Başkentte Maraş işi,”Sim Sırma” esintileri

HABER VE FOTOĞRAFLAR NAZ AKMAN / ANKARA – Geleneksel El Sanatlarından insanlık tarihi kadar eski olan Sim Sırma İşlemeciliği’ni yaklaşık 15 yıldır yapan Sema Kayabaşı, kıyafetten süs eşyalarına kadar günlük hayatta her şey de kullanılabilen Sim Sırma Sanatını anlattı. Cülde isimli tezgaha sıkıştırılan kumaşın işlenmesi ile devlet kurumları, Cumhurbaşkanlığının forsları, askerlerin apoletlerine kadar Sim Sırma İşlemeciliği hayatta kalmaya devem ediyor.

Türbe, mihrap ve kâbe örtülerini süsleyen sanat
Kumaşın tersi ile yüzü farklı görüntüde olan altın ve gümüş renkte sim ve sırma kullanılarak yapılan tek yüzlü işleme sanatı, günümüzde türbelerde, camilerde mihrap örtülerinde, sandık örtülerinde, kıyafetlerde, panolarda ve daha birçok yerlerde kullanılıyor. Önceleri saraçlar tarafından at başlıkları, dizginler, eğerlerin altına koyulan keçeler üzerine, yastık ve perdeler üzerine işlenen Sim Sırma, özel bir sanat dalı haline geldikten sonra her alanda kullanıldı. Özellikle kadın giyim eşyaları, bindallı, sabahlık, gece kıyafetleri, çantalar, masa örtüleri, bayan ayakkabıları, terlik, küpe, broş, seccade, Kuran-ı Kerim kabı, gözlük kılıfları, para keseleri, yatak örtüleri ve oda takımlarına işleniyor.

“Divânu Lugati’t Türk de Sim Sırma Sanatından söz ediliyor”
Dival, mukavva, bastırma işi ve tepebaşı gibi isimlerle bilinen Sim Sırma’nın kökeni Kahramanmaraş olduğundan ve en çok bu ilde yapıldığından tüm dünyada Maraş işi olarak biliniyor. Sira saten, kadife organza, şifon ve çeşitli ipekli kumaşların altın ve gümüş sırma, sim, ipek, keten ve pamuklu iplikler yardımıyla çeşitli model ve mecmualar, yapılmış örnekler ve geometrik şekiller hazırlanılır. Sema Kayabaşı Sim Sırma İşlemeciliğin inceliklerini şöyle anlatıyor: “ Bilinen en eski örnek ise Kâşgarlı Mahmud’un Dîvânü Lugati’t-Türk de Sim Sırmadaki malzemelerden söz etmesidir. Bu nedenle Sim Sırmanın eski bir el sanatı olduğunu biliyoruz. Aslında gerçek adı Dival nakışıdır. Günlük hayatta aklınıza gelebilecek her şeye Sim Sırma Sanatını uygulayabilirsiniz. At eyeri, ok kılıfına kadar her yerde kullanılır. Kâbe’nin örtüsü de yine bu teknikle yapılmıştır.

Cülde başında geçen 15 yıllık zaman
Yaklaşık 15 yıldır bu sanatı yapıyorum. Ankara Olgunlaşma Kız Enstitüsü’nde geleneksel yıl sonu sergilerine katılmıştım ve Sim Sırma Sanatı’na hobi olarak başladım iki yıl eğitim aldım. On bir yıl boyunca da Olgunlaşma Kız Enstitüsü’nde çalıştım. Son iki yıldır, Ulucanlar Sanat Sokağı’nda kendi atölyemde çalışmalarıma devam ediyorum. Sim Sıram yapılırken dikkat edilmesi gerekilen teknikler vardır. İpliğin tek veya çift kat olarak mumlanması, desenin sert bir kurşun kalemle çizilmesi, sırmayı tutturmada çamaşır ipeğinin kullanılması, möhlükenin yani keskinin ucunun kağıda batırılıp çıkarılarak ve iterek kesme işleminin yapılmasında fayda vardır. Sarı, gri karton, biley taşı, makat, cülde yani tezgah, çağ yani makaralık, çıkrık, biz, bal mumu, çiriş gibi malzemeler Sim Sırma Sanatı’nda kullanılır. Atölyemde genç kuşağa bu sanatı öğretmeye gayret ediyorum. Eskiden Sim Sırma’ya ilgi daha azdı ancak şimdilerde daha çok ilgi gösteriliyor. Bu sanat biraz maliyetli ve zahmetli olduğu için pek tercih edilmiyor. Ön hazırlık, yapım ve bitiminden sonraki süreçlerden dolayı epeyce emek istiyor ama yine de öğrenmeye başlayan biri kolay kolay bırakamıyor.