“Çizgimizin dışına çıkmayacağız”

MHP Genel Başkan Yardımcısı Celal Adan, partilerine yönelik bazı çevrelerin eleştirilerine ilişkin, “Bizi bölücülerle aynı dairenin içine sokmaya çalışanlar, tarihi bir hayal kırıklığına uğramışlardır” ifadesini kullandı.

Adan, yaptığı yazılı açıklamada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “7 Haziran seçimlerinden bugüne kadar, kanunları ve teamülleri limitlerine kadar zorlayan tavır ve uygulamalarını” anlamakta zorluk çektiklerini ifade etti.Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın AK Parti’yi ve siyasi alanı dizayn etmeye çalıştığını iddia eden Adan, açıklamasını şu ifadelerle sürdürdü:”Baykal’ı ayağına çağırıp, CHP’yi manipüle ederken de HDP’lilerle özel görüşmeler yaparken de yangından mal kaçırır gibi bürokrasiye atamalar yaparken de iç siyasete bütün gücüyle ve elindeki devlet imkanlarıyla müdahale ederken de hemen her gün zengin iftar sofralarında nutuklar atarken de kendi koltuğunu sağlamlaştırma amacıyla hareket ediyor. Bütün telaşı ve gayreti AKP’yi ve dolayısıyla kendini kurtarmaktan ibaret. Bütün planı millet iradesini kadük bırakacak, seçim sonuçlarını yok sayacak ve kendi vesayetini tahkim edecek bir yol haritasını hayata geçirmekten ibaret.”Adan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın AK Parti ve kurumlar üzerindeki vesayetinin artarak devam ettiğini öne sürerek, “Genel seçimin çok öncesinden bugüne kadar yaşanan süreç göstermiştir ki Türk demokrasisinin, millet iradesinin ve toplumsal barışın önündeki en büyük engel bizatihi Sayın Erdoğan’dır” ifadesini kullandı.İlkeleri üzerinden hareket eden, prensiplerinden ve millete verdiği sözden geri adım atmayan yegane partinin MHP olduğunu aktaran Adan, şunları kaydetti:”Bizi bölücülerle aynı dairenin içine sokmaya çalışanlar, tarihi bir hayal kırıklığına uğramışlardır. Seçim gecesinden bugüne kadar partimiz ve liderimiz üzerinden yürütülen karalama kampanyaları, dönmüş dolaşmış ve bu siyaset mühendislerinin elinde patlamıştır. Partimiz üzerinde hiçbir gücün baskı kurmasına izin vermedik, vermeyeceğiz. İlkelerimiz, dünya görüşümüz, sicilimiz, varoluş nedenlerimiz ve milletimize verdiğimiz sözler nettir. Görüşmelerimiz çizdiğimiz bu çerçevenin dışına milim çıkmayacaktır. Çözülmeye hizmet eden sözde çözüm sürecinin sonlandırılması, Cumhurbaşkanının anayasal sınırlarına çekilmesi, ayyuka çıkan yolsuzluklarının hesabının sorulması sadece bizim değil topyekün milletimizin isteğidir, iradesidir ve olmazsa olmazıdır.”