Bilgin: Çoğulcu demokrasi için kaygı duyuyoruz

Gazeteciler Cemiyeti Temmuz
2020 ÖiB raporu açıklandı

ANKARA – Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nazmi Bilgin, geçtiğimiz Temmuz ayında yaşananları değerlendirerek, “Muhalif görüşlere ifade özgürlüğü olanağı tanımayan anlayışa dayalı yasal düzenlemeler ve uygulamalar, her geçen gün hayatımızın her alanını etkisi altına alıyor. Güzel memleketimiz Türkiye’miz ve milletimizin hak ettiği şekilde anayasal ilkeler doğrultusunda çoğulcu demokrasiyle yönetilmesini bekliyor, yaşananlardan kaygı duyuyoruz” dedi.
Bilgin, Gazeteciler Cemiyeti Özgürlük için Basın (ÖiB) programı Temmuz 2020 raporuna ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, “Özgürlük ve hakların geliştirildiği, Türkiye demokrasisinin büyük ilerlemeler gösterdiğini muştulamak istiyoruz, ancak cemiyetimiz raporlarında maalesef basın ve ifade özgürlüğünü kısıtlayıcı gelişmeleri not etmeye devam ediyoruz” dedi. Sosyal medya araçlarında hayata geçirilmiş olan hükümet denetimini arttırıcı hükümleri anımsatan Bilgin, toplumsal muhalif seslere, farklılıklara yönelik hoşgörü atmosferi yok edilirken aksine görüşlere devlet mekanizmasıyla destek verildiğini kaydetti.
Bilgin, “İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme talepleri Türkiye’de kadın haklarına, cinsiyet eşitliğine, medeniyete, demokrasiye hassas çoğunluk tarafından tasvip edilmemesine rağmen iktidar çevrelerinde destek bulduğu izlenimi endişe vermektedir. Kadın haklarında sağlanmış ilerlemelerden ciddi geri adımlar atılması sonucunu doğuracak böyle bir gelişme ciddi toplumsal kırılmalar doğuracak potansiyel taşımaktadır” dedi.
Gazeteciler Cemiyeti başkanı Covid-19 salgını gerekçesiyle gösteri, yürüyüş gibi eylemlerin yasaklanmasının sürdürüldüğünü, Lozan Barış Antlaşması’nın yıldönümü anma etkinliklerinin engellendiği, “dezenfekte edildiği” gerekçesiyle Anıtkabir’in ziyarete kapatıldığını kaydederek, “Çanakkale’de Kazdağları gibi doğayı koruma amaçlı eylemler ile ülke genelinde farklı illerde ‘İstanbul Sözleşmesi Yaşatır’ sloganıyla kadın hakları için varlık göstermeyi amaçlayan etkinliklerde gözaltı işlemleri uygulandı. Ankara Barosu ile Diyarbakır Barosu’nun, Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ı eleştirdikleri basın açıklamaları gerekçe gösterilerek baro yapılarını değiştirme amaçlı düzenleme hayata geçirildi. Bu süreçte barolarca yapılan eylemlere fiziki müdahaleler uygulandı ve yasaklamalar getirildi. Cumhurbaşkanının hemen hayata geçirilmesi yönündeki demeçleriyle birlikte AKP ve MHP’nin TBMM’ye sunduğu baroların yapısı ve seçim usullerini değiştirilmesi içeren ‘çoklu baro’ teklifi hızlıca yasalaştırıldı” hatırlatmasını yaptı.
ÖiB raporuna göre, Temmuz ayında da Basın İlan Kurumu (BİK) ile Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) aracılığıyla muhalif gazetecilerin ve basın kuruluşlarının cezalandırmalarına devam edildiğini vurgulayan Bilgin, “Bu kapsamda BİK, kuruluş amacı ve yasasıyla çelişen bir yaklaşımla düzenleme ve destek kurumu olmaktan ziyade ilan kesme yoluyla cezalandırma aracına haline geldi” dedi. Gazeteciler Cemiyeti başkanı, “BİK, ‘CHP’li Özel’den Altun’a izinsiz inşaat tepkisi’ haberini yaparak, ‘haberin saptırıldığı ve çarpıtıldığı, gerçek dışı ifadeler kullanıldığı, algı yaratıldığı’ gerekçesiyle Evrensel’e beş günlük ilan kesme cezası verdi. Oysa haberde CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel’in tepkisine yer verilmişti ve BİK’in ceza kararı CHP’lilere ve muhalefet partilerine yazılı basında dahi yer verilmemesi için baskı olarak yorumlandı. Halk TV ve Tele 1’e yönelik RTÜK’ün bir sonraki cezanın ekranları karartma ve lisanslarını iptal etme sonucuna yol açacak yayın durdurma kararıyla ilgili tartışma devam etti. RTÜK’ün Halk TV ve Tele 1’e yönelik beş günlük yayın durdurma kararlarına karşı açılan davada idare mahkemesi yürütmeyi durdurma kararı verdi. Ancak henüz mahkemelerce ceza kararlarının iptali yönünde değerlendirme yapılmadı” bilgilerini aktardı.
Türkiye’nin uluslararası alanda basın ve ifade özgürlüğü karnesine olumsuz yansıyan tutuklu yargılama kararlarından vazgeçilmediğini belirten Bilgin, örneğin Libya’da şehit olan MİT mensubunu haberleştirdikleri için tutuklu gazeteciler Murat Ağırel, Barış Pehlivan ve Hülya Kılınç’ın serbest bırakılması talepleri reddedilirken, suçlamaları netleştiren iddianameler hazırlanmaksızın tutukluluk kararlarıyla fiilen cezalandırma yapıldığını söyledi.
Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Bilgin, “ÖiB raporunda, Temmuz ayı sonu itibarıyla cezaevlerindeki, hükümlü 49 ve tutuklu 53 olmak üzere toplam 92 gazeteci olduğu kayda geçti” verisini de paylaştı.
ÖiB Temmuz 2020 raporuna ve geçmiş aylara ilişkin raporlara ise, www.gazetecilercemiyeti.org.tr, www.pressforfreedom.org ve media4democracy.org internet adreslerinden ulaşabilirsiniz.