Balcı: Ekmek üzerinden siyaset yapma devri

“Uygulanan ekmek fiyatları enflasyon oranının altında”

Türkiye Fırıncılar Federasyonu Başkanı Halil İbrahim Balcı, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun “ekmeğe zam yapılmamasına” ilişkin açıklamasının kabul edilemez olduğunu belirterek, son günlerde ülke genelinde yaşanan deprem gerçeğinin göz önünde bulundurarak, 2010 yılında çıkan bina altında fırın yapılmamasına ilişkin yönetmeliğe uyulması gerektiğine dikkat çekti

NAZ AKMAN – Türkiye Fırıncılar Federasyonu Başkanı Halil İbrahim Balcı, son günlerde özellikle İstanbul genelinde, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun ekmek üzerinden yaptığı açıklamanın Federasyon tarafından kabul edilemez olduğunu belirterek, “Ekmek üzerinden siyaset yapma devri bitti. Talihsiz bir açıklamadır. Belediye imkanlarını kullanarak ekmek fiyatını değiştirmeyerek onun üzerinden siyaset yapılmasını doğru bulmuyoruz” dedi. Balcı, İmamoğlu’nun Twitter hesabından yaptığı “Halk Ekmek 1978 yılından bu yana İstanbullulara hizmet veriyor. Türkiye’nin en sağlıklı ve en ucuz ekmeğini üretiyoruz. Ulaşımda öğrencileri ve anneleri nasıl koruduysak, İstanbul’un ekmeği de İstanbullular için 75 kuruş olmaya devam edecek. En güzel sevgilidir İstanbul” açıklamasına yanıt verdi.
“Vatandaş size oy verirken 75 kuruşa satılan ekmeğin fiyatını muhafaza edin diye oy vermedi”
Balcı, “Ekmek fiyatı üzerinden yapılan açıklamayı, Fırıncılar Federasyonu olarak doğru bulmamız mümkün değil. Bir taraftan sekiz ay içerisinde suya yüzde 20 zam yapacaksınız aynı şekilde ulaşımda yüzde 35 zam yapacaksınız, park yapılırken hiçbir maliyeti olmayan alandaki ücret fiyatlarına yüzde 70 zam yapacaksınız, ekmek fiyatlarına gelince ise 2016 yılından bu yana değişmeyen ekmek fiyatlarının girdilerinde hiçbir değişiklik olmamış gibi 75 kuruşu muhafaza ediyoruz diye kamuoyuna deklere edeceksiniz. Ekmek üzerinden siyaset yapma devri bitti. Vatandaş size oy verirken 75 kuruşa satılan ekmeğin fiyatını muhafaza edin diye oy vermedi. Şehrin sorunları var şehrin öncelikleri var onları yapın diye oy verdi. 75 kuruşa ekmeği satmakta övüneceksiniz ve ekmek üzerinden siyaset yapacaksınız. En önemlisi ise bu açıklamayla İstanbul’da faaliyet gösteren üç bin fırıncı esnafını yok sayacaksınız. 10 bin bakkal esnafını mağdur edeceksiniz ve üç bin fırıncı esnafının yanında çalışan 45 bin çalışanı yok sayacaksınız. Esnafın sorunlarını dinleme ve çözüm bulma noktasında zaman ayırmalarını talep ediyoruz. Talihsiz bir açıklamadır, ekmek üzerinden siyaset yapma devri 1990’lı yıllarda kalmıştır bunun üzerinden 30 yıl geçmiştir, İstanbul halkı ve İstanbul’da yaşayan vatandaşlarımız orada hizmet beklemektedir” sözlerine yer verdi.
“Uygulanan ekmek fiyatları enflasyon oranının altında”
Ekmek fiyatları üzerinden siyaset yapılmaması gerektiğinin altını çizen Balcı, ekmeğin ana girdileri arasında yer alan doğalgaz, elektrik, un ve mayadaki fiyat artışlarına ilişkin de değerlendirmelerde bulundu. Balcı, “Kimse ekmek fiyatları üzerinden gündeme gelmeye çalışmasın. 2002 yılından bugüne kadar her ekmek fiyat artışında enflasyon oranını göz ardı etmedik, enflasyon oranları altında ekmek fiyatını belirledik. Son zamanlarda gerek un fiyatlarındaki yüzde 25 artış, maya fiyatlarındaki yüzde 50 artış, işletme giderlerindeki yüzde 30 artış ile işçilik giderlerindeki yüzde 25’lik artışa rağmen bugün uygulanan ekmek fiyatlarına baktığınız zaman enflasyon oranının altında seyir gösterdiğini görüyoruz. Ekmek fiyatını artırmak çözüm değil, katkısız ekmek üretmek gerekiyor. Ucuza ekmek vermek marifet değil, üretilen ekmeğin kalitesinin muhafaza edilmesi gerekiyor. Tarım Bakanlığı 2018 yılında, un, su, tuz ve mayadan başka herhangi bir katkı maddesinin kullanılmaması gerektiğini belirtmiştir. Katkının yasaklanmasıyla birlikte buğdaydaki sedim değeri 30 olarak yükseltilmiştir, yani kaliteli buğdaydan ekmeğin yapılması için katkı maddesi kullanılmasına gerek duyulmasın diye sedim değeri yükseltilmiştir. Maalesef 2018 yılında buğdaydaki sedim değeri 26’ya düşürüldü. Bu 26 sedimden üretilen unlar bizim fırınlarımızda kullanılmayan unlardır. Ekmeğin 75 kuruştan verme sevdasına devam edilmesi durumunda 26 sedimden üretilen unlara katkı maddesi ile birleştirilerek halk ekmek fabrikalarında kullanıyorlar, yoksa zaten bu fiyata bunu mal etmek mümkün değil. Bugün enflasyon oranına göre ekmeğin kilo fiyatı sekiz liranın üzerinde olması gerekirken uygulanan kilogram fiyatı altı ile yedi buçuk lira arasında seyrediyor” diye konuştu.
Yönetmeliğe aykırı bina altı fırınlar
Son olarak 2010 yılında çıkarılan yönetmelik çerçevesinde hala bina altında açılan fırınların arz ettiği tehlikeye işaret eden Balcı, belediyelerin bu konuda hassasiyet göstermeleri gerektiğini söyledi. Yönetmeliğe harfiyen uyulması gerektiğini ifade eden Balcı, “Son günlerde sık sık yaşadığımız deprem gerçeğini unutmamamız gerekiyor. Başta İstanbul olmak üzere tüm illerimizde 2010 yılında çıkan bina altında fırın yapılmamasına ilişkin yönetmeliğe harfiyen uyulması gerekiyor. Bugün bina altındaki fırınlar bir nevi saatli bomba gibidir. Eğer 2010 yılından sonra yönetmeliğe aykırı olarak bina altında fırın varsa bir gün bile çalışmasına müsaade edilmemesi gerekir. 2010 yılından önce bina altında yapılan fırınların ise kontrol edilmesi ve gerekli önlemlerin alınması şart. Eğer fırının binaya verdiği bir zarar varsa gerekirse binanın boşaltılması bile gerekir. Halk sağlığı ve güvenli gıda üretimi her şeyden daha önce gelir, belediye asli olan bu görevlerini yerine getirmelidir” ifadesini kullandı.