Dünya diken üstünde; “Corona tahribatı”

Utku ŞENSOY

Geçtiğimiz yılın son günlerinde Çin’in Wuhan kentinde ortaya çıkan Corona Virüsü, aslında İlk olarak 1960’lı yıllarda görülmeye başlandı. Üst solunum yolu hastalıklarına neden olan ölümcül virüs, bu yıla kadar sadece Suudi Arabistan, Katar ve Ürdün’de görülmüş ve 3 kişinin ölümüne neden olmuştu.
Çin’in ardından 30’ a yakın ülkeye sıçrayan Corona virüsü, iki aydan kısa bir sürede bin 500’e yakın kişinin yaşamını yitirmesine neden oldu. Vaka sayısı ise 65 bine ulaştı. Özellikle bağışıklık sistemi zayıf olan, yaşlı ve çok gençler üzerinde etkili olup, zatürre ve bronşit gibi ciddi solunum yolu hastalıkları şeklinde, burun akıntısı, öksürük, boğaz ağrısı, baş ağrısı ve ateş ile kendisini gösteriyor.
Corona virüslerinin özel bir tedavisi henüz olmamakla birlikte, ağrı kesici ve ateş düşürücü ilaçlarla tedavi uygulanılıyor. Doktorlar, oda nemlendirici ve sıcak duşun boğaz ağrısına ve öksürüğe iyi geleceğini söylüyor. Hastalanan insanların bol sıvı tüketmesi, mümkün olduğunca dinlenmesi ve uyuması gerektiğini ifade ediyor.
Komplo teorileri
Çin’de hortlayan Corano virüsü ile ilgili başta sosyal medya olmak üzere hemen her ortamda komplo teorileri yürütülmeye başlandı. Kimilerine göre bu virüs, Wuhan’daki araştırma merkezlerinde üretilmeye çalışılan biyolojik silahın bir parçasıydı ve bu ölümcül silah onu üretenleri vurdu. Bir başka grup ise, Çin’in önlenemez yükselişini engellemek için Amerika Birleşik Devletleri derin devletinin başvurduğu kirli oyunlardan biri olduğu konusunda ısrar ediyor. Aslında bunların hepsi birer senaryo olmakla birlikte gerçeklik payının sıfır olduğu da söylenemez.
Çin; “dünya devi”
Nedenine gelince, Çin Halk Cumhuriyeti, nüfus bakımından birinci, ekonomik açıdan ABD’den hemen sonra ikinci, toprakları bakımından ise dünyanın üçüncü büyük ülkesidir. Komünist Parti tarafından tek parti rejimiyle yönetilen, 9,6 milyon kilometrekare üzerinde, aralarında 10 milyondan fazla Müslümanın da bulunduğu 56 etnik grubun oluşturduğu 1,4 milyar nüfuslu önemli bir dünya devidir.
Eğitim hamlesi
Okur-yazar oranıysa son yıllardaki büyük eğitim hamlesi ile yüzde 95’e ulaştı. 1992 yılına kadar 14 yıl Çin’in lideri olan Deng Şiaoping’in reform ve açıklık politikalarını başlatmasından 40 yıl sonra, Çin, dünyanın ikinci ekonomik gücü haline geldi. Çin ekonomisi baş döndürücü bir hızla büyüyerek, 305 milyar dolardan 13 trilyon doları aştı. Aralarında 40 milyar dolardan fazla bir serveti bulunan Alibaba şirketinin kurucusu Jack Ma’nın da yer aldığı 620 kişi ile dünyadaki en çok dolar milyarderi Çin’de. 80’li yıllarda hiç var olmayan yabancı yatırımların değeri günümüzde 170 milyar dolar seviyesinde. Yurt dışındaki Çin yatırımları ise 220 milyar dolara ulaştı. Dünyanın en fazla döviz rezervine sahip ülkesi yine Çin’dir. Dünyanın en hızlı büyüyen turizm şehri 30 milyonluk Chongqing, 25 milyon nüfuslu Şanghay ve 22 milyon sınırındaki başkent Pekin, sadece Çin’in değil, dünyanın da en önemli ticaret kentleri arasındadır.
Çin, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin veto hakkına sahip ABD, Rusya, İngiltere ve Fransa ile birlikte 5 daimi üyesinden biridir. Çin, BM’deki kararları zaman zaman sorgulansa da hiçbir ülkenin asla karşı durmayı göze alamadığı Güvenlik Konseyi’nin saygıdeğer daimi üyesidir.
ABD’yi 30 dakikada vuracak etkili nükleer güce sahip!
Son olarak, Tiananmen Meydanı’ndaki askeri geçit töreninde, Çin Ordusu’nun en etkili silahlarından biri olan yeni nesil kıtalar arası balistik füze Dong Feng 41 (Doğu Rüzgarı) i de dünya kamuoyuna tanıtan Çin’in bu silahı, uzmanlar tarafından dünyanın en etkili füzelerinden biri olarak nitelendiriliyor. Silah 12 ila 15 bin kilometre arasında bir menzile sahip. 21 metre uzunluğundaki füze, bünyesinde on nükleer başlık taşıma ve Amerika Birleşik Devletleri’ni fırlatıldıktan yarım saat sonra vurabilme kapasitesine sahip.
Yukarıdaki verilerden de görüleceği üzere, Çin Halk Cumhuriyeti’nin 70 yılda kat ettiği yol ve önlenemez yükselişi, özellikle dünya üzerinde hegemonya kurma gayretinde olan rakiplerinde büyük bir korku yaratıyor. Çin Komünist Partisi Genel Sekreteri, Çin Halk Cumhuriyeti Başkanı ve Çin’in 2012’den bu yana “en üst düzey lideri” olarak nitelendirilen, 2016’da Çin Komünist Partisince “ana lider” unvanı verilen Şi Cinping, (Xi Jinping) “Hiç kimse (hiçbir güç) Çin halkının ve Çin ulusunun ileriye giden yolculuğunu durduramaz” demişti.
Corona virüsü, Çin’e önemli bir darbe vurdu. Ülke her anlamda ciddi kayba uğradı. Üretimin, ticaretin durmasının kayıplarının bir buçuk aylık kaybın trilyon dolarlar seviyesinde olduğu dile getiriliyor.
Çin kolay lokma olmaz!
Yeryüzünde tek ilahı dolar olan, dini imanı para olan karanlık güçler, Çin ekonomisini durdurmayı hedefleyen ya da 1,5 milyar Çinliye aşı satma hayalleriyle ellerini ovuşturanlar, eğer gerçekten “biyolojik silah” dönemini başlattılarsa, Çin’ in asla kolay bir lokma olmayacağını unutmamalı. Çin batsa bile kendisiyle birlikte tüm dünyayı sürükleyecek kapasiteye sahip olduğu gerçeğini göz ardı etmemeli. Onu batağa sürükleyenler kendilerinin de batacağını, bunun ekonomik, biyolojik, askeri hatta nükleer sonuçlarının bile olabileceğini iyi hesap etmeliler.