Diorama: Üç boyutlu hayal ürünü

Türkiye’de yeni gelişen bir hobinin öncülerinden: İsmail Karslıoğlu

Diorama, dünyada eski olsa da Türkiye’de yeni gelişmeye başlayan bir hobi ve iş dalı. Onu maketten ayıran ise belli bir ânı ya da olayı canlandırabilmesi ve sınırsız bir hayâl gücüne eşlik edebilmesi. İsmail Karslıoğlu kendi başına, sıkı bir çalışmayla öğrendiği dioramayı, hayatının bir parçası hâline getirmiş. On beş çalışmadan oluşan Karslıoğlu’nun eserleri, iki hafta boyunca Ankara Us Atölyesi’nde sergilenecek. Karslıoğlu, bu eğlenceli beceriyi 24 Saat Gazetesi okurları için anlattı

SULTAN YAVUZ – Diorama hakkında bilgi sahibi olmayanlar için “maket” olarak adlandırılabilecek bu yaratıcılık ve el becerisi siteyen hobi, Türkiye’de yavaş yavaş da olsa kendine yer edinmeyi başarıyor. “Belli ölçeğe sahip modelleri kullanarak, tarihte veya kendi hayâl gücüne dayandırarak oluşturulan üç boyutlu bir kompozisyon” olarak nitelendirilebilecek diaromada, kullanılan modeller gerçeği ne kadar yansıtırsa, olayın içeriği de o kadar inandırıcı ve etkileyici oluyor.
Konunun ve malzemenin sınırsız olduğu dioramada, yaratıcılık, el becerisi ve resim yeteneği başat olsa da; sabır, düzen, gözlem, özgünlük gibi özellikler, bu modellemeyi iyi yapmakta önem kazanıyor. Özellikle boyamanın hayati olduğu diorama için, diorama sanatçısı İsmail Karslıoğlu, “El becerisi olabilir ama bir konu üzerinde isteyerek çok çalışırsanız her zaman uzmanlaşırsınız. Ben çok istedim, pes etmedim ve bu aşamaya geldim” diyor.
Memurluk yapan, 1993 doğumlu Karslıoğlu, şans eseri başladığı dioramanın büyülü dünyasına girince bir daha çıkamamış. Bir rahatsızlık nedeniyle uzun süre evde yatmak durumunda kalan Karslıoğlu, bu esnada internette araştırırken diorama ile tanışmış. Karslıoğlu, dioramayı şöyle anlatıyor:
“Dioramayı maketten ayıran, bir sahneyi canlandırmasıdır, bir kompozisyonu vardır. O nedenle de daha gerçekçidir. Mesela duvar yaptığınız zaman duvarın sıvasının dökülme efektini ya da arabanın üzerindeki pası verirsiniz. Daha çok sergi amaçlı yapılıyor zaten. Amerika ve Avrupa’da biliniyor ama Türkiye’de yeni yeni tanınıyor. Fakat ismini de bilmiyor, ‘maket’ deyip geçiyorlar.
Dioramanın bir hikâyesinin olması ve göze maketten daha hoş gelmesi beni ona çekti. Mesela herkes kürdan ev yapabilir ama buna duyguyu vermek ayrı bir yetenektir.”
“İki yıl boyunca hep bunun üzerine çalıştım”
Karslıoğlu, iki yıl boyunca hep diorama üzerine çalışarak, teknikleri öğrendiğini söylüyor. Türkiye’de diorama kursu olmadığı için interntten kendi çabalarıyla öğrenen Karslıoğlu, “Kaynaklar da hep yabancı. Türkiye’de sadece benim de üye olduğum ‘diorama Türkiye’ grubunu buldum” diyor.
Öğrenmeye ilk başladığında gördüklerini taklit ettiğini, hoşuna giden tasarımları çalıştığını kaydeden Karslıoğlu, bu süreçte yaptığı 10 çalışmasını çöpe attığını belirtiyor. Resim yeteneği olmadığını ancak diorama merakıyla çizmeye de başladığını ifade eden Karslıoğlu, artık kedni tasarımlarını yapıyor.
Özellikle son yaptığı zombi arabasının çok sevildiğini söyleyen Karslıoğlu, “Zombi ve kıyamet temalı filmleri severim. ‘Acaba bir zombi arası yapabilir miyim?’ diye düşündüm ve bir kaç filmdeki arabaları inceledim, iki günde yaptım. Yaptığınız esere göre süre değişiyor ama benim elim hem hassaslaştı hem de pratikleşti, bu da işimi kolaylaştırdı” diyor.
Sınırsız hayâl gücü tasarımları
Dioramada malzemeleri yapan kişinin belirlediğini ifade eden Karslıoğlu, şimdiye kadar daha çok seramik hamuru kullandığını söylüyor. Kullanacağı malzemeyi tahmin edemediğini, işe başladıktan sonra geliştiğini kaydeden Karslıoğlu, dioramanın hem zaman istediğini hem de pahalı bir hobi olduğunu söylüyor. Karslıoğlu şöyle konuşuyor:
“Yapmak istediğiniz modele göre maliyet değişiyor, ben akrilik boya kullanıyorum ve vernik de atıyorum, yat verniği kullandığım da oluyor. Diorama çok pahalı bir hobi olabiliyor. Özellikle seramik hamuru bulmakta zorlanıyorum. İnsanlar baktıklarında, zor bir uğraş olduğunu görüyorlar ama asıl zorluk boyamada başlıyor. Çok vakit istiyor, ben işimden artan zamanlarımda ilgilenebiliyorum. Mesela çok istediğim bir konsept var; bir sahil kasabası tasarlıyorum ama bunun için hayli vakit ayırmak lazım.
Dioramada hayâl gücünüzü sınırsız kullanabilirsiniz, ucu çok açık, bu da sıkılmamanızı sağlıyor. Ben de konudan konuya atlıyorum, mesela evde şu an bir savaş sahnesi canlandırıyorum. Yaptığım her çalışma farklı insanlar için bir his uyandırabilir. Zaten bu hissi uyandırma gayem var ve bu hobiye tutunmamı sağlayan motivasyonlardan biri de bu…
Diorama bana çok iyi geldi ve besledi diyebilirim. Yaptığım bazı çalışmalarıaçok yüksek fiyat veren de oldu ama satmaya kıyamadım. Şu anda ilk sergimi açtım, umarım zaman içinde devamı da gelecek.”
İsmail Karslıoğlu’nun çalışmalarını ikarslioglu instagram hesabından takip edebilir, on beş eserin yer aldığı sergiyi ise iki hafta boyunca Ankara Us Atölyesi’nde görebilirsiniz.