Bilgin: Başarıya ulaşmamız ancak cesaretle mümkün olur

Bilgin: İrlanda Büyükelçiliği’nin katkıları bizler için çok önemli

Basın Evi’nde “Avrupa Birliği Günleri” devam ediyor

Gazeteciler Cemiyeti tarafından Avrupa Birliği (AB) desteğiyle yürütülen AB-Türkiye Medya Köprüleri Projesi kapsamında düzenlenen “İrlanda AB Ülke Günü”nde “Habercilikte Dengeleri Gözetmek” konusu masaya yatırıldı

NAZ AKMAN – Gazeteciler Cemiyeti bünyesinde Avrupa Birliği (AB) desteğiyle yürütülen gazetecilerin mesleki bağlarını ve hareketliliklerini güçlendirmeyi amaçlayan “AB-Türkiye Medya Köprüleri Projesi” kapsamında düzenlenen “Avrupa Birliği Günleri” İrlanda ile devam ediyor. “İrlanda AB Ülke Günü” etkinliğinde İrlandalı gazeteciler habercilikte ölçülülük ve denge konusunda görüşlerini paylaştı.
Gazeteciler Cemiyeti Basın Evi’nde gerçekleşen panele, Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nazmi Bilgin, Başkan Yardımcısı ve Demokrasi için Medya, Medya için Demokrasi Proje (M4D) Koordinatörü Yusuf Kanlı, İrlanda Büyükelçisi Sonya McGuinness’in yanı sıra yabancı misyon temsilcileri ile çok sayıda gazeteci ve iletişim fakültesi öğrencisi katıldı. Panel kapsamında gazeteciler Nevşin Mengü, Mary Fitzgerald, Dearbhail McDonald ve Broadcasting Authority of Ireland Başkanı Michael O’Keeffe ile “Habercilikte Dengeleri Gözetmek” konusu tartışıldı.
Kanlı, “Basın Evi’ni kurmak bizim için bir rüyanın gerçekleşmesiydi”
Etkinliğin açılış konuşmasını yapan Kanlı, Gazeteciler Cemiyeti ve İrlanda Büyükelçiliği tarafından gerçekleştirilen projelere değinerek, Basın Evi’nin gazetecilerin mesleklerini sürdürebilmeleri amacıyla hayata geçirildiğini vurguladı. Kanlı, “Basın Evi’ni kurmak gerçekten bizim için bir rüyanın gerçekleşmesiydi. AB’nin desteği ve Gazeteciler Cemiyeti’nin büyük çabalarıyla Basın Evi’ni kurduk ve artık bir evimiz var. Bu ev gazetecilere her türlü çalışmalarını sürdürebilmeleri için gerekli imkânları sağlamak için var. İrlanda Büyükelçiliği bugüne kadar bizlere çok fazla destekte bulundu. Önceki elçi Brendan Ward ve şimdiki elçimiz Sonya McGuinness, çok büyük destekler sağladı” diyerek, panelistler hakkında bilgi verdi. Kanlı devamla, “Bugün panelistler arasında çok önemli isimler yer alıyor. Nevşin Mengü çok kıdemli bir gazeteci, çok zor şarlar altında yaptığı haberlerle kendini kanıtlamış birisi. İrlanda’dan gelen konuklarımız Dearbhail McDonald, BBC Radio Ulster’da birçok konuda röportaj yapmış ve çeşitli programlarda moderatörlük yapmıştır. Aramızda ayrıca herkesin bileceği bir isim daha var, Mary Fitzgerald. Kendisi Ortadoğu konusunda uzmanlaşmış, 40 farklı ülke hakkında haber yapmış, etkileyici bir geçmişe sahip. Broadcasting Authority of Ireland Başkanı Michael O’Keeffe de çok önemli, haberde ölçülülük konusunda çok önemli bilgiler verecek diye düşünüyorum” diye konuştu.
Bilgin, “İnsan hakları ve basın özgürlüğündeki sıkıntılar ortak çabayla çözülebilir”
Kanlı tarafından kürsüye davet edilen Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nazmi Bilgin, basın özgürlüğü ve insan hakları konusunda ülkelerin ortak bir çaba göstermesi gerektiğine işaret ederek, “Dünyanın daha güzel olabilmesi için hepimizin ortak bir çabası var. Özellikle insan hakları ve basın özgürlüğü bizlerin de dünyanın da vermiş olduğu bir mücadele. Ne yazık ki biz henüz bu mücadelede çok gerilerdeyiz. Önce hatalarımızı itiraf etmeliyiz ki çözümlerini bulabilelim. Basın özgürlüğü ve insan hakları konusunda sıkıntılarımızı biliyoruz. Fakat bu sıkıntıları yalnızca biz Türkiye’deki gazetecilerin çözebilmesi mümkün değil. Bu sorunlar ancak ortak bir çabayla çözülebilir. Bu ortak çaba da ideal bir çabadır ve bu konuda her ülkenin katkılarına ihtiyacımız var. Başarıya ulaşmamız ancak cesaretle mümkün olur, umudumuzu kaybetmememiz gerekiyor” dedi.
“Nevşin Mengü, Türkiye’de iyi bir gazetecilik örneği veriyor”
İrlanda Büyükelçiliği desteğiyle Gazeteciler Cemiyeti tarafından hayata geçirilen projeler aracılığıyla Ağrı’dan Bursa’ya, Edirne’den Mardin’e, Muğla’dan Erzurum’a Anadolu’nun çeşitli illerinden Ankara’ya gelen genç gazetecilere verilen mesleki eğitimlerin önemine dikkat çeken Bilgin, “İrlanda Büyükelçiliği’nden zaman zaman küçük de olsa projeler aldık. Türkiye’nin çeşitli bölgelerinden özellikle genç gazetecileri burada davet edip, mesleki eğitimler verdik. Mesleğe nasıl başlamaları gerektiğini anlattık. Bu nedenle İrlanda Büyükelçiliği’nin katkıları bizler için çok önemli” sözlerine yer vererek, panelistler tarafından tartışılacak habercilikte denge konusunun gazeteciler için önemli bir yere sahip olduğunu vurguladı.
Bilgin, “İrlanda’dan gelen meslektaşlarımız ‘Habercilikte Dengeleri Gözetmek’ başlığı altında ortak bir sıkıntıyı tartışmış olacak. Panelistler arasında yer alan Nevşin Mengü’nün babası benim dostum. Kendisi, bu ülkede özellikle adalet, eşitlik konusunda büyük bir mücadele vermiş. Nevşin de özellikle o genlerden aldığı gücü kendi gücüne katarak Türkiye’de iyi bir gazetecilik örneği veriyor” diye konuştu.

İrlanda Büyükelçisi Sonya McGuinness

Bilgin’in ardından kürsüye davet edilen İrlanda Büyükelçisi Sonya McGuinness, AB-Türkiye Medya Köprüleri projesinin düzenlediği etkinliklerle önemli konulara temasta bulunduğuna işaret ederek, “İrlanda’dan gelen katılımcılarımızın bugün burada olmasından gerçekten çok memnunum. Bu Basın Evi, benim için bir ev gibi. Elçilik görevine geldiğimde gerçek hayat içinde tanıştığım ilk Türk insanlarını burası aracılığıyla tanıdım. Dolayısıyla burası benim için çok önemli bir yer. Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nazmi Bilgin, M4D Proje Koordinatörü ve Başkan Yardımcısı Yusuf Kanlı ile Koordinatör Yardımcısı Seva Ülman’a teşekkür ve şükranlarımı sunuyorum. AB- Türkiye Medya Köprüleri projesi gerçekten önemli bir proje. Birçok konuya değiniyor” dedi.
McGuinness, “Ölçülülük ve denge farklı seslerin medyada yer alabilmesi açısından önemli”
Gazetecilerin kamuoyunu bilgilendirme görevini hatırlatan McGuinness, bilgilendirmeyi yaparken ölçülülük ve dengenin de gözetilmesi gerektiğini ifade ederek şöyle konuştu:
“Gazeteciler olarak sadece insanları bilgilendirmek değil sıradan vatandaşları da bilgilendiriyoruz. Bu çok önemli bir şey. İnsanları bilgilendirirken de aynı zamanda ölçülülük ve dengeyi de gözetmemiz lazım. Bugünkü panelistlerimiz alanında yetkin insanlar ve bu konuda görüşlerini paylaşacaklar. Gazetecilik ve özgürlük konusunda zaman zaman İrlanda’da mümkün olan şeyler Türkiye’de olamayabiliyor. Fakat şu an İrlanda’da yaşanan şeyleri de geçmişte mümkün olmayan şeyler olarak düşünüyorduk. Örneğin kadınların iş alanına daha fazla dahil olmasıyla söylem gerçekten değişti. Gerek evlilikte eşitlik gerek sekizinci maddeye yapılan değişiklikler hepsi çok büyük şeyler ve medyanın bunu insanlara nasıl takdim ettiği çok önemli. Çünkü sizde biliyorsunuz ki gündelik hayat içinde hiçbir zaman tek bir gerçeklik yoktur. Dolayısıyla ölçülülük ve denge farklı seslerin medyada yer alabilmesi açısından çok önemlidir. Türkiye’nin İrlanda’ya pek çok açıdan benzediğini düşünüyorum, Türkiye 1923’ten beri var olan bir ülke, İrlanda da benzer bir süredir varlığını korumakta. Özellikle medya konusunda çok sesliliğin veya farklı seslerin medyada ifade edilebilmesi İrlanda’da önemli bir yere sahip. Orta ve işçi sınıfının arasında herkesin farklı sesleri var ve bunların medyada ölçülü bir şekilde ifade edilebilmesi gerekiyor. Dünyanın farklı yerlerinde bu sesler değişiklik gösterebilir.”
Panelde neler konuşuldu?
“Habercilikte dengeleri gözetmek” konusunun işlendiği panelde, “Denge” kavramının gazetecilerin doğrudan sahip olmaları gereken bir olgu olduğundan söz edilerek, medyada denge unsurunun, göçmen temsili üzerinden de ele alındığı, özellikle göçmenler hakkındaki polis-adliye haberlerinde etkin kimliğin vurgulandığına değinildi.
Ana akım medyanın “ötekileri” dinlememe eğiliminde olduğunu vurgulayan panelistler, “ötekilerin” dinlenmediği durumda ise değişimin kaçınılmaz olacağını vurgulayarak, medyaya duyulan güvenin hemen hemen her ülkede çok düşük olmasının endişe verici olduğu kaydedildi.
Denge konusu temsiliyet ve ifade özgürlüğü açısından da ele alınarak, denetçi kuruluşlardan denge konusunda önemli olanın “iki tarafa da söz hakkı vermek demek değil, iki tarafın da fikirlerini açıklayabilecekleri alan tanımak” olduğu belirtildi. Panelde ayrıca, gazetecilerin de aynı zamanda birer “medya tüketicisi” olduklarından ve sektöre zaman zaman eleştirel gözlerle bakmaları gerektiğinden söz edildi.
İrlanda’da güçlü bir sivil toplum olduğundan bahsedilirken, yakın tarihte İrlanda’da kabul edilen eşcinsel evliliği ve kürtaj referandumlarında bu güçlü sivil toplumun payı olduğundan bahsedildi. Panelin ana teması olan “denge” unsuru, toplumsal cinsiyet üzerinden de alındı. Bu noktada medyada kadın uzman görüşüne yer verilmesini sağlamak adına İrlanda’da hayata geçirilen “Women on Air” (kadınlar yayında) platformundan söz edildi. Farklı alanlarda demeç vermeye hazır kadınlardan oluşan bir listenin sunulduğu platforma ise büyük ilgi gösterildiği ifade edildi. Son olarak İrlanda’da medya sahipliği üzerinde regülasyonlar yapıldığı, medya ve ticari işletmelerin birbirinden ayrı tutulmaya çalışıldığı vurgulandı. İrlanda’da yayıncılık denetiminin yapısal değil içerik bazlı olduğu belirtildi.