Başkentli kadınlar Galeri Ell’i tercih ediyor

Ankara Kalesi’nin butik mağazası Galeri Ell, yüzde 100 pamuk, yün ve ipekten tasarladığı pantolon, şalvar, ceket, elbise ve şallarla günlük şık giyinmek isteyen Başkentli kadınların vazgeçilmez adresi. Galeri Ell’in sahibi Berin Erdoğan, Ankaralı kadınların en çok tercih ettiği kıyafetler ve renkler hakkında bilgi verdi

NAZ AKMAN – Ankara Kalesi Atpazarı Sokak’ta yer alan Galeri Ell, yöresel, otantik desenleriyle yüzde 100 pamuk, yün ve ipekten yapılan tasarımlarla kadınlar tarafından yoğun bir ilgi görüyor. Tasarımcı bir ailenin kızı olan Berin Erdoğan 2004 yılında babasının izinden giderek kendi markasını yarattı. Brn Collections markası altında sıradanın dışında tasarım ürünler sunan Erdoğan, son üç yıldır Ankara Kalesi’ndeki atölye ve satış yerinde müşterilerine ulaşıyor. Organik kumaşlardan yapılan manto, pantolon, elbise, ceket, şalvar ve şal gibi ürün çeşitleriyle hem şık hem farklı olmak isteyen, bakışları üzerinde toplamak isteyen kadınların kısa süre içinde vazgeçilmez adresi olan Galeri Ell’den kuruluş hikayesini dinledik.
“Kış günü Ankaralılara plaj elbisesi sattık”
Son yıllarda moda dünyasında hakim güç olmayı başaran etnik motifler, detaylar, pek çok kadın tarafından tercih ediliyor. Özgün desenleri tercih eden kadınların en çok dikkat ettiği bir diğer konu ise kumaşların yüzde 100 pamuk, yün ve ipekten olması. Erdoğan pek çok konfeksiyoncunun yaptığı gibi yurt dışından kıyafetleri satın almak yerine pamuk kumaşlarını İstanbul’dan ipekleri ise Hatay’dan alıyor.
Erdoğan mekan hakkında “Babam tasarımcıydı annem ise çok iyi dikiş yapardı. Çocukluğumdan bu yana ben de annemle birlikte dergilerden bulduğumuz modelleri taklit ederek dikerdik. Kendi eteklerimi, yeleklerimi dikerdim. Kıyafet almayı sevmezdim. Kamudan emekli olduktan sonra beş yıl kadar seramikle uğraştım daha sonra zaten hobim olan tasarıma yoğunlaştım. Komşularım yaptığım tasarımları beğenerek satmamı önermişti. Ben de Milas’ta yazıkta plaj elbiseleri satmaya başladım. Kışın Ankara’ya dönünce de fuarlara katılmaya başladım. İngiliz Büyükelçiliği’nde katıldığım bir defilede antik boyalı taş baskı elbiselerimi sergilemiştim ve çok büyük bir ilgi gördüm. Defilede Galeri Z’nin sahibi Fatma Tuna kıyafetlerimin yoğun ilgi görmesi üzerine Ankara Kalesi’nde showroom yapabileceğim bir yer teklif etti. Dükkanı görür görmez çok beğendim ve şimdiki mekan ortağım Nermin Ergün’ün de desteği ile burayı tuttuk. Deneme amaçlı dükkana geldiğimiz ilk günlerde henüz paketlerimizi açmadan satış yapmış, kış günü Ankaralılara plaj elbisesi satmıştık” dedi.
“Bu işi hiç hayal etmedim ama evren sürükledi”
Hobisini mesleğine dönüştürmeyi hayal bile etmediğini ifade eden Erdoğan tasarımlarına ilişkin, “Bu işi hiç hayal etmedim ama evren sürükledi. Kapsamlı ve profesyonel çalışmalar yapıyorum. Tasarımlarımızın en önemli yanı uzun süre giyilecek, çok amaçlı kıyafetler olması. Yüzde 100 pamuk, ipek ve yün kullanıyoruz. Tasarımlarımı ben yapıyorum, bunu bazen kumaşa göre belirliyor, bazen ise tasarlayıp sonra kumaş arayışına giriyorum. Her materyalden bir şeyler yapabiliyorum. Ben post modern, otantik çalışıyorum ancak günümüze uyarlanmış tasarımlar yapıyorum. Hem gece hem gündüz giyilecek elbiseler yapıyorum. Amacım işlevli farklı ortamlarda da kombinlenecek parçalar yapmak. Elbette sadece tasarlamak olmuyor, bazen dikişe sunduğunuzda tasarım istediğiniz gibi çıkmayabiliyor. Bir ürün için yedi, sekiz kez kumaş kestiğimizi de hatırlıyorum. Fabrikasyon seri üretim yapmadığımız için her ürünümüz yani tasarımımız bizler için çok kıymetli. Bazen antik boya kullanıyoruz. İşime yaramayacak güzel, kaliteli kumaşları da satın alıyorum, bunları depomda tutuyorum” sözlerine yer verdi.
Başkentli kadınlar kırmızı ve mor tercih ediyor
Başkentli kadınların kıyafetlerde en fazla kırmızı ve mor renklerini tercih ettiğini söyleyen Erdoğan, “Müşterilerimiz sadece tek parça değil, kombin satın almayı tercih ediyor. Buradaki ürünlerin adet sayısının az olması müşterilerimizin daha fazla dikkatini çekiyor. Ankara’daki kadınlar en fazla kırmızı ve mor renklerini tercih ediyor. Kadınlar yaş aldıkça daha canlı renkleri giymek istiyor. Şehir dışından çok fazla müşterimiz var. Ankara Kalesi’ni gezmeye gelen kişiler buradan bir ürün alıyor ve gittiği yerlerde insanlara da bizi öneriyor. Her yaş grubundan farklı giyinmek isteyen, beğenilmek isteyen, bohem tarzda müşterilerimiz var. Farklı tarz isteyen tarzını tamamen değiştirmek isteyen pek çok kişi bizi tercih ediyor” diye konuştu.
“Burası benim anti-depresanım”
Ankara’da daha fazla otantik kıyafet meraklıları tarafından tanınmak istendiğini ifade eden Erdoğan son olarak, “Ankara’da isim yapmayı düşünüyorum. Ankara Kalesi’nde tutulmaya başladığımı düşünüyorum. Beş yıl dolmadan para kazanamayacağımı biliyorum şimdi üç yılı geride bıraktık iki yılımız kaldı. Ancak her şeye rağmen para kazanma odaklı bakmıyorum nitekim alışveriş yapmasa da bizlerle birlikte çay kahve içmeye yemek yemeye gelen çok fazla ziyaretçilerimiz var. Ankara’nın pek çok yerinde bu tarz ürün satan yerler var ancak çoğunun satış rakamları çok yüksek, benim fiyatlarım piyasaya göre, neredeyse yarı oranda. Çoğu yer genelde yurt dışından kıyafet getirtiyor. Biz kumaşlarımızı Türkiye’den satın alıp kendimiz tasarlıyoruz. Özellikle yurt dışından gelen ürünler çok kötü boyalarla yapılıyor. Dükkanımız yedi gün açık, asla kapalı olmasına izin vermiyorum. Severek yaptığım bir iş bu, gelen müşterilerim beni motive ediyor. Zihin yorgunluğumu alan bir iş. Burası benim anti-depresanım. Bu sene kendi kıyafetlerimi kök boya ile boyayacağım” ifadesini kullandı.