Feyzioğlu, baroların ve avukatların çevre düşmanı olarak gösterilmesini eleştirdi

ANKARA – Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu, “On yıllarca iş ve istihdam üretecek gerçek yatırımcılar, çevresi katledilmiş, her yeri betonlaşmış, suyu kirletilmiş, derelerinin yanına pis kokudan yaklaşılamayan, havası teneffüs edilemeyen bir ülkede yatırım yapmazlar” dedi.

Feyzioğlu, Türkiye Barolar Birliğinde düzenlediği basın toplantısında, çevreyi korumaya, hak ve yükümlülüklerini yerine getirmeye çalışan vatandaşların, avukatların ve baroların, çevre komisyonlarının, Çevre ve Şehircilik Bakanı Fatma Güldemet Sarı tarafından düşman ilan edildiğini savundu.

Yale Üniversitesi tarafından hazırlanan Çevresel Performans İndeksinde, Türkiye’nin çevre tahribatının en yüksek olduğu ülkeler sıralamasında yer aldığını ifade eden Feyzioğlu, “Çevre Bakanı, çevreyi korumak için en haklı cümlelerini söyleyen vatandaşları yatırım düşmanı ilan etmiş durumda. Yeşile, suya baktığında, içi doğal güzellikle titremeyenlere, kendi anlayacakları dilden cevap verebiliriz. O toprak, su, aynı zamanda her yatırımda parasal değeri olan varlıklar. Bir yatırım hayata geçirilirken, vereceği çevre zararı, veren şirketin ya da yatırımcının hanesine değil, tüm bir milletin hanesine yazılan zarar kalemleri. On yıllarca iş ve istihdam üretecek gerçek yatırımcılar, çevresi katledilmiş, her yeri betonlaşmış, suyu kirletilmiş, derelerinin yanına pis kokudan yaklaşılamayan, havası teneffüs edilemeyen bir ülkede yatırım yapmazlar” görüşünü ileri sürdü.

Baroların ve avukatların çevre düşmanı olarak gösterilmesini eleştiren Feyzioğlu, “Çevreyi korumakla görevli olan Sayın Bakan’ın, çevrenin talan edilmesinin önünde kalan tek kısmi engel olan ÇED raporunun etrafından dolanılmasını sağlayacak yasa hazırlıklarını işaret eden açıklaması, dehşet vericidir.” ifadelerini kullandı.

Maliye Bakanlığı’nın, çevre davalarına bakan avukatlara vergi incelemesi başlattığını savunan Feyzioğlu, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Emin olunuz çevre için varını yoğunu veren meslektaşlarımız, devletlerine en ufak bir eksiklik yapmamıştır. Bizi başkaları ile karıştırmasınlar. Biz, çevreyi vatan bildik, milletimizin geleceği bildik, o yüzden bu mücadeleyi veriyoruz. Bizi, vergi incelemeleri ile asla yıldıramazlar. Hakimlerin üzerine de baskı amaçlı cümlelerin meydanlardan savrulduğunu görüyoruz. Talimatla çevrenin katledilmesine göz yuman, vize veren hakimleri ismen tarih hatırlamayacak. Onların evlatları belki de boyunları bükük yaşayacak ama o evlatların hayatlarını kurtarmak için mücadele eden avukatları, tarih altın harflerle yazdı bile.”