Covid-19’dan sonra binalardaki gizli tehlike: Lejyoner Hastalığı

Salgının ardından eski yaşama dönerken uzun süre boş kalıp kullanılmayan ofis, okul ve diğer binalar, bir başka enfeksiyon hastalığı riskini arttırıyor. Belirtileri, Covid-19’a çok benzeyen Lejyoner hastalığı, kişiden kişiye yayılmıyor, nadir görülüyor ancak o da ölümcül olabiliyor. Ve uygulanacak korunma yolları, Covid-19 ile aynı değil

Ramazan Eles – Küresel koronavirüs salgınları, okulların, spor salonlarının, ofislerin ve diğer binaların daha önce hiç görülmemiş bir ölçekte kapatılmasına neden oldu. Şimdi, ülkeler koronavirüsle mücadele ederken aynı zamanda kontrollü olarak eski yaşamlarına dönme çabası veriyor. İnsanlar ev, iş yerleri ve okullara döndükçe bir başka tehlike ile karşı karşıyalar. Daha önce terk edilmiş bu binalar başka bir enfeksiyon hastalığı için bir üreme alanı haline geliyor. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Aydanur Mihmanlı, bu gizli hastalığa dikkat çekiyor.
Mihmanlı, ‘Lejyoner hastalığı, Lejyonella pnömofili bakterisini içeren su damlacıklarının solunması sonucu oluşuyor. Oldukça nadir görülüyor, ancak kilitlenme sırasında binaların uzun süre kullanılmamasından dolayı bu binalar hastalık riskini daha çok arttırıyor’ diyor.
Lejyoner hastalığı nedir?
Mihmanlı, Lejyoner hastalığı veya Legionellosis, Legionella türlerinin neden olduğu ciddi bir akciğer enfeksiyonu olduğuna dikkat çekerek, ciddi zatürreye neden olduğunu vurguluyor. Mihmanlı, “Hastalık belirtileri COVID-19 belirtileri ile birbirine çok benzemektedir. Ateş, kuru öksürük, nefes darlığı ve kas ağrısı lejyoner hastalığı ile COVİD-19 ortak semptomları arasında yer alıyor’ görüşünü dile getiriyor.
Ulusal Tıp Kütüphanesi PudMed, COVID-19’dan farklı olarak Lejyoner hastalığı kişiden kişiye yayılmaz, ancak duş başlıkları, musluklar, klima sistemleri, kapı kolları, pencere kollarında ve batarya başlıkları gibi kaynaklardan gelen kirli hava yoluyla bulaşan su damlacıklarından bulaşma riskinin daha yüksek olduğuna işaret ediyor.
Buzfeed News’te yer alan ‘Bir Eyalet Fuarında Sıcak Küvet Sergisinde Lejyoner Salgınından Dört Kişi Öldü’ başlıklı haberine göre, Lejyoner hastalığı bazı durumlarda ölümcül olabiliyor ve aynı anda birden fazla insanı enfekte edebiliyor. ABD’nin Kuzey Carolina bölgesinde lejyoner hastalığından 124 kişinin hastalığa yakalandığı ve dört kişinin öldüğü açıklandı.
Tüm su sistemleri bu öngörülebilir ve önlenebilir kirlenme riski altında, ancak kullanılmayan ve hizmet dışı bırakılmış binalar özellikle riski büyütüyor. Bunun nedeni, aralıklı olarak bina ve ekipman kullanımının ve temizliğinin kesintiye uğramasının ve suyun durgunluk olasılığını artırması ve bunun da Lejyonella salgının oluşturmasında yüksek risk taşıyor.
Amerikan Mikrobiyoloji Toplumu yayınladığı makalede, dünyada Lejyonella salgının görülmesinde, son 20 yılda vakalarda yüzde 800 artış yaşandığını açıkladı.
Kamu binalarındaki görülen riskin yanı sıra, koronavirüs pandemisinin bir sonucu olarak evde uzun süreli kalmak lejyoner hastalığının görülmesinde de yüksek bir risk taşıyor.
Business Cloud tarafından yayınlanan haberde, ABD’nin Kuzey Carolina bölgesinde görülen örnekteki gibi, sıcak küvetler uygun şekilde temizlenmediklerinde veya dezenfekte edilmediklerinde Lejyoner hastalığı için bir üreme alanı haline gelebildiğinin altı çiziliyor.
COVID-19 ve Lejyoner hastalığı
Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Aydanur Mihmanlı, Lejyoner hastalığı için risk altındaki grupların büyük ölçüde COVID-19 ile aynı olduğunu anımsatıyor ve vakaların yüzde 90’ının 45 yaşın üzerindeki insanlarda görüldüğünü, bu grupların üçte ikisinin erkek olduğunu söylüyor. Mihmanlı, “Kronik akciğer hastalığına ve diyabet gibi diğer hastalıklara sahip olmak, tıpkı COVID-19’da olduğu gibi Lejyoner hastalığında da kaynaklanan belirtileri arasında yer alıyor. Ancak COVID-19 ile mücadele stratejisi Lejyoner hastalığı içinde uygulanacak korunma yolları ile aynı değil” diyor.
COVID-19 hastalığından şüphelenilen kişilerden, hastalığı başkalarına geçmesini önlemek için tipik olarak 14 günlük bir süre boyunca kendi kendilerini izole etmeleri istenir. Ancak Lejyoner hastalığı kişiden kişiye geçemez ve semptomlar yedi günlük bir süre içinde önemli ölçüde belirtileri gösterir. Lejyonerlere bir bakteri neden olduğu için antibiyotiklerle hızlı tedavi hayati önem taşır. Tedaviyi geciktirmek, ciddi solunum yetmezliğine neden olabilir. Bu yüzden erken tanı ciddi anlamda korunmayı sağlar.
İyileşen COVID-19 hastalarında Lejyoner hastalığının ek riski şu anda bilinmiyor. Medrxiv’in açıkladığı bilgilere göre, Çin ve Japonya’daki koronavirüs vakalarının incelenmesi sonucu, COVID-19 hastalarının yüzde 20’sinde Legionella bakterisinin enfekte olduğu açıklandı. Bu nedenle, koronavirüs hastalarının Lejyonerler gibi toplum tarafından edinilen diğer enfeksiyonlara karşı daha savunmasız olduğu ve tıbbi tesislerde ve ekipmanlarda kolayca üreyebildiği için hastanede bulaşma riski altında olduğu da savunuluyor.
Mihmanlı, “Ayrıca önümüzdeki aylarda grip ve şiddetli solunum semptomları ile başvuranlarda koronavirüs için negatif test sonuçları derhal Lejyoner hastalığı testine sevk edilmeli ve sadece tek başına iyileşmeye teşvik edilmemelidir. Bunun hayatta kalma ve iyileşme oranları üzerinde büyük bir etkisi olabilir” diyor.
İşyerlerinde asıl güvende kalınır?
Legionella, ofisler, okullar, kolejler, sağlık hizmetleri ortamları ve fabrikalar gibi günlük yerlerde hızla bir halk sağlığı sorunu haline gelebilir. Gıda sağlığı AR-GE çalışmaları yapan Diatek, İşverenlerin yasal olarak işçi sağlığını Lejyonella enfeksiyonuna karşı nasıl korunması gerektiğini açıklıyor: “Ülkeler kilitlenmeden çıktıkça, daha önce uzun süre kapalı kalan binalar önce tüm su sistemleri için kapsamlı bir kontrolü yapılmalıdır. Binalarda, tesislerde ve fabrikalarda etkili bir şekilde yapılan bakımlar lejyoner hastalığına karşı tehditleri ortadan kaldıracaktır.”