Diyarbakırlı esnaf: Kriz yok diyorlar ama biz kriz yaşıyoruz

Bir kısım esnaf zarar etmeden dükkânını kapatmaya çalışırken bir kısmı krize direnip zararına iş yapıyor. Fiyat artışını engelleyecek bir yasa çıkartılmasını isteme bir çözüm olarak getiriliyor

Neval Bulut – Türkiye’nin mevcut siyasi atmosferi doları ve avroyu etkilerken Diyarbakır’ın küçük esnafları tek tek kepenklerini kapatmaya başladı. Yıllardır Diyarbakır’ın en işlek yerlerinde iş yerleri olan esnafın bir kısmı, ekonomik krizde belini doğrultamayarak zarara girmeden dükkânı kapatma derdine düşerken, krize karşı direnebilenler de artan zamlardan etkilenip zararına iş yapmaya çalışıyor.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre kasım ayında açıklanan tüketici fiyat endeksi (TÜFE) aylık yüzde 2,00 arttı. TÜFE’de (2003=100) 2019 yılı Ekim ayında bir önceki aya göre yüzde 2,00, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 10,59, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 8,55 ve on iki aylık ortalamalara göre ise yüzde 16,81 artış gerçekleşti. Ayrıca Kasım ayında kiracılara yüzde 16,81 oranında zam yapılacak.
24 Saat Gazetesi için, Diyarbakırlı esnafla yaşanan ekonomik krizi konuştuk. İlk olarak Diyarbakır’ın tarihi yerlerinden biri olan Kapalı Çarşı’ya uğruyoruz. Kapalı Çarşı’da onlarca küçük esnaf bulunuyor ancak ekonomik krizle beraber bazı esnaflar kepenklerini indirmiş durumda. Kapalı Çarşı’da dolaşırken küçük bir terziye rastlıyor ve içeriye giriyoruz. Terzi Fatih, artan iplik fiyatlarından şikâyet edip “Ben ipi 5 liraya alıyordum şimdi 10 lira. Büyük bobini 20 liraya alıyordum şimdi 40 lira” diyor.
Fiyatların artmasına rağmen kendi fiyat listesinde artışa gitmeyen terzi, tüm geçimini bu dükkândan sağladığını söylüyor. Müşterilere zam nedeniyle fiyat artışı yapmak istediğini anlatamayan Terzi Fatih, sözlerini “Ben el emeğimi hiçe sayıyorum. Kimse el emeğini zaten düşünmüyor. Gidebildiğimiz yere kadar böyle gideceğiz” diye bitiriyor.
Kapalı Çarşı’da gezerken kaçak sigara ve çay satan gencin yanına gidiyoruz. Aynı sitemde bulunan genç, yapacak bir şeyi olmadığından yakınıyor. Kaçak çayın 40 liradan 80-85 liraya çıktığını belirten genç çaycı, kaçak sigara ve çay sattığı için de polis baskısı altında olduğunu kaydediyor. Genç çaycı, “Zamlardan satış yapamaz hale geldik. Birçok arkadaşımız kepenklerini kapattı gitti. Dükkân size ait değilse zaten burada tutunmanız zor. Burada yıllardır kaçak sigara, çay satışı yapıyoruz dükkân bizim olmasa biz de bu krizde kapatır giderdik” sözleriyle yaşadıkları sıkıntıyı aktarıyor.

Emin Çelik

Kapalı Çarşı’dan çıkarak yine onlarca esnafın olduğu Aşefçiler Çarşı’sına geçiyoruz. Aşefçiler Çarşısı da tıpkı Kapalı Çarşı gibi, Diyarbakır için önemli çarşılar arasında yer alıyor. Bir diğer benzer özellikleri ise krizden dolayı kapanan iş yerleri. Çarşıda temizlik malzemesi satan bir dükkâna girip sohbete başlıyoruz. 20 yıldır babadan kalma bu dükkânı işleterek geçimini sağlayan Emin Çelik, dolar artışının ürünlere yansıması üzerine zararına iş yapmaya başlamış. Fiyatların artışını engelleyecek bir yasa çıkartılmasını isteyen Çelik, çoğu temizlik malzemesi ürünlerinin yurtdışından geldiğini anımsatıp sözlerine şöyle devam ediyor:
“Vatandaş 10 alırken artık 1-2 zor alıyor. Çoğu üründe yüzde 100’e varan bir artış söz konusu. Bu durumun düzelmesi için bir yasa çıkartılmalı. Belirsizlik piyasayı öldürüyor. Bu belirsizlik içinde vatandaş alışveriş yapmıyor ben de mal alamıyorum. Elimde olan malı satsam yerine koyamıyorum. En basiti kâğıt grubu. Peçetelerde, tuvalet kâğıtlarında ciddi oranda bir artış var. Bu artışın sebebi ise selüloz maddesinin dış kaynaklı olması. Selüloz’a gümrükte yüzde 70 vergi uygulanıyor. Bir an önce çözüm yoluna gidilmelidir.”

Berat Aslan

Aşefçiler Çarşı’nda bir perdecide 10 yıldır terzilik yapan Dicle Üniversitesi Kimya Bölümü öğrencisi Berat Aslan ise, 17 milyarlık sipariş iptal ederek zarara girdiklerini anlatıyor. Ekonomik kriz ile karşı karşıya kaldıklarına işaret eden ve krizin bir şekilde aşılması gerektiğini vurgulayan Aslan, şunları söylüyor:
“Çok fazla müşterimizi kaybettik. Kriz yüzünden mecburen zam yapmak zorunda kaldık. Biz perakende satış yapıyoruz, toptancımız zam yapınca haliyle biz de etkileniyoruz. Bu çarşı kurulduğundan beri açık olan birçok esnaf, bu krize dayanamayarak kapattı. Biz de kapatmak noktasına geldik, bazı günler dükkân kendi masrafını bile çıkartmıyor. Çarşıda olan iş yerlerinin geneli kira. Dükkân seninse sorun yok ama kiradaysan kilidi vurup gidiyorsun.”
Son olarak Diyarbakır’ın farklı ilçelerinde haftanın 6 günü tezgâh kuran kadınlar pazarına uğruyoruz. Pazarda tezgâh açan kadınlar, krizi en ağır şekilde yaşar durumdalar. Ufak bir alanda kurulan pazarda tezgâh kuran kadınlarla sohbet ediyoruz. Peynir ve zeytin tezgâhı bulunan pazarcılar, fiyatlarda yüzde 40-50 arasında artış olduğu, bütün günü boş geçirdiklerinden söz ediyorlar.

Şadiye Kelekçi

Konuştuğumuz Şadiye Kelekçi ise fiyatların biraz düştüğünü ancak yine de ürünlerin pahalı olduğuna değiniyor. Sebze tezgâhı olan Kelekçi, sözlerini şöyle tamamlıyor:
“Poşete bile zam geldi. Poşet, benim belimi büküyor. Bir top poşete yüzde 100 zam geldi. Krizden önce her gelen 2-3 kilo alır giderdi, şimdi 3 domates, 3-5 biber alıyor. Haliyle bana da poşet dayanmıyor. Poşetten bile zarar ediyorum. Çok fazla müşterimizi kaybettik. Kriz bizim bütün satışlarımızı düşürdü. Kâr edemiyoruz, aksine her pazara gelişimiz bize zarar oluyor.”
Kaçak sigara satan diğer bir pazarcı ise, “Ben iş yapmıyorum. Zamlar almış başını gidiyor. Günde 1-2 karton sigara satarsam ne ala. İşler yolunda gitmiyor, kriz bizi çok kötü vurdu” diye sıkıntıyı ifade ediyor.