Bilgin: Özgür ve bağımsız medyası olmayan ülkelerde demokrasi kurumsallaşamaz

Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nazmi Bilgin, geçtiğimiz Aralık ayında yeni adli süreçler ve hapis cezaları ile medya kuruluşlarında küçülme, kapanma veya işten çıkarma kararlarının basın ve ifade özgürlükleri alanında gündemi belirlemeye devam ettiğini bildirdi.
Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nazmi Bilgin medya iş kolundaki daralma ve işten çıkarmaların son otuz yıla yakın bir süredir artarak devam ettiğini söyledi.
Bilgin “Bu ciddi bir sorundur. Bunun yanında bugüne kadar dile getirilen sorunların daha ciddisi ile karşı karşıyayız. Bağımsız olup özgür bir iklimde çalışamayan medyanın eksikliği, ülkedeki bütün sorunlardan daha ciddidir, dedi. Gazeteciler Cemiyeti Başkanı, medya üzerine bir biçimde uygulanan bu “kontrol” etmeye “sindirmeye” yönelik uygulamaların dramatik sonuçları olacağını uyarmanın Cemiyet olarak görevleri olduğunu vurgulayarak, “Uyarıyorum; özgür ve bağımsız medyası olmayan ülkelerde, demokrasi kurumsallaşamaz. Halkın yönetime katılımı sağlanamaz ve bu nedenle halk medya aracılığıyla denetim ya da taleplerini iletemediği devletten kopar. O Devleti sahiplenmez. Meselenin bu kadar ciddi olduğunu belirtmek durumundayız” dedi.
Bilgin, Gazeteciler Cemiyeti Özgürlük için Basın (ÖiB) programı kapsamında Aralık 2018 dönemi raporuna ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, medya sektöründe ekonomi kaynaklı gelişmelerin işsiz gazeteciler sayısında artışın yanı sıra “tek seslilik” endişesini pekiştirdiğini kaydetti. Aralık ayında yerel gazeteler açısından resmi ilan sıkıntısı ve döviz kurundaki artışa bağlı kâğıt krizi tartışmaları görüldüğünü belirten Bilgin, ulusal medyada hükümete yakın medya gruplarında ekonomik gerekçelerle küçülme ve işten çıkarma kararları gözlendiğini açıkladı. Bilgin, rapordaki tespitler itibariyle Demirören Medya Grubu’nun 1 Kasım’da basılı yayınına son verdiği Vatan’ın internet üzerinden okurlarla buluşacağı açıklamasına rağmen İstanbul merkezdeki kadrosunun işine son verdiğini ayrıca Albayrak Medya Grubu’nun da Yeni Şafak ile TVNET’ten çok sayıda basın çalışanının görevlerine son verdiğini aktardı. Bilgin sadece Aralık ayında 200’e yakın basın mensubunun işsiz kalmasının endişe verici olduğunu söyledi.
Gazetecilik mesleği açısından Aralık ayındaki en dikkat çekici gelişmenin Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’nın yeni Basın Kartları Yönetmeliğini yayınlaması olduğunu kaydeden Bilgin, yönetmelikle “basın kartı” taşıma koşulları değiştirildiğini, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’nın “milli güvenlik ve kamu düzenine aykırı davranışlar” sergiledikleri iddiasıyla mahkeme kararı olmaksızın gazetecilerin basın kartını iptal edebilmesi gücüne kavuştuğunu hatırlattı. Bilgin, ayrıca, yeni Basın Kartı Komisyonunda meslek örgütlerinden Cumhurbaşkanlığı’nın seçeceği tek bir temsilcinin yer alacak olmasının da endişeleri arttırdığını vurguladı.
Bilgin, Türkiye’de basın ve ifade özgürlükleri açısından Aralık ayında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın konuşmalarında hedef aldığı kişi veya kuruluşlara yönelik idari ve hukuki gelişmeler yaşandığını da açıkladı. Medya sektöründe “çok seslilik” ve “muhalif yayıncılık” bakımından Erdoğan’ın eleştirdiği televizyon kanalları hakkında RTÜK’ün kanundaki en üst sınırdan ceza verdiğini anımsatan Bilgin, “RTÜK, siyasi iktidarın medyayı hizaya sokma aparatı olmamalıdır” dedi.
Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Bilgin, Erdoğan’ın tepki gösterdiği Fox TV ana haber bülteni sunucusu Fatih Portakal hakkında da soruşturma başlatıldığını ve Portakal aleyhine “tehdit” içerikli eylemler de yapıldığını dile getirdi. Ayrıca İngiltere’de yaşayan oyuncu Mehmet Ali Alabora hakkında ise Gezi Parkı eylemleri gerekçesiyle yakalama kararı alındığını kaydeden Bilgin, tiyatro oyuncusu Levent Üzümcü’nün Artvin ve Hatay- İskenderun’da sergilemeyi planladığı “Anlatılan Senin Hikayendir” oyununun gösterimlerinin ise iptal edildiğini hatırlattı.
Aralık ayında gazeteciler aleyhine yürütülen yargılama süreçleri kapsamında Gaziantep’te gazeteci Murat Güreş hakkında “polise sosyal medya üzerinden hakaret ettiği” gerekçesiyle hapis cezası verilmesinin yanı sıra Güreş’in iki çocuğuna yasal olarak babalık yapamayacağının da hükmedildiğine dikkat çeken Bilgin, Güreş’in velayet hakkıyla birlikte seçme ve seçilme ile dernek gibi kuruluşlara üyelik haklarına da kısıtlama getirildiğini anımsattı. Bilgin, ÖiB’in çeşitli kaynaklardan yaptığı derlemelere göre, Aralık ayında cezaevlerinde tutuklu ve hükümlü olarak toplam 150 gazetecinin bulunduğunu da açıkladı.
Bilgin, sosyal medya paylaşımları ile ilgili İçişleri Bakanlığı’nın 2018 yılında 42.406 sosyal medya hesabını incelediğini ve 18.376 kullanıcı hakkında yasal işlem başlattığını da aktardı. Ayrıca haber portalı Sendika.org’un sitesine 62’nci kez erişim yasağı kararı alındığını hatırlatan Bilgin, “T24 yazarı Ahmet Sever’in İçimde Kalmasın/Tanıklığımdır kitabı dolayısıyla hakkında dört ayrı dava açılması, Ortadoğu uzmanı Hamide Yiğit hakkında AKP’nin Suriye Savaşı kitabının kapağı nedeniyle yedi buçuk ay hapis cezası verilmesi ve akademisyenlere yönelik hapis cezası kararları alınması Aralık ayındaki diğer gelişmelerden bazılarıydı” ifadesini kullandı.
ÖiB Aralık 2018 raporuna ve geçmiş aylara ilişkin raporlara ise, www.gazetecilercemiyeti.org.tr ve www.pressforfreedom.org İnternet adreslerinden ulaşabilirsiniz.