Kamu ve özel sektörün spora desteği

Dr. (E) Tuğamiral Ergun MENGİ

Peru’da Dünya Gençler ve Gürcistan’ın Batum şehrinde yapılan Büyükler Avrupa Halter Şampiyonası’nda Avrupa 3’üncüsü olan milli halterci Muammer Şahin, memleketinde iş arıyor. (bkz. Sözcü Gazetesi, 11 Nisan 2019). Kamu ve özel sektörün spora yapmış olduğu destek, kurumlara ve ülke menfaatlerine önemli bir katma değer sağlamaktadır. Nitekim İkinci Dünya Savaşı sırasında silah altında bulunanlar dışındaki gençleri savaşa hazırlama amacıyla çıkartılan Sivil Savunma Mükellefiyeti kanunuyla kamu ve özel sektörde 500 kişiden fazla eleman çalıştıran kuruluşların spor kulübü kurmaları mecbur edilmiştir. Bu kapsamda 1940 yılında TC Devlet Demiryolları Bölge Müdürü Eşref Demirağ tarafından Adana Demirspor Kulübü kurulmuştur. TCDD’nin (Demir Spor) yanı sıra Sümerbank (Sümer Spor), T.C Toprak Mahsulleri Ofisi (Toprak Spor), T.C Petrol Ofisi (Petrol Spor), TC Devlet Su İşleri (DSİ Spor), TC Karayolları (Yol Spor), İtfaiye, İETT, Gaz Spor vb kamu ve özel kurumlar spora yatırım yapmışlardır. Zamanında çok önemli bir girişimi başlatan ve hala bölgesel olarak spora katkı yapan bu kurumalara müteşekkiriz.
Bu güzel ve anlamlı kanun maalesef 01 Şubat 2009 tarihinde kaldırılmıştır. Türkiye’nin öncülük yaptığı bu sitem 1945’lerden sonra Doğu Bloku ülkelerinde çok yaygınlaşmıştır.
Bugün hala faal olan bu kulüplerden, CSKA (İçişleri Bakanlığı), Dinamo (Elektrik İdaresi), Spartak (Sosyal Sigortalar, Halkın takımı), Lokomotif (Demir Yolları) gibi örnekleri görmekteyiz.
Diğer taraftan devlet, sponsorluğu (sporseverliği) teşvik etmek için 193 sayılı gelir vergisi kanununun Madde 89-8 ile sporseverlik harcamalarının; amatör spor dalları için tamamının (%100), profesyonel spor dalları için % 50’sinin muhasebede gider gösterilebilmesine müsaade etmiştir.
Eczacıbaşı, Ziraat bankası, Spor Toto, PTT, THY, MKE, Halk Bank, Vakıf Bank, Tofaş, Renault vb birçok kamu ve özel sektör kuruluşları spora katkı yapmaya devam etmektedir.
Ancak yeterli olduğunu söylemek mümkün değildir. Anadolu’nun her köşesine yayılmış, Türk Silahlı Kuvvetlerinin sivil-asker işbirliği kapsamında yeni İsmal AKÇAY’lar, Yavuz CAN’lar yetiştirmesini, diğer ülke silahlı kuvvetleri gibi kayakla yürüyüş ve kayakla atış sporu olan biatlona öncülük etmesini; Antalya’daki 5 yıldızlı otellerin hepsinin mevcut tenis kortları ve hocaları kapsamında asgari 8-10 genç tenisçiye, plaj voleybolcusuna destek vermelerini, bekliyoruz. Bugün genç sporcularımız zor durumdayken zincir marketler, sigorta şirketleri, emlak şirketleri, bankalar, giyim mağazalarının, spora destek için Dünya ve Avrupa Şampiyonu sporcularımızı reklam filmlerinde oynatmak için sıraya girmelerini bekliyoruz.
Böylelikle, şampiyon sporcularımızı halkımız tanısın, onlar da daha fazla motive olarak sporculuk hayatlarını sürdürebilecekleri ekonomik kazanımları sağlayabilsinler ki gençlere rol model olabilsinler.
Ancak, sporseverlikle görsel basın ele ele yürür. TV ve basın futbol dışında, spora ne kadar fazla yer verirse, sponsorlar da o oranda fazla olur. Bu kapsamda yayın hayatına yeni giren TRT Spor2 Kanalı canı gönülden kutluyorum. Bize koşucularımızın, tenisçilerimizin, kürekçilerimizin olduğunu gösterdiği için. Ancak, Federasyonların öncelikle kendi web sitelerinde ve dergilerinde sponsorluğu teşvik edici görüntülere-yazılara ve sporcularla ilgili bilgilere yer vermeleri şarttır.