Bu debi bu havzayı doldurmaz

Mehmet Necati GÜNGÖR

Bu satırlar, seçimin onuncu gününün ilk saatinde yazıldı. Halâ bir sonuç açıklanmadı.
Erzurum’dan kültür adamı bir dostum aradı, sözü İstanbul seçimindeki iktidarın boş çabalarına getirerek dedi ki:
“O çeper bu bağı korutmaz!”
Bu Erzurum deyiminin anlamı şudur:
Bağın etrafı çitlerle çevili ama, o çitler bu bağı korumaya yetmiyor.
Anlam çok açık:
Siz, İstanbul seçimlerinin etrafına çeşitli bahanelerle çitler örüyorsunuz ama, o çitler sizi sonuca ulaştırmaz.
Benzer bir başka ifade de, aynı zamanda bir su mühendisi olan rahmetli Demirel’e aittir.
“Bu debi bu havzayı doldurmaz.”
Sayım üstüne sayım yaptırıyorlar ama, oyların debisi o kadar düşük ki, 15 bin sınırına yaklaşması mümkün değil.
15 bin sınırı, İmamoğlu’nun rakibine attığı farktır ki, bu farkın kapanması zor değil, imkânsızdır.
Öyleyse verin kazanana mazbatasını, işine gücüne baksın.
Halkın beklentilerine cevap versin.
Siz, yönetenler de; ülkenin çözüm bekleyen devasa sorunlarına kilitlenin.
Bakın, ekonomi çok kötü. Halk, domates, soğan, patates gibi yemek malzemelerini tane ile alıyor.
Mutfakta yangın var, alevler pencerelerden taşıyor.
Yine rahmetli Demirel’in deyimiyle “tencere iktidarı silkeliyor.”
Bir baş soğan ve patatesin zor bulunup içine atıldığı tencerelerde aslında dert kaynıyor.
Öncelikle bu dertleri sonlandırmak gerekir.
Ayrıca, dıştaki itibarımız iyiden iyiye sorgulanır hale geldi.
Avrupa Birliği müzakereleri kesti.
ABD ile S-400 yüzünden papaz olmuş vaziyetteyiz.
Bu defa verecek papazımız da yok; uçtu gitti.
Bu seçimin ileriye dönük sonuçları olacak elbet.
Hükümette ve iktidar partisinin yönetim kadrolarında değişiklikler bekleniyor.
Damat gitti gidecek, tarımcı kanala sürüldü bile.
Dahiliye nazırının çabaları boşa gitmiş. Zılgıt yeme korkusuyla yatıp kalkıyor.
Partinin genel başkan yardımcısı seçimi yenilemek için saçmalık üstüne saçmalık üretiyor. Onun da sandalyesi sallantıda.
Yüzleri sadece ve sadece başkana dönük olan bu insanların ispat çabaları da ivmesiz kalıyor
Ne yapılırsa yapılsın İstanbul seçiminin kazananı bellidir, o da Ekrem İmamoğlu’dur.
Bir an önce mazbatası verilmeli, halk bu yersiz gerginliklerden, tedirginliklerden kurtarılmalı.
Ülkeyi yönetenler biraz da ülke sorunlarına odaklanmalı.