Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmak

Utku ŞENSOY

Yerel Seçimlere çeyrek kala, ittifaklar arası atışmalar tam hız sürerken, zaman zaman hızını alamayıp tarihi yaşanmışlıkları çarptırma hevesinde olanlar durumdan vazife çıkarıp, mesnetsiz atışlarda bulunuyor. Bazı çevrelerin son dönemde sıkça tartışmaya açtıkları konulardan biri de 12 Adalar meselesi.
İddia:“Osmanlı’ya ait Rodos ve On İki Ada, Lozan Antlaşmasında kaybedildi”
Tarihi gerçek: “Osmanlı’ya ait Rodos ve On İki Ada, Uşi Antlaşmasında kaybedildi”
UŞİ ANTLAŞMASI
Osmanlı Devleti, 12 Adalar olarak bilinen adaları 1912 yılında İtalya’ya bırakıyor. Antlaşmada yer alan şartlarına uyulduğu takdirde adaların tekrar Osmanlı Devleti’ne geri verileceği öngörülmekteydi. Ancak şartlara uyum sağlanamayınca 3 yıl sonra, 1915’te Londra’da bu konu yeniden gündeme getirilip Londra Paktı çerçevesinde bu adaların tamamı İtalya’ya bırakıldı.
Uşi Antlaşması; 1912, Londra Paktı 1915! Peki ya Lozan?
LOZAN ANTLAŞMASI
Kurtuluş Savaşı’nda kazanılan zafer sonrası Lozan Antlaşması, 24 Temmuz 1923 tarihinde İsviçre’nin Lozan şehrinde, Türkiye Büyük Millet Meclisi temsilcileriyle Birleşik Krallık, Fransa, İtalya, Japonya, Yunanistan, Romanya, Bulgaristan, Portekiz, Belçika ve Yugoslavya temsilcileri tarafından, imzalanmıştır.
Rodos ve 12 Adaları kim verdi?
Görüleceği üzere Lozan, Rodos ve 12 Adaların Uşi’de verilmesinden 11 yıl, Londra Paktı’ndan da 8 yıl sonra imzalanmıştır. Osmanlı, Rodos ve 12 adalarıİtalya’ya Uşi’ de geçici olarak, Londra’da da tamamen teslim etmiştir.
Bu fotoğrafta Uşi’deki heyette bulunan sağdan ikinci sıradaki Osmanlı temsilcilerinden Rumbeyoğlu Fahreddin Bey, Türk milleti Kuvayı Milliye ile milli mücadelesini verirken, onun karşısına Damat Ferit’in kurduğu Kuvayı İnzibatiye ile çıkan kişidir. Uşi’de Osmanlı Padişahı adına 12 adaları vermekle de kalmayıp, Yunan ordusunun yanında olmuştur.
Oysaki Lozan Antlaşmasıyla, Anadolu’nun parçalanmasını öngören Sevr Antlaşması tarihe gömülmüştür. Ayrıca Lozan’da, 11 yıl önce oldubittiye getirilip Osmanlı’nın verdiği 12 Adalar için de masa başında büyük mücadele verilmiştir.
Peki tarihi gerçekler böyleyken malum güruh neden bir bardak suda fırtına koparmaya devam ediyor? Uşi Anlaşması’nın ismini aldığı Uşi,(Ouchy), Lozan şehrinin bir semtidir. Lozan’daki Leman gölü kıyısında yer alan Uşi, İtalya ile Osmanlı arasındaki antlaşmaya ev sahipliği yapmıştır. İtalya tarihinde “Lozan Antlaşması” olarak anılan antlaşma, Türk tarihinde Lozan Antlaşması ile karıştırılmaması için “Uşi Antlaşması” olarak kayıtlara geçmiştir.
Uşi Antlaşması’nın Önemi nedir?
Uşi Antlaşması, Trablusgarp Savaşı’yla başlayan bir sürecin sonucudur ve Osmanlı, Kuzey Afrika’daki varlığını Uşi’de tamamen kaybetmiştir. Sömürge arayışındaki İtalya, Osmanlı toprağı olan Trablusgarp’a 1911’ de bölgede yaşayan İtalyanlara kötü davranıldığı bahanesiyle saldırdı.İtalya, Osmanlı’nın deniz gücünün yetersiz olduğunu ve karadan yardım almasının güç olduğunu iyi biliyordu. Bu nedenle Trablusgarp’ı seçti.
Aralarında Mustafa Kemal, Enver Paşa, Nuri Coker, Ali Çetinkaya ve Fethi Okyar gibi isimlerin yer aldığı dönemin genç ve vatansever subayları Trablusgarp’a giderek yerli halkı teşkilatlandırdı ve İtalyanlara karşı direniş başlattı. İtalyanlar, asker ve halkın direnişi karşısında yetersiz kalınca Ege Denizi’ne bir filo gönderip On İki Ada’yı işgal etti. İtalya’nın adaları işgal etmesinin amacı Trablusgarp’taki başarısızlığını örtbas edip Osmanlı’yı barışa zorlamaktı.
8 Ekim 1912’de bu kez Balkan devletlerinin saldırması üzerine Trablusgarp’taki genç subaylar İstanbul’a çekildi. Trablusgarp’taki direniş sekteye uğrayınca Bingazi ve Trablusgarp cepheleri çöktü. Balkan Savaşı’nın da etkisi ile Osmanlı, İtalya ile Uşi Antlaşması’nı imzalamak zorunda kaldı. Bu arada, genç subay Mustafa Kemal, Trablusgarp Savaşı’ndaki sömürgeciliğe karşı direnişi, Derne ve Tobruk’taki başarıları nedeniyle binbaşı rütbesine yükseltildi.
Uşi Antlaşması’nın Maddeleri Nelerdir?
Osmanlı Devleti ve İtalya Krallığı, 18 Ekim 1912’ de Uşi’ de barış antlaşması imzaladı.10 maddelik antlaşmanın adalara ilişkin paragrafı şöyle;
“İtalya’nın elinde tuttuğu Ege Denizi’ndeki Rodos ve On İki Ada Osmanlı Devleti’ne geri verilecek. Osmanlı Devleti, Balkan Savaşları’nda bu adaları savunamayacak.” Ancak İtalya Balkan harbi ve Birinci Dünya Savaşları’ndaki karmaşadan yararlanıp bu maddeye uymayıpRodos ve On İki Ada’yı Osmanlı’ya vermeyi reddetti. İtalya, yıllar sonra, bölge devletlerin de baskısı sonucu gizli bir antlaşmayla On İki Ada’yı Yunanistan’a devretti. “Venizelos-Tittoni Mutabakatı” olarak bilinen antlaşma ile,On İki Ada Yunanistan’a geçti. Ancak adaları masada kurtarma çabaları yıllar sonra Lozan’da devam etti. İsmet İnönü, Lozan görüşmelerinde adalarla ilgili yoğun istek ve önerilerde bulundu
Yunanistan lideri Venizelos ise, adalardaki Rum nüfusun daha fazla olduğu kozunu kullanıp, diğer devletlerin desteğini aldı. Uzun tartışmalar sonucu Lozan Antlaşması’nın 12. Maddesi’nde olduğu gibi adalar sorunu karara bağlandı.
Yukarıda ana hatlarıyla kabaca anlatmaya çalıştığımız gibi, Uşi ile Lozan’ın farkını bilmeden “nasılsa her ikisi de aynı kapıya çıkıyor” hamaseti ile tarih çarptırmaya çalışılınca içerde bazıları bunu yese de dışarda komik duruma düşüyoruz. Geçmiştekileri yargılama hevesiyle tarihe kara çalacağımıza, bugün etrafımızda neler olup bittiğini iyi görüp ülkemize, sınırlarımıza sahip çıkmamız lazım.
Fikir sahibi olmadan bilgi sahibi olmak, bin düşünüp bir söylemek gerek.