CHP’li Toprak: ABD ve Rusya arasında sıkışan Türkiye, “Nükleer Füze” tehdidi altında

HABER MERKEZİ – CHP Koordinatör Başdanışmanı  Erdoğan Toprak, ABD’nin bir yandan Türkiye ile Suriye’de güvenli tampon bölge pazarlığı yaparken diğer yandan İsrail-Yunanistan-Mısır-Güney Kıbrıs’ı Doğu Akdeniz İttifakı’nda Türkiye’yi dışlayan ve kuşatan bir bölgesel yapılanma çatısında bir araya getirdiğini, Rusya’nın da İdlib’e ortak müdahale için Türkiye’ye baskı yaptığını söyledi.
Toprak, AK Parti iktidarının gerek Suriye’de gerekse Doğu Akdeniz’de ABD-Rusya arasında sıkıştığını, Orta Menzilli Nükleer Füze Anlaşması’nın askıya alınmasıyla, Türkiye üzerinde baskıların artacağını,  belirterek şu açıklamayı yaptı:
“ABD ile Sovyetler Birliği arasında 1987’de imzalanan Orta Menzilli Nükleer Füzelerin imhası Anlaşması’nın (INF) Trump tarafından askıya alınması, Rusya’nın da misilleme olarak aynı yönde adım atması, dünyada ve bölgemizde soğuk savaş rüzgârlarının artmasını beraberinde getirebilir. ABD’nin Rusya’yı kuşatmak için Doğu Avrupa’ya yeniden füze konuşlandırmaya başlaması yanında, güneyden kuşatma için de NATO üyesi olarak Türkiye’de Rusya ve İran’a karşı ABD füzelerinin konuşlandırılması talebi gündeme gelebilir.  ABD’nin Türkiye’nin Suriye’deki Güvenli Tampon Bölge oluşumu planına onay verebileceğini dile getirirken, karşılığında topraklarımıza nükleer füzelerin yerleştirilmesi faturasının masaya getirileceği anlaşılmaktadır. AK Parti iktidarının tampon bölge planına Adana Mutabakatı’nı işaret ederek, Şam yönetimi ve Esad ile anlaşma mesajı veren Rusya’nın, Fırat’ın doğusundan önce İdlib’te cihatçılara karşı Türkiye ile ortak harekât önerisini gündeme getirdiği, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu tarafından açıklandı. ABD Başkanı Trump, Suriye’den çekilme konusunda inişli çıkışlı bir tavır sergilerken, ABD Temsilciler Meclisi’ne Suriye’de Kürtlerin korunması konusunda ABD’nin sorumluluk alması için bir yasa teklifinin verilmiş olması dikkat çekicidir! Fırat’ın doğusuna planlandığı açıklanan harekât ile eş zamanlı olarak, Rusya ve Suriye ordusu tarafından İdlib’e bir harekâtın başlatılması,  Türkiye’nin iki cephe arasında kalması gibi bir ihtimali gündeme taşımaktadır. Bu gelişmeler, AK Parti iktidarının Suriye’de ABD ile Rusya arasında sıkıştığını, iki tarafı da memnun edecek bir plan sunmak ve tavizler vermek zorunda kalacağını göstermektedir. Suriye ile alt düzey diplomatik görüşmelerin yapıldığının açıklanması, iktidarın öteden beri dile getirdiğimiz, sorunların çözümü için Şam yönetimi ile diyalog noktasına geldiğini sergilemektedir. Aynı anda Yunanistan, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY), Mısır, İsrail, Filistin ve Ürdün’ün ABD destekli Doğu Akdeniz İttifakı çatısı altında toplanması, ayrıca bölgede MENA6 doğal gaz enerji işbirliği oluşumunun ortaya çıkması; Türkiye’nin bu oluşumlardan dışlanması ve manevra alanını daraltma girişimidir. ABD’nin Yunanistan ve GKRY ile askeri üsleri kullanma ve konuşlanma anlaşmaları yapması, Türkiye ile olası bir gerilimde İncirlik’e alternatif oluşturma, Türkiye’yi güneyden baskılama planlarının bir parçasıdır. AK Parti hükümeti Gazze ve Kudüs için Filistin’in yanında dururken, Filistin’in bu yapılanmada İsrail ile birlikte yer alması, Katar’ın GKRY ile doğal gaz ve enerji ortaklığı içine girmesi, dış politikada hamasetin değil, çıkarların önde olduğunun somut göstergeleridir. İktidarın yapması gereken dış politikayı akılcı ve ulusal çıkarları gözeten bir çizgiye oturtmak, Mısır ve İsrail ile hızla diyalog süreci başlatmaktır. Yunanistan ile yapılacak görüşmelerde de Ege-Akdeniz ve Kıbrıs’ta işbirliğinin, barış ve diyalogun öncelikli olduğunun hatırlatılmasıdır.”