Jeotermal enerji sektörü 2021’de hız kesmeyecek

ANKARA – Jeotermal Elektrik Santral Yatırımcıları Derneği (JESDER) Başkanı Ufuk Şentürk, dünya genelindeki düşüşe rağmen Türkiye’de jeotermal enerji kurulu gücünün arttığını, gelecek yıllarda sektörde elektrik üretiminin yanında ikincil yatırımların da hız kazanacağını ifade etti.
Enerji sektöründe, 30 yıllık dönüşüm senaryolarında karbonsuzlaştırma ve yenilenebilir enerji yatırımlarının artacağının öngörüldüğüne dikkati çeken Şentürk, şöyle konuştu:
“2050 yılına kadar dünya genelinde yenilenebilir enerji sektöründe istihdamın 4 katına çıkması bekleniyor. Türkiye bu noktada çekim merkezi olmayı sürdürecek. Yeni yatırımlar için değerli bir coğrafyadayız. Bu sayede önümüzdeki dönemde kapımız daha fazla çalınacak. Türkiye’de jeotermal enerji kurulu gücü kasım sonu itibarıyla 1638 megavata ulaştı. Türkiye, bu kurulu güçle Avrupa’da birinci, dünyada dördüncü sırada yer alıyor. Yeni yılda kurulu gücümüzü yüzde 20 artırmayı ve jeotermal enerjiden elektrik üretim payını yüzde 6 seviyelerine çıkarmayı hedefliyoruz.”
Şentürk, jeotermal enerjinin gelişmeye ve yeniliklere açık bir sektör olduğuna işaret ederek, Türkiye’nin enerji alanında 6 milyar dolarlık ithal enerji kaynağının yerli ve yenilenebilir jeotermal kaynaklardan karşılanabileceğini aktardı.
Jeotermalden lityum, seracılık ve ısıtmaya katkı
Şentürk, jeotermal akışkanlardan elde edilen kıymetli maden ve mineral eldesinin içerdiği projelerin desteklenmesi gerektiğini belirterek, şunları kaydetti:
“Özellikle lityum elde edilmesi konusunda dünya lideri olabiliriz. Jeotermal kaynaklarımız lityum açısından son derece zengin kaynaklardır. Enerji depolamanın önem kazandığı bu günlerde özellikle lityum araştırmaları ve araştırma geliştirme çalışmaları konusunda jeotermal yatırımcıları olarak destek bekliyoruz. Lityumun ton fiyatı 48 dolar civarında ve neredeyse tamamını ithal ediyoruz. İthal edilen lityumu jeotermal akışkandan sağlayabileceğimiz gibi ihracatını yapabilecek potansiyele sahibiz.”
Jeotermal enerjinin seracılık, termal turizm gibi alanlarda da kullanıldığını vurgulayan Şentürk, özellikle konut ısıtma konusunda büyük bir potansiyelin olduğunu söyledi.
Şentürk, Türkiye’de yapılan 13 bin dönüm örtü altı seracılığın, 4 bin dönümünün jeotermal kaynaklarla ısıtıldığını, teknolojik seraların yaygınlaşmasının maliyetleri düşürdüğünü ve hijyenik bir alanda üretim yapılmasına olanak sağladığını anlattı.
Türkiye’de yenilenebilir enerji kaynak yatırımlarının desteklenmesi için teşvik mekanizmasına ihtiyaç bulunduğunu belirten Şentürk, “Yenilenebilir Enerji Kaynaklarını Destekleme Mekanizması (YEKDEM) çalışmalarının sonuna gelindi. Yeni düzenlemelerle YEKDEM’in Türk lirası bazlı olacağı kesinleşti. Türkiye’de üretimi yapılan ekipman sayımız toplam santral maliyetinin yüzde 60’ına erişmiştir fakat asıl maliyet kalemlerini maalesef ki ithal ürünler oluşturuyor. Altyapıyı tamamen yerli üretime kaydırmak için görüşmelerimiz sürüyor. ” değerlendirmesinde bulundu.