“Başkentli dinleyiciler beni çok mutlu etti”

Hanadalı sanatçı Mckennitt:
Ankara’ya tekrar gelmek isterim

NAZ AKMAN – Dünyaca tanınan Kanadalı sanatçı Loreena McKennitt, ilk kez Başkentteki hayranlarıyla bir araya geldi. Ankara’ya Kelt kültürüne ilişkin bilgisini arttırmak için geldiğini söyleyen ünlü sanatçı, “Ankara’da ilk kez konser verdim. Buna rağmen çok coşkulu bir seyirci vardı. Şarkılarımın çoğunu bilmeleri beni çok mutlu etti” dedi.
30 yılı aşkın sanat yaşamı boyunca birçok ödüle sahip olan, dünyaca ünlü müzisyenlerle birlikte sahne alan McKennitt, geçtiğimiz günlerde Türkiye’de 3 konser verdi. Mistik şarkılarıyla dünya çapında geniş bir kitleye seslenen sanatçı, Congresium Ankara’da hayranlarıyla buluştu. Bugüne kadar albümleri 15 milyondan fazla satılan McKennitt, konser sonrası sorularımızı yanıtladı.
Neden “müzikli seyahat yazıları”?
Venedik’te Kelt kültürüyle ilgili çok ilginç bir sergiyi ziyaret etmiştim. Orada Keltlerin köklerinin İrlanda, İskoçya ve Galler’den Orta Avrupa’ya hatta Asya’ya kadar uzandığını öğrendim ve bu keşif beni çok heyecanlandırdı. Müziğimde de bunun etkilerini görmek mümkün. Müziğimde seyahatlerimden izler var. Bu yüzden müzikli seyahat yazısı deniyor. Sahnedeki dostlarım duyduğunuz gibi sadece harika müzisyenler değiller, aynı zamanda müthiş birer seyahat arkadaşı onlar.
“Türkiye’yi çok özlemişim”
Türkiye’deki konserlerinizden memnun kaldınız mı?
Benim için çok keyifli geçti. Her üç şehirde de çok güzel bir seyirci ve ilgi vardı. Türkiye’yi çok özlemişim. Organizasyon anlamında da benim için çok güzeldi. Pasion Turca ve ekibi bizi her zaman olduğu gibi çok güzel ağırladılar. Arayı çok açmadan tekrar buluşmayı umuyorum.
Ankara izleyicisini değerlendirir misiniz?
Ankara’da ilk kez konser verdim. Buna rağmen çok coşkulu, bizi çok güzel karşılayan bir seyirci vardı. Şarkılarımın çoğunu bilmeleri beni çok mutlu etti. Ankara’da yeniden konser vermek isterim. Daha önce Ankara’ya gelmiştim. Tekrar burada olduğum için çok mutluyum. 2003 yılında Ankara, Safranbolu, Konya ve Kapadokya’yı kapsayan bir tur yapmıştım. Özellikle Ankara’da Kelt dönemine ait tarihi eserlerin sergilendiği müze çok çarpıcıydı. Ankara’ya çok yakın mesafede bulunan arkeolojik kazı alanlarına yaptığım gezi benim için çok özeldi. Bu ziyaret sayesinde Kelt kültürüyle ilgili bilgimi arttırma şansım olmuştu. Benim için çok besleyici bir deneyimdi, kendimi çok daha olgun bir dünya vatandaşı gibi hissetmiştim. Çünkü her jenerasyon kendinden önceki tarihi olaylardan etkileniyor, edindiği bilgilerle kendini ilerletiyor. Çünkü tarih, özellikle eski çağlar, bugünkü yaşantımızla birebir ilintili. Ben de bu öğrenimi ve keşfi, müzik ve Kelt kültürü aracılığıyla yapabildiğim için kendimi çok şanslı ve mutlu hissediyorum. Daha çok öğrendikçe, bilmem gereken çok daha fazla şey olduğunun farkına varıyorum.
Türkiye’de neleri beğeniyorsunuz?
Türkiye ve ülkenin güzel insanlarıyla ilgili söylenecek çok şey var. Türkiye’ye zaman zaman seyahatlerim oluyor. Misafirperver karşılamalarınız, içtenliğiniz, alçakgönüllülüğünüz beni çok mutlu ediyor. Tarih ve kültür zenginliğinizden söz etmiyorum bile. Büyüleniyorum. Coğrafya olarak muazzam bir çeşitliliğe sahip, ülkenin her bölgesi başka güzel.
Türk yemekleri hakkında ne düşünüyorsunuz ?
Türk mutfağı muazzam bir lezzete ve çeşitliliğe sahip. Beğendiğim yemekleri not aldım. Evde Türk yemeği tarifleri olan bir kitabım vardı hatta gidince ona daha detaylı bakıp birkaç tarif deneyeceğim.
Hangi Türk sanatçıları beğeniyorsunuz ?
Halk müziği ezgileri kulağıma çok hoş geliyor. Arif Sağ, Belkıs Akkale tanıdığım halk müziği sanatçılarından. Batı müziğini ve yerel tınıları çok güzel harmanlayan Barış Manço da bildiğim isimlerden. Herkesin bildiği gibi 1990’ların sonunda ‘Tango To Evora’ şarkımı yorumlayan Nilüfer. Onun seslendirdiği bu yorum sayesinde Türkiye’de daha çok dinleyici benim müziğimden haberdar oldu. Zaman içinde tanıştığım ve arkadaş olduğum müzisyenler de var, işimin belki de en güzel taraflarından biri de bu. En son Kanada’da sevgili Fuat Güner ile harika bir program çekmiştik, birlikte çalıp söylemiştik. Fuat, İstanbul’daki konserimde de sahneme konuk oldu, birlikte ‘Dante’s Prayer’ ve ‘Tango To Evora’ şarkılarımı söyledik.
Müzik yaşantınızda neler planlıyorsunuz ?
Açıkçası bu turne sonrasında gündemimde müzikten ziyade toplum yararını önceleyen konular olacak. İklim değişikliğinin vardığı boyutları göz önüne alacak olursak bir şeyler yapmak için geç bile kaldık. Ama en azından yavaşlatmak adına bir şeyler yapılabilir. Dolayısıyla kariyerimi bir süre askıya alma düşüncem var. Bir süre performanslara ara vereceğiz. Hayattaki önceliklerim ailem ve yaşadığımız toplum olacak. Enerjimi ve sahip olduklarımı bu doğrultuda değerlendireceğim.