BADER’in Başkanı Avukat Dursun Yassıkaya hedefi gösterdi

UZLAŞMA KÜLTÜRÜMÜZ OLMALIDIR

Makamların ve paranın satın alamayacağı noktalara kilitlenmemiz gerektiğini söyleyen Başkan Yassıkaya, bu konuda Avrupa’da 5 nci durumda olduğumuzu açıklandı

RÖPORTAJ / SALİM TAŞÇI (ANKARA) – Bazı davalar vardır ki, sonuca ulaşamayıp, 2nci, 3ncü kuşağa kadar dayanmaktadır. Siz deyin 40 sene, biz diyelim 50 sene… Arabuluculuk ve Uzlaşma Kanunu çıktıktan sonra, yıllarca süren davalar sonuçlandırılmaya başlandı. Arabuluculuk Kanunu’nun detaylarını, BADER Başkanı Avukat Dursun Yassıkaya’ya sorduk ve cevaplarını aldık.
Bağımsız Arabulucular Derneği (BADER) Başkanı, Avukat ve Uzm. Arabulucu Dursun Yassıkaya, Bağımsız Arabulucular Derneğinin amacının; arabuluculuğu tanıtmak ve bilinirliğini artırmak olduğunu dile getirerek, BADER’in, sivil toplum kuruluşu olduğunu ifade etti. Yassıkaya, “BADER’in amacı ileriki zamanlarda kamu yararına dernek olmaktır” dedi.
BADER Başkanı Dursun Yassıkaya, “ Biz, bağımsız arabuluculuğu tanımlarken kendi kendimize söz verdik. Hepimizin kendisine göre etnisite ya da mezhep tanımı var. Dolayısıyla hepimizin, dünya görüşü var. Ama hiçbir şekilde bağımsız arabulucular çatısı altında siyaset yapmayacağız, siyaset konuşmayacağız ve herhangi bir siyasi ideolojinin ön bahçesi ya da arka bahçesi olmayacağız. Ama bir yerde tarafız 1919 ruhuna tarafız, bu bizim olmazsa olmazlarımızdan” diye konuştu.
“Arabuluculuk, geleceğin mesleği olacak”
Uzm. Arabulucu Dursun Yassıkaya, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu olduğunu kaydederek, avukatlık mesleğini icra ettiğini aktardı. Arabuluculuk kanununun çıktıktan sonra arabuluculuk mesleğinin geleceğin mesleği olduğuna inandığını dile getirdi. Yassıkaya, “Arabuluculuğun, Türk Medeni kanununun kabulü kadar önemli olduğunu düşünüyorum. Türkiye’de ötekileştiren dil sebebiyle arabuluculuğun, toplumsal uzlaşmaya ve barışa hizmet edeceğine inanıyorum. Türkiye kapsamında arabuluculuğun gelişmesi toplumun tüm katmanlarında yayılabilmesi için sivil toplum örgütüne (STK) ihtiyaç olduğunu biliyoruz. Bu sivil toplum örgütünün siyasetten uzak, herhangi bir etnik ve mezhepsel yapının arka ya da ön bahçesi olmadan sadece meslekte başarı ve bilinirliği artırmak amacı ve geliştirmesini amaçlayan bir sivil toplum örgütü olabileceğine inanıyorum. Bağımsız Arabulucular Derneği (BADER) kuruluş fikrini ortaya atan kurucu başkanıyım ve şu anda arkadaşlarımızın teveccühü ile derneğin başkanlığını yürütüyorum ” dedi.
“Amacımız; Türkiye’de her ilde 1 BADER temsilcisi sağlamak”
Başkan Yassıkaya, BADER’in 27 Eylül 2017 yılında kurulduğunu belirterek, çok yeni kurulan bir dernek olduğunun altını çizdi. Derneğin kuruluş amacını şu sözlerle açıklayan Yassıkaya, “Türkiye’nin arabuluculuk kurumunun gelişmesinde tamamen gönüllülük esasına dayalı olarak gelişmesine hizmet etmek. Ve bu amaçla da arabuluculuğa inanan, arabuluculuk eğitimi almış insanların, üye olabileceği bir dernek. Bu konuda Türkiye’de her ilde BADER’in en az bir temsilcisini sağlamak. Bu amaçla da emin adımlarla ilerliyoruz. Üye sayımız hızla artıyor, derneğimize bir talep var, bunu daha da artırmaya çalışıyoruz. Yapmış olduğumuz faaliyetler nedeniyle kamuoyunda bilinirliğimiz artmış durumda” ifadelerini kullandı.
“Hedef kitlemiz; sanayi odaları, esnaf odaları…”
Arabulucu Yassıkaya, hedef kitlelerinin sanayi odası, ticaret odası ve esnaf odaları olduğunu ifade ederek, bu odalara arabuluculuğu anlattıklarını, odalarla yaptıkları görüşmelerden olumlu geri dönüş aldıkları dile getirdi.
“Toplumsal uzlaşı kültürüne katkıda bulunmak istiyoruz”
BADER Başkanı, “Meslek olarak arabuluculuğun gelişmesinin yanı sıra toplumsal uzlaşı kültürüne katkıda bulunmak istiyoruz” diye söyledi.
Arabulucu Yassıkaya, öncelikle amaçlarının uzlaşı kültürünü yaymak olduğunu dile getirerek, uzlaşı kültürüne sahip ve kendisiyle barışık olan bireyleri derneğe üye olmasını istediklerini belirtti.
Başkan Yassıkaya, BADER üyesi olmak isteyen kişilerde seçici davrandıklarını vurgu yaparak, din, dünya görüşü, ya da mezhepsel bir ayrım yapmadıklarını da sözlerine ekledi. Arabuluculuğa gönül veren inanmış, meslektaşlarımızın üye olmasını amaçlıyoruz diyen Yassıkaya, “Üye olmak isteyen kişilerin, kamuoyunda bilinirliği ve referans kaynakları bizim için önemlidir” ifadelerine yer verdi.
“Kendi iç dünyanızda barışı ve uzlaşıyı tercih ettiyseniz..”
Arabulucu Yassıkaya, “Arabuluculuk, sınavını kazanan herkes arabulucu olabilir. Fakat kişinin kendisine yapmış olduğu yatırım işinde başarılı olmayı getirir. Kendi iç dünyanızda barışı ve uzlaşıyı tercih ettiyseniz arabulucu olabilirsiniz” diyerek konuşmasını sürdürdü.
Toplumun katmanlardan oluştuğunu söyleyen Yassıkaya, ekonomik, sosyal ve eğitim olarak farklı olan insanların bir araya geldiği bir toplumda yaşadığımızı belirtti. Yassıkaya, “İnsanlarla doğru iletişimi kuramadığınız takdirde mevkiinizin, makamınızın ve paranızın satın alamayacağı noktalarda kilitlenip, uzlaşma kültürünüz yoksa çatışmayı berberinde getiriyorsunuz” şeklinde konuştu.
Başkan Yassıkaya, toplumun tüm eğitim kademelerinde arabuluculuk kurumun bilinmesi ve koşullarının neler olduğunun konusunda özellikle gençlerin, arabuluculuk konusunda kendilerine yatırım yapmalarını tavsiye etti. Yassıkaya, “Bizler, 50 yaşımızı geçmiş insanlarız. Ama bizlerin de egoları ve hırsları var. Biz, egolarımızı ve hırslarımızı törpüledik. Arabuluculuk mesleği, geleceğin mesleğidir. Şu anki düzenlemeye göre hukuk mezunu olan gençler, arabulucu olabiliyor. Ayrıca mezuniyetten sonra 5 yıllık kıdeminiz olması gerekiyor” açıklamasında bulundu.
Yassıkaya, “Kanunda arabuluculuk; çatışmanın taraflarının, kendi özgür iradeleriyle, çözüm odaklı, tamamen gizli olan süreç sonucunda bakanlıktan uzmanlık eğitimi yetkin arabulucu gözetiminde çatışmanın sonlandırılmasıdır. Arabuluculuğun, kaba ve kısa tanımı böyle” dedi.
“Arabuluculuk”
Arabuluculuk, kavramının tam anlamıyla açıklayan Yassıkaya; “Görüşmek, müzakerelerde bulunmak ve aralarındaki anlaşmazlıkları çözmek için tarafları bir araya getiren, uzmanlık eğitimi almış, tarafsız ve bağımsız bir üçüncü kişinin katılımıyla yürütülen çözüm yöntemine  ‘arabuluculuk’ denir.” ifadelerini kullandı.
“Arabuluculuk; toplumsal barışa ve huzura etkisi var”
Dursun Yassıkaya, Bağımsız Arabulucular Derneğinin( BADER) bu süreçte hukuk fakültesi mezunlarından arabuluculardan oluştuğunu ifade ederek, arabuluculuğun; toplumsal barışa ve huzura etkisini inanan insanların derneği oluşturduğunu ve kurduğunun altını çizdi. Birçok faaliyet ve etkinlik yaptıklarından söz eden Yassıkaya, sözlerine şöyle sürdürdü; “Bizler, bu tür faaliyetlerde tamamen öz kaynaklarımızdan, kişisel finanslarımızda ve bu tür etkinliklerde hiç maddi kazanç sağlamadan gönüllülük esasına dayanarak, sizlere bu süreci anlatmaya çalışıyoruz.”
Dursun Yassıkaya, sanayi odaları, sivil toplum kuruluşları ve esnaf odalarıyla görüştüklerini dile getirerek, BADER’in etkili bir dernek olduğuna vurgu yaptı. Türkiye’nin içinde bulunduğu sosyo-ekonomik yapısından kaynaklanan birçok problemlerinde var olduğunu belirtti.
“Bu bir sosyal sorumluluk projesi”
Dursun Yassıkaya, “ Biz, bağımsız arabuluculuğu tanımlarken kendi kendimize söz verdik. Hepimizin kendisine göre etnisite ya da mezhep tanımı var. Dolayısıyla hepimizin, dünya görüşü var. Ama hiçbir şekilde bağımsız arabulucular çatısı altında siyaset yapmayacağız, siyaset konuşmayacağız ve herhangi bir siyasi ideolojinin ön bahçesi ya da arka bahçesi olmayacağız. Ama bir yerde tarafız 1919 ruhuna tarafız, bu bizim olmazsa olmazlarımızdan.” diye konuştu.
“Avrupa’da arabuluculuk konusunda 5. sıraya yükseldik”
Ülkemizde arabuluculuk sisteminin başarılı bir şekilde yürütüldüğünün altını çizen Yassıkaya, Türkiye, arabuluculukta Avrupa’daki sıralamasında ilk 5 ülke içinde yer aldığını dile getirdi. Yassıkaya, “En son giren sisteme, en son giren ülke olarak bu büyük başarıdır. Geldiğimiz noktada bizler, son derece emek veriyoruz. Bu durum avukatların ve arabulucuların başarısıdır” dedi.
“Amacımız; arabuluculuğun bilinirliğini artırmak”
Başkan Yassıkaya, amacın; kamu hukukunu ilgilendirmeyen tüm alanlarda arabuluculuğun yaygınlaşması olduğunu belirtti. Yassıkaya, “Toplumun, bu konuya ne kadar vakıf olduğu ve bildiği ile alakalı bir durumdur. BADER’in amacı burada noktaya giriyor. Biz, toplumun her katmanlarına bunu anlatmaya çalışıyoruz. Arabuluculuğun, özel hukukta uygulama alanı çok yüksek. Amacımız; arabuluculuğu tanıtmak ve bilinirliğini artırmaktır. Biz, sivil toplum kuruluşuyuz. BADER’in amacı ileriki zamanlarda kamu yararına dernek olmaktır” diyerek tanımda bulundu.
Arabulucu Yassıkaya iş hukukunda arabuluculuk zorunlu hale geldikten sonra diğer alanlarda bu sisteme yönelme olduğunu söyledi.
“İşçi-işveren uyuşmazlıkları, ticari uyuşmazlık, kira uyuşmazlığı…”
Özel hukuk konuları kapsamında arabuluculuğa gidilebileceğini dile getiren Yassıkaya, sözlerini şöyle sonlandırdı; “İşçi-işveren uyuşmazlıkları, sağlık hukuku, inşaat hukuku, ticari uyuşmazlık, kira uyuşmazlığı, ortaklığın giderilmesi uyuşmazlığı, aile uyuşmazlığı, tüketici uyuşmazlığı konuları arabuluculuğa elverişlidir. Özel hukukun hemen hemen her alanında arabuluculuk uygulanmaya başlayacaktır. Şu an seçimler nedeniyle kanunlar askıya alındı. Ama seçimlerden sonra kanunların yürürlüğe gireceğini düşünüyorum. Yaptığımız arabuluculuk tanıtım toplantıları sonrasında arabuluculuğa bakışın değiştiğini gözlemliyoruz. Bu da ayrı bir keyif veriyor.”