Güzellik ve acayiplik içindeki spor

Bravo başkan Arif…

Kardeşim, Türkiye Engelliler Bedensel Spor Federasyonu Başkanı Arif Uztürk’ü, her defasında olduğu gibi, Londra dönüşünde bir kez daha kucaklarım.
5 yıldır bu sporun gelişimi için varını yoğunu ortaya koyan Arif Başkan, son olarak Londra’daki Dünya Paralimpik Yüzme Şampiyonası’nda 15-16 yaşındaki çocuklarla elde etiği başarı ile herkesi mutlu etti. 41 yaşında engelli oğlunun verdiği ilhamla bu işe soyunan Arif Başkan, mevcut kadrosu başarı yolunda ilerliyor.
Son güzellikte Sümeyye Doğan, Sevilay Öztürk ve Feyzullah Eroğlu ile yine başarıyı yakaladı.
Buraya kadar güzel.
Beni üzen taraf ise başka…
Futbolcu Felcao’da karşılayan kalabalık çok fazla idi.
Ülkemize 1 gümüş ve 1 bronz madalya kazandıran 15 ve 15 yaşındaki kızlarımızın karşılanışı arasındaki farkın dağlar kadar büyük olduğunu bir kez daha gördük.
Onun için Başkan Arif Uztürk, arkadaşları ve sporcuları ile hep gurur duyacağım.

Bir Nahit Duru vardı

Meslek hayatımda çok beraberliğim oldu. O siyasi işlerle uğraşıp gazetecilik yaparken, ben spor yazarlığı ile meşguldüm. Spor ile ilgilenir, hatta bazen bana bilgi verirdi.
Bir meslektaşım bilmez, Nahit Duru birara spora da el atmıştı. Rahmetli Aydın Karasüleymanoğlu’nun Spor-Toto’da Başkan yardımcılığında bulundu.
Delikanlının hasıydı.


Öyle ki, sorumlusu olduğu dergide başkasının yazdığı yazı nedeniyle 3.5 ay kodese bile girmişti. Dediğim gibi delikanlının ve adamlığın hasıydı.
Sırılsıklam da bir Fenerbahçeliydi. Cenazesinde Aziz Yıldırım’ın gelmesi bunun son işaretiydi Sonuçta, hem basınımız, hem de spor camiamız bir neferini kaybetti.
Ben de canım kardeşimi…

Serdar Özersin unutulmaz

Gerek Gençlerbirliği, gerekse Ankaragücü’nde görev yaptığı dönemlerde, avukatlığının yanı sıra, spor adamlığıyla da dikkat çekmişti.Hele hele Ankaragücü Başkanlığı döneminde kulübün dağ gibi sorunlarının üstesinden gelirken neler yaşadığını bilenler onu her zaman takdirle anmışlardı.
Vefat ettiği haberini alınca yığılmıştım.Büyük spor adamının geçenlerde vefatının sene-i devriyesinde onu bir kez daha anmak istedim.

Sporun assolistleri

Yıllardır yazıp, çizeriz, ancak bir gerçeği bir türlü değiştiremedik.
Zira…
Atletizm müsabakalarını büyük bir iştahla izlerim. Atletizmin erkeklerde 22, kadınlarda ise 21 branşı var. Ama, Benim için 100 metre müsabakaları her zaman birinci sırayı alır.
Şimdi..


“Diğer mesafeler figüran mı kalıyor” diye soracak olursanız, onunda cevabını vereyim.Kesinlikle böyle bir şey yok. O branşlara emek verenleri de başımın üzerinde taşırım. Ancak 100 metre yarışlarının izleyicisi daha çok olduğu için bu düşünce ön plana çıkar.Güreş ve boksta da durum aynı. Ağır sıklet müsabakaları daha fazla alaka çektiği görülür. Bakınız Taha Akyol ve Rıza Kayaalp’in müsabakaları daha çok ilgi çekiyor.
Zamanında Muhammed Ali’nin müsabakalarında izleyenlerin çok olduğu gerekçesini dikkate alırsak, haklılığımız kendiliğinden ortaya çıkıyor.
Yanılıyor muyum…

Unutulmayanlar

ARZU GÖLLÜ

1 Ocak 1969 yılında dünyaya gelen voleybol dünyamızın unutulmaz sporcusu 1.73’lük boyu ile başarıdan başarıya koştu. 300’den fazla giydiği Ay Yıldızlı formanın altında çeşitli kulüplerde mücadele etti. Son olarak Galatasaray formasını giyerken, daha önceleri Beşiktaş ve Eczacıbaşı’nda görev aldı. 14 Mayıs 2006’da faal voleybolculuğunu bir kenara bırakan Arzu Göllü, aynı zamanda bu sporun duayenlerinden Cengiz Göllü’nün kızı olmakla da gurur duydu. Bir kız çocuğu annesi olan Arzu Göllü unutulmazlar arsasın da yer alıyor ve ev işlerinden fırsat bulunca bol miktarda spor yapıyor.

YORUMCULUK MU, LAF EBELİĞİ Mİ?

Yorumculuk yaptığı zanneden futbol ebelerinin önü tıkandı.
“Bastır parayı, al maçların görüntüyü” bu sezon uygulamaya başlayan Bein Sports yöneticileri, ekranlardaki laf kalabalığının bir noktada önüne geçti.
Futbolun tüm unsularını kendilerine maddi hedef seçen bu futbolun ulumaları, artık görüntüyü yayımlayamadıkları için, ne yapacakları şaşırdılar.
Geçen gün futbollun baş belası bir ukala yorumcusu, rakip futbolcunun yaptığı hareketi stüdyosunun köşesindeki ekrandan anlatıp, izleyenlerin görmediği pozisyon sonunda, gülünç duruma düştüğünün farkında bile değildi.


Zira…
O hareketi futbolun uleması görüyor, ancak seyirciler bu durumu izleyemiyordu.
Buna benzer çok komik durum izlemek ister ve bolca gülmek isterseniz, maç günleri sonrasındaki futbol programlarını izlemenizi tavsiye ederim. Tabii sonuna dek sabredebilirseniz…