Erdoğan: 30 bin tır silahı nasıl izah edecekler

Teröristlerle masaya oturmadık, oturmuyoruz ve oturmayacağız

İSTANBUL – Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Türkiye’nin hiçbir ülkenin topraklarında, hiçbir toplumun özgürlüğünde veya çıkarlarında gözü yoktur, bu böyle biline. Böyle bir ithamı, kendimize yapılmış en büyük hakaret sayarız. Biz sadece, kendimizin ve ayrılmaz bir parçamız olarak gördüğümüz kardeşlerimizin hakkını, hukukunu, geleceğini savunuyoruz.” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul Kongre Merkezi’nde “Küreselleşmenin Krizi: Riskler ve Fırsatlar” ana temasıyla düzenlenen TRT World Forum 2019’da katılımcılara hitap etti.
Erdoğan, konuşmasında, geriye dönüp son bir asır bu coğrafyada neler olduğuna baktıklarında, bağımsızlığını kendi gücüyle kazanmış, kalkınmasını kendi iradesiyle gerçekleştirmiş Türkiye gibi birkaç ülke dışında herkesin mutsuz, sıkıntılı ve zayıf olduğunu gördüklerini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yanlış anlamalara mahal vermemek bakımından bir kez daha altını çizerek ifade etmekte fayda gördüğünü dile getirdiği konuya ilişkin şu değerlendirmede bulundu:
“Türkiye’nin hiçbir ülkenin topraklarında, hiçbir toplumun özgürlüğünde veya çıkarlarında gözü yoktur, bu böyle biline. Böyle bir ithamı, kendimize yapılmış en büyük hakaret sayarız.  Biz sadece, kendimizin ve ayrılmaz bir parçamız olarak gördüğümüz kardeşlerimizin hakkını, hukukunu, geleceğini savunuyoruz. Geçmişinde ne sömürge, ne katliam, ne zulüm, ne yıkım ayıbı olmayan bir milletin başkaca bir gayesi olamaz. Herkes Suriye’de, Irak’ta, Afganistan’da, Libya’da, Afrika’da, Balkanlar’da başka niyetlerle at koşturuyor olabilir.  Ama Türkiye, sadece kardeşleriyle olan kader birliği sebebiyle oradadır. Bu, ‘bir damla petrolü bir damla kandan daha değerli görenlerin’ asla anlayamayacağı büyük bir erdemdir.
Yunus Emre’nin ve Mevlana’nın torunlarından başka türlü bir tavır bekleyenler, ülkemizi asla kendi buhranlarının içine çekemeyeceklerdir. Biz hiçbir ayrım yapmadan, zalime ‘zalim’, teröriste ‘terörist’, haksızlığa ‘haksızlık’, zulme ‘zulüm’ demeye devam edeceğiz. Bunlara karşı verdiğimiz mücadeleyi de, ödediğimiz bedelleri şeref madalyamız görerek, sonuna kadar sürdüreceğiz.”
“Terör örgütleriyle masaya oturmadık, oturmayız”
“Hiçbir zaman Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak, 17-18 yıllık bir görev süremizde biz terör örgütleriyle masaya oturmadık, oturmayız ve oturmayacağız.” diyen Erdoğan, şunları kaydetti: “Aynı şekilde teröristlerle masaya oturmadık, oturmuyoruz ve oturmayacağız. Başkaları oturabilir, onlar da bizi o kadar ilgilendirmez ama bu aynı zamanda uluslararası siyasetin, savaş hukuku ve terörle mücadelenin de nereden nereye geldiğini göstermesi bakımından çok önemli. Bir taraftan teröre karşı mücadele diyeceksiniz, öbür taraftan teröristleri bu şekilde şımartacaksınız. Öyle bir şımartma ki düşünün şu anda  Kuzey Suriye’de eğer 30 bin tır Irak üzerinden silah, mühimmat araç-gereç buraya sokuluyorsa acaba bu ‘ben dünyanın en güçlüsüyüm’ diyenler bunu neyle izah edecekler. Bunu hangi demokratik anlayışla izah edecekler. Bu demokrasinin neresinde yazıyor, bunu bize söylesinler, uluslararası siyasetin neresinde yazıyor, bunu bize söylesinler, uluslararası savaş hukukunda böyle bir şey var mı, bunu bize söylesinler. Yok söyleyemezler. O zaman susuyorlar. Ama biz susmayacağız.”
Erdoğan, teknolojinin ve iletişimin bu derece geliştiği bir dönemde, küreselleşmeyi inkar etmenin, kendi kendini kandırmanın ötesinde bir anlam ifade etmediğini anlatarak, “Yapmamız gereken, küreselleşmeyi yok saymak yerine, bu sürecin getirdiği imkanları, kendimiz ve tüm insanlık için daha iyi bir gelecek inşa etmenin manivelası olarak kullanmaktır.” dedi. TRT World Forum’un bu yılki konusunu, riskleri ve fırsatlarıyla tam da sözünü ettikleri başlıkların oluşturduğunu ifade en Erdoğan, “Bir asır önce kurulan küresel sistemden yeni bir safhaya geçişin sancılarını yaşayan dünyamız için bu tartışmalar ufuk açıcıdır. Tabii, hala eski dünyanın parametreleri içinde düşünmeyi ve davranmayı alışkanlık haline getirenler bakımından bu durum rahatsız edici olacaktır. Türkiye’nin Suriye’de gerçekleştirdiği ve sınırlarının güvenliği ile Suriyeli sığınmacıların ülkelerine gönüllü dönüşünün teminini amaçlayan Barış Pınarı Harekatı’na verilen tepkileri bu çerçevede okumak gerekiyor. Halbuki, artık terör örgütleri kullanılarak ülkelere boyunduruk vurulamayacağı görülmelidir.” diye konuştu.