Dijitalde unutulanlar

ŞERİBAN ALKIŞ
“Benim bölümüm çok okuma yapılması gereken bir bölümdü ama sesli kaynaklar pek olmadığı için yeterince okuma yapamadım. Bu benim içimde bir ukde olarak kaldı.”
ODTÜ Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi bölümünden, sınırlı sayıda arkadaşının gönüllü olarak kasetlere kaydettiği kitapları dinleyerek 1994 yılında mezun olan Necdet Turhan, Türkiye’de sayıları 5 milyonu bulan engellilerden biri.
Yüzde 100 görme engelli olan Turhan, kendisinin yaşadığı sorunları başkalarının da yaşamaması için uzun yıllar boyunca çalışmalar yapmış. Aynı zamanda başından itibaren Türkiye’deki görme engelliler açısından dijital gelişimleri takip etmiş biri.
Turhan, sivil toplum kuruluşları ve belediyelerde bu konuda çalışmalar yürütürken asıl problemi internet kullanım süreçlerinde yaşamaya başladıklarını söylüyor: “İnternete açıldığımızda o alanın görme engelliler için erişilebilir olmadığını gördük.”
Dijital erişilebilirlik araştırmalarda dahi yer almıyor
Engelliler açısından erişilebilirlik algısı, çoğunlukla mekânsal erişilebilirlikle sınırlı tutulmuş olsa da web erişilebilirliği ya da dijital erişilebilirlik ekonomi, eğitim ve sağlık alanlarındaki talepler kadar önemli bir hak mücadelesi alanı.
Dijital erişilebilirlik, multimedya içeriklerin, teknolojik cihazların, yazılımların ve web sitelerin engellilerin yaşadığı sorunları minimuma indirmeyi hedefleyerek tasarlanması olarak tanımlanıyor.
Türkiye için görece yeni olan bu kavram, engellilerin ihtiyaçlarını belirlemeye dönük araştırmalarda kavramsal olarak bile yer almıyor.
Örneğin 2010 yılında yapılan “Özürlülerin Sorun ve Beklentileri” araştırmasına göre Türkiye’de engellilerin yüzde 85’i sosyal yardım ve desteklerin artırılmasını beklerken sadece yüzde 17’si mekânda erişilebilirlik talep ediyor.
“Kent tasarım sürecinde olduğu gibi dijital gelişim sürecinde de unutulduk”
Türkiye’de dijital erişilebilirlikle ilgili doğrudan bir yasa bulunmuyor ancak Engelliler Hakkındaki Kanun’a 2014 yılında eklenen bir maddede “Bilgilendirme hizmetleri ile bilgi ve iletişim teknolojisinin engelliler için erişilebilir olması sağlanır.” ifadesi yer alıyor.
9 Ocak 2020’de Beştepe’de düzenlenen törende Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Yürütülen projelerde hem fiziksel, hem dijital dönüşüm, en önemlisi de zihinsel dönüşüm yönünden gereken adımlar atılmalıdır.” diyerek 2020 yılını erişilebilirlik yılı ilân ediyor.
Ancak 2021 yılının ilk günlerine kadar gelmiş olmamıza rağmen bu konuyla ilgili atılmış somut adımlar bulunmuyor.
Necdet Turhan, geçtiğimiz yıl içerisinde de herhangi bir çalışma yapılmamış olmasını engelliler açısından “klasik bir durum” olarak nitelendiriyor:
“Engelliler hep unutuluyor, bu klasik bir şeydir. Nasıl ki en başta kentler beton mimarisiyle tanıştığında engelliler hesaba katılıp düzenleme yapılmadıysa dijital teknolojiler de en başından engelliler için tasarlanmadı.”
Peki, yaşamsal bir ihtiyaç haline gelen herkes için internet hakkının sağlanması nasıl mümkün olabilir?
Turhan, öncelikle engellilerin genelde maddi anlamda da dezavantajlı konumda bulunduğunu, dijital varlıklara erişim konusunda pozitif ayrımcılıkların yapılması gerektiğini hatırlatarak ikinci adımın bu cihazlarda erişilebilirlik kriterlerine uygun tasarımlar geliştirilmesi olduğunu söylüyor.
Turhan’a göre “Burada yazılımcılara görev düşüyor. Bilgisayar mühendisleri veya yazılımcılar mezun olduğunda erişilebilir kodlardan haberdar olmalı.”
Bilkent Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği bölümünden mezun olan ve şu an Kanada’daki bir şirkette web yazılımcısı olarak çalışan Hilmi Yıldırım da, dijital erişilebilirlik kriterlerinin sağlanabilmesi konusunda yazılımcılara görev düştüğünü savunuyor.
Türkiye’de okuduğu okulun bu alanda en iyilerden biri olmasına rağmen bu konuda herhangi bir ders görmediklerini, Kanada’da işe başlayınca dijital erişilebilirliğin ne kadar önemli olduğunu, bu alandaki Türkçe kaynakların yetersizliğine şaşırdığını söyleyen Yıldırım, yazılımcılar arasında bir farkındalık oluşturmak amacıyla Temmuz 2020’de Dijital Erişilebilirlik Grubu’nu oluşturmuş.
Yıldırım, web yazılımcıların ve içerik üretenlerin bu konudaki bilgisizliğinin “Yazılım veya bilgisayar mühendisliği bölümlerinde bunun müfredata alınması lazım.” diyerek giderileceğini düşünüyor.
Üniversitelerde dijital erişilebilirlik müfredatta yer alıyor mu?
Çeşitli ülkelerin dijital erişilebilirlik uygulamalarını inceleyen DARE İndeksi’nin bu konuda önemli verileri bulunuyor.
137 ülkede yapılan ve Şubat 2020’de tamamlanan araştırmaya göre ülkelerin önemli üniversitelerinde dijital erişilebilirlikle ilgili derslerin var olma oranı yalnızca %38.
Türkiye’de durum daha da vahim. Üniversitelerde toplam 253 Bilgisayar Mühendisliği bölümü bulunuyor. ODTÜ URAP Laboratuvarı’nın açıkladığı listeye göre Türkiye’nin en başarılı 10 üniversitesinin Bilgisayar Mühendisliği bölümlerinin müfredatını incelediğimizde hiçbirinde dijital erişilebilirlikle ilgili bir ders bulunmuyor. Yalnızca Marmara Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği bölümünde seçmeli ders olarak Basic Principles of Accessibility in Informatics and Technology dersi yer alıyor.
Hilmi Yıldırım, dijital erişilebilirliğin fiziksel erişilebilirliğe göre çok daha uygun ve masrafsız uygulanabileceğini belirterek metin, ses, görsel ve videoların her biri için basit düzenlemeler ve kodlarla erişilebilirlik kriterlerinin sağlanabileceğini aktarıyor.
Türkiye’nin en çok okunan siteleri erişilebilirlikte sınıfta kaldı
Türkiye’deki web sitelerinin erişilebilirlik standartlarıyla ilgili kapsamlı bir araştırma bulunmuyor. Ancak hem WebAim tarafından geliştirilen Wave isimli araçla hem de Google’ın geliştirdiği Lighthouse uzantısıyla çeşitli web sitelerini incelediğimizde Türkiye’de daha popüler olan sitelerin az popüler olanlara göre daha fazla hata barındırdığı görülüyor.
Alexa’nın 2020 verilerine göre Türkiye’de en çok takip edilen haber siteleri ensonhaber.com ile hurriyet.com.tr’ Lighthouse aracıyla incelendiğinde erişilebilirlik puanlarının En Son Haber için 72, Hürriyet içinse 79 olduğu sonucu çıkıyor. Lighthouse’da 50-89 arası değerler ortalama değer olarak verilip bu puan aralığında olan web sitelerin mutlaka geliştirilmesi gerektiği de yer alıyor.
Bu puanlar web sitelerin kontrast ayarları, etiket kullanımı, ikonlar ve ekran okuyucuları zorlayacak tüm hatalı kullanımların otomatik bir şekilde ölçülmesiyle veriliyor.
Hürriyet web sitesi Wave isimli araçla incelendiğinde aşağıdaki tabloda görülecek hatalar ortaya çıkıyor. Ayrıca sitenin hareketli slaytları da ekran okuyucunun sayfa düzenini anlamasını oldukça zorlaştırıyor.
Yukarıdaki verilerden görüleceği üzere pek çok insanın gündelik hayatını kolaylaştıran uygulamalar ve web siteleri engelliler tarafından aynı kolaylıkla kullanılamıyor. Hem yasal düzenlemeleri oluşturması bakımından devlete hem web site tasarımlarında erişilebilirlik kriterlerini gözetecek yazılımcılara hem de web sitelerin takipçileri olarak erişilebilirlik standartlarını talep etmesi gerekenlere sorumluluk düşüyor.
Dijital erişilebilirliğe dair gönüllü çalışmalar yürüten web yazılımcısı Hilmi Yıldırım da “Herkesin bir şeyler yapması gereken, ama biri yapmayınca da hiç kimsenin üstüne kalmayan bir mesele” diyor.