradanın sessiz kulları.Onlara nasıl davrandığımız bizim sınavımız.Tabiat bırakmıyoruz onlara ve doğal ortamlarında avlanamıyorlar çünkü her yer binalarla dolu. Madem bu duruma onları biz sürükledik karınlarını doyurabilmekte boynumuzun borcu.Bu benim kişisel fikrim ve konuya bakış açım.Dilerim bir gün hepimiz ayni farkındalıkla buluşuruz. İyilik paylaştıkça çoğalacak evet” açıklamasında bulunuyor.