Bilgin: Albayrak olayı medyadaki krizin ilanıdır

ANKARA – Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nazmi Bilgin Türk medyasının bir bakanın istifasını saatlerce haberleştirememesi, Türk halkının gelişmeyi dış basından öğrenmesi ülkedeki haber alma krizinin göstergesi olduğunu söyledi.
Gazetecinin özgürlük, bağımsızlık gerektirdiğini, gazetecinin soru sorduğunu, olayların görünen yüzü kadar görünmeyen taraflarını da gün yüzüne çıkarmaya çalıştığını söyleyen Bilgin, “Maalesef bugün genç gazeteciler soru sormaktan korkmakta, çoğu medya kurumundaki yönetici pozisyondakiler de konumlarını koruma uğruna haberin katledilmesine göz yummaktadırlar” dedi.
“Haber alma bir anayasal haktır”
Gazeteciler Cemiyeti başkanı basın özgürlüğünün sadece gazeteciler açısından değil halkın anayasa ile korunan haber alma hakkı açısından da çok önemli olduğunu kaydederek, “Hazine ve Maliye Bakanı Berak Albayrak’ın görevinden istifa ettiğini sosyal medya hesaplarından açıklaması sonrasında muhabirlerin bu gelişmeyi doğrulatamamalarının, gerek televizyon kanallarının gerekse gazetelerin ‘görmedim, duymadım, bilmiyorum’ yaklaşımıyla üç maymunu oynamaları baskı altında gazeteciliğin geldiği durumu sergilemektedir,” dedi.
Bilgin bakanların atanmalarının, görevden alınmalarının, istifa etmelerinin önemli haber olduğunu belirterek, “Sayın bakan istifa etmiş ise, istifa tek taraflı bir tasarruftur. İkna edilir ve geri alır ise, geri almış olur. Ancak her halükarda istifa etmesinin haberleştirilmesinden bir gazetecinin niye korktuğunu anlamak mümkün değildir. Siyaset ile medya sahipliğinin bu kadar iç içe geçmesi, medyanın bu kadar siyasetsin kontrolünde olması, medyanın esas vazifesini yapmasını en son örnekte gördüğümüz gibi engellemektedir. Türkiye bu durumdan bir an önce çıkmalıdır,” dedi.
“Gazetecilik tanıtım faaliyeti değildir”
Çok yakın bir tarihte birçok gazetede Cumhurbaşkanlığı iletişim birimince hazırlanan tanıtım yazılarının hiçbir reklam kaydı olmadan sanki habermiş gibi verildiğini hatırlatan Bilgin, “Maalesef gazetecilik ile tanıtım faaliyetleri karıştırılmakta, gazete sayfaları, televizyon ekranları buna alet edilmekte, diğer yandan haberler dışlanmaktadır. Tüm dürüst haberciler için bu durum kabul edilemez büyük bir acıdır,” dedi.
“Gazeteci soru sorar, araştırır… Bazı durumlarda gerçekleri ortaya çıkarırken haber kaynağını zorlar, birilerinin oyunlarını gün ışığına çıkarır, kamunun çıkarını savunur, erk sahiplerinin denetimini yapar. Ondan dolayıdır ki yıllardır ‘gazetecinin yandaşı, candaşı olmaz, gazeteci haber yapar’ demekteyiz” diyen Bilgin, “Bir ülkede haberciler, gazeteciler soru sormaktan korkuyor ise, o ülke demokrasisinde doğru olmayan bir durum var demektir” dedi.