“İsmet Yılmaz’ın adaylığı etik değil”

CHP Grup Başkanvekili Levent Gök, Meclis Başkanlığı seçimine ilişkin, “AKP’li üyelerce aday gösterilen Sayın İsmet Yılmaz yürütme organının bir parçasıdır. Ve yürütme organının bir parçası olarak Sayın İsmet Yılmaz’ın siyasal etik olarak ancak Milli Savunma Bakanlığı’ndan istifa edip Meclis’in içine gelmesi ile aday gösterilmesi söz konusudur” dedi.

 

Gök, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında, ilk turu yarın gerçekleştirilecek Meclis Başkanlığı seçimine değindi.
Türkiye’nin kuvvetler ayrılığı prensibine dayalı parlamenter demokrasi ile yönetildiğinin altını çizen Gök, bu kapsamda bir milletvekili ile bakan arasındaki farklara işaret etti.
Yasama ve yürütmenin birbirinden bağımsız olması ve buna göre etik değerler oluşturulması gerektiğini vurgulayan Gök, “Bir milletvekili ile bir bakan arasında, bakan milletvekili olsa dahi, farklılıklar vardır. Örneğin, bir milletvekili komisyonlarda üye olarak görev yapabilir ama milletvekilliği olan bir bakan komisyonlarda görev yapamaz” diye konuştu.
Milletvekili ile bakan arasındaki farklı uygulamalardan örnekler veren Gök, AK Parti’nin Meclis Başkanı adayı İsmet Yılmaz’ın Milli Savunma Bakanı olduğunu hatırlattı.
Gök, şöyle konuştu:
“AKP’li üyelerce aday gösterilen Sayın İsmet Yılmaz yürütme organının bir parçasıdır. Ve yürütme organının bir parçası olarak Sayın İsmet Yılmaz’ın İç Tüzük’ümüzde ve anayasada hukuksal olarak düşürülmemiş olması halinde dahi siyasal etik olarak ancak Milli Savunma Bakanlığı’ndan istifa edip Meclis’in içine gelmesi ile aday gösterilmesi söz konusudur. Siyasal etik, kuvvetler ayrılığı prensibi ve demokratik teamüller bunu gerektirir. Şu anda Sayın Yılmaz yürütme organının bir parçası olarak, yasama organında karar alınmasını gerektiren bir ortamda, AKP’li üyelerce aday gösterilmek suretiyle siyasal etiğe uygun olmayan bir tablonun içinde yer almaktadır. Yürütme ile yasamayı birbirinden ayıran anayasal kurallar, demokratik teamüller ve etik değerler gözüne alındığında Sayın Yılmaz’ın Milli Savunma Bakanlığı’ndan istifası ve bu şekilde aday gösterilmesi söz konusu olabilirdi. Biz Yılmaz’ın adaylık sürecinin demokratik teamüllere, siyasal etiğe ve parlamenter demokrasiye uygun olmadığını düşünüyoruz.”

-“Baykal’ın etrafında kenetlenmenin zorunluluğu bir kez daha ortaya çıktı”

Hukuksal açıdan bunu sınırlayan hükümler olmasa dahi anayasanın ve kanunların yorumlanmasıyla ulaşılan noktada Yılmaz’ın etik açıdan Bakanlık görevinden istifa etmesi gerektiğini ifade eden Gök, böyle bir yaklaşımı beklediklerini söyledi.
Gök, bu koşullarda Meclis Başkanlığı seçimlerinde CHP milletvekillerince aday gösterilen Antalya Milletvekili ve TBMM Geçici Başkanı Deniz Baykal’ın etrafında kenetlenilmesinin zorunlu olduğunun bir kez daha ortaya çıktığını da ifade etti.