Kılıçdaroğlu: Eti gramla satılır hale getirdiler

Saray, sarayın çevresi ve tefeciler
hariç ekonomiden herkes şikayetçi

TBMM – CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin, 2014’te “Her vatan evladı cumhurbaşkanı olabilir ne var ki Recep Tayyip Erdoğan olamaz.” dediğini belirterek, “Sayın Bahçeli, şimdi kimin gölgesindesin? Ülkücü kardeşlerime hiçbir sözüm yok, başımın üstünde yeri var. Ama partisine sahip çıkmayanları, onun sözleriyle vurmak zorunda kaldım.” dedi.
Kılıçdaroğlu, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, 3 Aralık’ın Dünya Engelliler Günü olduğunu anımsattı. Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin yer altındaki kazalarda Avrupa birincisi olduğunu, en çok ölümlü kazaların Türkiye’de görüldüğünü belirtti. Soma ve Zonguldak’ta meydana gelen kazaları anımsatan Kılıçdaroğlu, bütün bunların nedenin önlem alınmadan işçinin yer altına indirilmesi olduğunu ifade etti. Kılıçdaroğlu, “Elin oğlu her türlü önlemi alır sonra aşağı indirir, biz işçiyi aşağı indiririz öldükten sonra önlem alırız.” diye konuştu. CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, bir ara herkesin Ergenekoncu, herkesin darbeci olduğunu, “Ergenekon furyası” bulunduğunu belirterek, 11 yılda bir fırtına estirildiğini söyledi.
Konuşan herkesin “darbeci, Ergenekoncu” diye suçlandığına değinen Kılıçdaroğlu, bu dönemde 60 bin kişinin telefonunun dinlendiğini, 588 kişinin tutuklandığını, bin 260 kişinin ifade verdiğini, 7 sanığın ifade vermeden hayatını kaybettiğini, 7 sanığın kanser olduğunu, 26. Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ’un “terörist” diye tutuklandığını anlattı. Savcının mütalaasında, “Ergenekon adlı bir terör örgütünün varlığı ispat edilememiştir. Bu nedenle varlığı kanıtlanamayan örgütün liderliği, üyeliği ve örgüt adına suç işlenmesinin de söz konusu edilemeyeceği anlaşılmıştır.” dediğini anımsatan Kılıçdaroğlu, insanların hayatını kaybettiğini, ölüme mahkum edildiğini şimdi ise “Biz yanlış yaptık.” denildiğini söyledi.
Kılıçdaroğlu, “Sarayda oturan zat ‘Bizi kandırdılar, aldatıldık’ dedi. Oysa bir dönem önce, ‘Ne istediyseniz size vereceğiz’ diyorlardı. ‘Ergenekon’ dediler, Ergenekon’u verdiler; ‘Bunları tutuklayın’ dediler, tutukladılar; ‘hapse atın’ dediler, hapse attılar. Savcının arabası zırhlı değil… Kendi makam arabasını savcıya verdi. Şimdi o savcı yurt dışında. Sıkılmadan, ‘Bu davaların savcısıyım’ dedi. Şimdi o savcı, sahte deliller üreten savcı sarayda oturuyor.” diye konuştu. “Saray, sarayın çevresi ve tefeciler hariç ekonomiden herkes şikayetçi.” diyen Kılıçdaroğlu, vatandaşın, eti gramla alır noktaya getirildiğini savundu.
Havuz medyasının, “Enflasyon düştü” şeklinde başlıklar attığını belirten Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Kasımda tüketici fiyatları yüzde 1,44 düştü deniliyor. Güzel. Neyin fiyatı düştü? Düşüşün yüzde 38,8’i dizel, yüzde 20,8’i benzinli otomobil fiyatlarındaki düşüş. Bunlardaki düşüş nedeniyle enflasyon da biraz düşmüş oluyor. Bakkal Mehmet Efendi, taşeron işçisi Ali Efendi her sabah sofrada otomobil mi yiyorlar? Bulurlarsa soğan, patates, peynir, zeytin, yumurta yiyorlar. Bunlarda fiyat düşmedi tam tersine artış binde 48 devam ediyor. Vatandaşın sofrasındaki enflasyon devam ediyor. Vergileri düşürdüler, enflasyon düştü. Yılbaşından sonra vergiler artacak. Ne olacak? Bizim derdimiz otomobil alanlar değil. Onların durumu iyi. Bizim derdimiz asgari ücretle geçinen, borç batağındaki vatandaş, iş bulamayan işsiz, emeklilikte yaşa takılanlar, asgari ücretin altında aylık alanlar. 1 milyon 800 bin kişi asgari ücretin altında aylık alıyor. 6 milyon 700 bin kişi asgari ücret alıyor.”
Bahçeli’ye yanıt
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, ne bir parti lideri ne de bir başka kişiyi özel olarak suçlamadığını ifade ederek, eğer bir yanlış varsa bunu hatırlattığını söyledi.
Özellikle muhalefet partilerini eleştirmemeye özen gösterdiğini belirten Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti: “Muhalefet partilerinin hedefinin de iktidar olması, iktidarın yanlışlarını söylemesi lazım. Bugün Sayın Bahçeli beni, partimizi eleştirmiş. Sayın Bahçeli’ye hiçbir şey söylemiyorum. Sadece şunu söylüyorum, onun ağzından söylüyorum. Şimdi okuyacağım sözler bana değil Sayın Bahçeli’ye ait, ona hatırlatmak istiyorum. 8 Nisan 2014’te, ‘Türklüğü reddeden, TC’yi silen, milliyetçiliği ayaklar altına alan bir inkarcıdan Türkiye’ye cumhurbaşkanı olmaz, olamaz, olmayacaktır. Tekeden süt sağılmaz, balda tuz bulunmaz, suda ateş yanmaz, Recep Tayyip Erdoğan’dan da cumhurbaşkanı olmaz. Her vatan evladı cumhurbaşkanı olabilir ne var ki Erdoğan olamaz’ diyor. Sayın Bahçeli diyor. Sayın Bahçeli, şimdi kimin gölgesindesin? Ben sana şimdi ne söyleyeyim? Ben sana bir şey söylemiyorum, senin sözlerini sana hatırlatıyorum.
Ama ülkücü kardeşlerime sözüm var. Ülkücü kardeşlerimin bayrak sevgisi, vatan sevgisi, insan sevgisi benim gönlümde, yüreğimde de aynen vardır. Vatan, bayrak, insan sevgisi aynen vardır. Biz hiç kimsenin gölgesine sığınmayız. Hiç kimseden medet ummayız, bizim sevgimiz vatan sevgisi, bayrak sevgisi, insan sevgisidir. Birilerinin önünde diz çöküp, yalvarmayız, yakarmayız. Biz ayrıyız. O nedenle ülkücü kardeşlerim bilsinler, onlara hiçbir sözüm yok, benim başımın üstünde yeri var. Ama partisine sahip çıkmayanları, kusura bakmayın onun sözleriyle vurmak zorunda kaldım.”

 

PAYLAŞ
Önceki İçerik5 aralık 2018