Her şeye muhaliflere cevap

Güray SOYSAL

ALDIRMA ŞENOL GÜNEŞ, ALDIRMA…

Milli takımımız, tarih yazdı.
Şimdi Avrupa şampiyonasının finallerinin başlamasına dört gözle bekliyoruz.
Bu başarının mimarı, kesinlikle Şenol Güneş oldu.
Şimdi bu başarılı futbol adamı, kendisi futbol uleması zanneden ve beyni sulananlar tarafından “korkaklıkla” suçlanıyor.
Şenol Hocam da çıkıp, “Bende korkağım” diye, o fuzuli lafı edenlerle, kafa buluyor.
Bu başarılı teknik adam “Başarısızım” deyip kafa bulurken, istatistiklerle cevap verdi.
O istatistiki bilgilere bir göz atalım isterseniz.
Türkiye, hem Dünya Kupası hem de Avrupa Şampiyonası elemeleri baz alındığında, en yüksek puan ortalamalarından birini Şenol Güneş ile yakaladı. Milliler EURO 2020 elemelerinde yer aldığı H Grubu’nu 7 galibiyet, 2 beraberlik ve 1 mağlubiyetle 23 puan toplayarak 2’nci sırada tamamladı. Bu sonuçların ardından, Teknik Direktör Şenol Güneş 2.30’luk puan ortalaması ile Avrupa elemelerinde milli takımın ikinci en iyi derecesini yakaladı.
Tecrübeli teknik adam, bu elemelerde yakaladığı puan ortalamasıyla da Mustafa Denizli ve Fatih Terim’i geride bırakmayı başardı, 17 puan toplayıp 2.13 ortalama yakaladı.
Bu rakamlar yeter mi, futbolumuzun ulemalarına…
“Yetmez” derseniz, daha çok cevap sırada hazır bekliyor, bilesiniz.

ANKARA’YA ÖRNEK HAREKET

Bu yıl ikincisi düzenlenen Bodrum Yarı Maratonu renkli görüntülere sahne oldu. Under Amour Bodrum Yarı Maratonu 21K kategorisinde kadınlarda Rumeysa Çoşkun, erkeklerde Fetene Alemu Regasa, 10K kategorisinde kadınlarda Ceren Yılmaz, erkeklerde Stoyan Nikolaev, 5K kategorisinde kadınlarda Rahime Tekin, erkeklerde ise Hristiyan Stoyanov birinci oldu.
Bodrum Belediyesi’nin destekleriyle geçen hafta sonu düzenlenen Under Amour Bodrum Yarı Maratonu’na 4 Kıtadaki 10 ülkeden 1558 sporcu kayıt yaptırdı. Bodrum belediye meydanında başlayan etkinlikler ertesi gün ise ‘Minik Mandalinalar Koşuyor’ yarışı ve çeşitli etkinlikler ile devam etti.
Şimdi çıkıp bana “Bunları ne için yazıyorsun” diye soru yönetebilirsiniz.
Cevabımı da hemen yazayım:
“Bu tip kaynaşmaları Bodrum gibi ilçenin yöneticileri yapıyor da, Ankara Büyükşehir Belediyesi yetkilileri bu güzelliklere neden kapısını açmıyor” diye ben de kamuoyunun dikkatine sunuyorum.

ÜMİTSİZ, ÜMİTLER…

Milli takımlarımızın alt yapısına baktığımızda, gelecek için ümitli olamıyorum.
Zira…
Başta Ümit Milli takım olmak üzere, hep başarısızlık onlara ait. Girdikleri her müsabakada başarısızlıkları ile hep gündemdeler.
Bu işte futbolcuların fazla günahı yok.
Esas günah baştaki adamda, yani Teknik Direktör’de var.
Çünkü…
Futbolu bıraktıktan sonra kapağı Futbol Federasyonuna atan Vedat İnceefe’nin teknik adamlıktaki bilgisi yetersiz kalınca, ortaya başarısızlıklar çıkıyor.Türkiye 21 yaş takımı Avrupa’da grubunda son sırada bulunma bahtsızlığı ile karşı karşıya.
Son Andorra yenilgisi bunu bir kez daha gösterdi.

Unutulmayanlar / HALDUN ALAGAŞ

16 Kasım 1970 tarihinde İzmit’te Dünya’ya gelen karatecimizin melek yüzlü şampiyon İzmit Kağıtspor’da spora başladı. Türkiye şampiyonluğundan sonra 70 kiloda çeşitli uluslararası müsabakalarda dereceler aldı. 3 kez Dünya, 4 kez de Avrupa şampiyonluğunu alan Haldun Alagaş, bu arada Marmara Üniversitesi BESYO ‘dan mezun oldu. Evli ve 2 çocuk sahibi olan bu ünlü karatecimiz fırsat buldukça spor yapıyor.

İŞTE, VEFA’NIN ÖRNEĞİ

Bugün Türk futbolu başarıyı yakalamamış ise, bunda en büyük pay, yöneticilerin “hovardaca” yaptığı transferleri gösterebilirim.
Bu bilinçsizlik kulüplere pahalıya mal olmaya devam ediyor. Yüksek maliyetli futbolcular, kulüpleri borç batağına sürükledi. Bir baktığımızda, Süper Lig takımları son 3 transfer döneminde tam 336 transfer gerçekleştirdi.
Kulüplerin transfer yarışı son yıllarda saha içi rekabeti gölgede bıraktı. Birden fazla talibi olan futbolcuyu renklerine katan kulüpler bunu ‘’zafer’’ gibi kutladı.

Başarılı olan
Yaşamkent İlkerspor

“Bir şekilde ödenir” denilen yüksek futbolcu maaşları ise, kulübün başına dert oldu.
Durum böyle olunca, kaos ortaya çıktı.
Yüksek faizli banka kredileri kaosu, krize çevirdi. Yaşanan ekonomik kriz sonrası ülkemizin en büyük kulüpleri UEFA yaptırımlarıyla karşılaştı. Avrupa kupalarından men edilmenin yanı sıra transfer kısıtlaması gündeme geldi.
Sonunda bazı kulüpler ise kapasına kilit astı.
Kimse gidişata son vermek için elini taşın altına sokmadı. Transferler borç yükünü arttırdıkça arttırdı. Kulüpler borçlarından dolayı nefes alamaz hale geldi. Borcu olmayan kulüp neredeyse hiç kalmadı.
Manzara böyle ama beceriksiz yöneticiler iş başında kalmaya devam ediyor…

DOĞRU SÖZE NE DENİR?

Hayat maçını kaybettiren golleri en çok kendini en güçlü hissettiğin anlarda yiyebileceğini, asla aklından çıkarma.

SÜLEYMAN DEMİREL