Bahçeli: Putin Suriye’de ikili oynuyor

TBMM – MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Her ne kadar iradesi ve inandırıcılığı kalmamışsa da İdlib’de ateşkesin sağlanabilmesi, çözüm yollarının aralanması, Soçi kararlarının tatbikine bağlıdır. Aksi takdirde İdlib patlayacak, zalimler ve katiller kaçtıkları yere kadar kovalanacaktır.” dedi.
Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, Türkiye’nin olağanüstü bir süreçten geçtiğini, İdlib’in fokur fokur kaynayan, kaynadıkça taşan kanlı bir kazana dönüştüğünü belirtti.
Rusya destekli rejim güçlerinin hain ve hunhar saldırılarının devam ettiğini, bu ayın başından beri İdlib’de verilen şehit sayısının 16’ya ulaştığını anlatan Bahçeli, şehitlere Allah’tan rahmet diledi.
“Dökülen şehit kanlarının yerde kalmayacağını biliyor ve sabırsızlıkla bekliyoruz.” diyen Bahçeli, “Rusya, Soçi Mutabakatı’na vurgu yaparken taciz ve tahriklerini ısrarla sürdürmektedir. Karadan Esad güçleri, havadan Rus jetleri ölüm yağdırmaktadır. Yüksek yakıcı ve yıkıcı özelliğe sahip, patladığı yerde geniş bir alanda her canlıyı oksijensiz bırakan termobarik bombalarla belirlenmiş hedefleri vuran Rusya’dır.” ifadelerini kullandı.
Türk askerinin İdlib’de tek taraflı, işgal amaçlı ve dayatmacı bir anlayışla değil, Astana ve Soçi ruhuna müzahir şekilde bölgede koordinasyon ve gerginliğin azaltılması hedefiyle bulunduğunu anımsatan Bahçeli, “Her ne kadar iradesi ve inandırıcılığı kalmamışsa da İdlib’de ateşkesin sağlanabilmesi, çözüm yollarının aralanması, Soçi kararlarının tatbikine bağlıdır. Aksi takdirde İdlib patlayacak, zalimler ve katiller kaçtıkları yere kadar kovalanacaktır. Bu şartlar altında Türkiye’nin geri adımı düşünülemeyecektir. Zalim Esad döktüğü kanların bedelini damla damla ödeyecektir.” değerlendirmesini yaptı.
“Türkiye’nin İdlib’deki varlığı hakkıdır, haklıdır”
Bahçeli, İdlib’de ateşkesin tesisi için zulmün bitmesi, saldırıların durması, masumlara yönelik acımasızlıkların son bulması gerektiğinin altını çizerek, şöyle devam etti:
“Rusya’nın Türkiye’ye karşı Suriye’nin arkasında durması, Suriye’yi Türkiye’ye tercihi akla ziyandır ve stratejik hesaplarla bile izah edilemeyecektir. Dahası Putin’in ikili oynaması, önde Sayın Erdoğan’a sarılırken arkada Esad’ı kucaklaması, tam bir çelişkidir. Türkiye ile Rusya stratejik ortak değildir, müttefik değildir ama iki ülke arasında siyasi, ticari, ekonomik ve diğer ilişki ağları gelişmiş ve güçlenmiştir. Ne var ki İdlib’deki sıcak çatışma ve gerilim ikliminin varlığı, domates yüklü tırlarımızın Rusya sınırında bekletilmesine neden oluyorsa, samimiyetsizlik ve güvensizlik zirve yapmış demektir. Aynı zamanda bu sorunlu tablo adil ve hakkaniyetli bir tavır sayılamayacaktır. Türkiye’nin İdlib’deki varlığı hakkıdır, haklıdır. Bu varlığımızı sorgulayanların önce işe Rusya’dan başlamaları, mazlumların katledilmesine kafa yormaları isabetli ve tutarlı bir yaklaşım olacaktır.
Esad rejimi ile Rusya’nın İdlib ile Hama bölgesinde Ocak ayından bugüne kadar 369 sivilin ölümüne neden olmaları hangi vicdana sığacaktır? Ülkemizin sınırında büyük bir sığınmacı yığılması varken, Rusya’nın bunu inkar etmesi hangi akla hizmettir? Şunu herkes bilmelidir ki bizim haklarımıza, egemenlik ilkelerimize, güvenlik ve bekamıza saldıran ve kumpas kuran hangi güç veya ülke olursa olsun karşı karşıya gelmemiz kaçınılmazdır.  Biz kuzu olup baş eğmeyiz, bozkurt olur zalimleri tepeleriz.”