Kılıçdaroğlu: İşsizlik yatırımla üretimle çözülür

ANKARA (ANKA) – 81 ilden 82 gençle video konferansla bir araya gelen CHP Lideri Kılıçdaroğlu, Yüreğir İlçe Gençlik Kolları Başkanı Eren Yıldırım’ın tutuklanmasını ‘darbe dönemlerinde yaşananlara’ benzeterek, “Darbe dönemlerinde toplumun aydın kesimleri bedel öderler. Yanlışı ifade etmek yönetenleri rahatsız ediyor” dedi. Cumhurbaşkanlığı rejiminin Türkiye’ye zarar verdiğini ifade eden Kılıçdaroğlu, Osmanlı Devleti’nin işgalini örnek göstererek, “Padişahın emriyle tek kurşun atmadan İstanbul’u işgal ettiler” dedi. Kılıçdaroğlu gençlerin işsizlik sorununa da değinerek, AKP’nin 18 yıldır iktidarda olduğunu ve bu soruna çözmediğini vurguladı.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nda, 82 genç ile video konferans toplantısında bir araya geldi. Türkiye’nin 81 ili ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden toplantıya katılan gençlerin başarı hikayelerini dinleyen CHP lideri Kılıçdaroğlu, soruları da yanıtladı.
Adana Yüreğir’de CHP İlçe Gençlik Kolları Başkanı Eren Yıldırım’ın tutuklanmasını değerlendiren Kılıçdaroğlu, kendisine aktarılan olayı anlattıktan sonra “Erdoğan bir konuşma yaptı televizyonda, arkasından talimat gitti Ankara’dan. Eren Yıldırım tekrar gözaltına alında, tutuklandı ve hapse konuldu. Darbe dönemlerini bilen birisiyim. O dönemde yaşananlar şimdi Türkiye’de yaşanıyor” diye konuştu.
20 Temmuz 2016’da ilan edilen OHAL’den sonra Türkiye’de “sivil darbe” süreci olduğunu kaydeden Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:
“Hukukun gereği değil siyasal iktidarın gereği yapılıyor. Gazetecilerin hapse atılması, Barışlar var, Osman Kavala var. Avukatından akademisyenine, gencinden yaşlısına kadar iktidarın kendisine muhalif olan herkesi hapse atmak gibi bir davranışı var. Darbe dönemlerinde toplumun aydın kesimleri bedel öderler. Yanlışı ifade etmek yönetenleri rahatsız ediyor. “
‘DİRENCİMİZ KARARLILIKLA SÜRECEK’
“CHP’li gençlerin şöyle bir özelliği var. Baskıya, haksızlığa direnir. Adaletten, insan haklarından, medya özgürlüğünden yana olur… Mustafa Kemal’in gençlerinin böyle bir özelliğinin olması lazım. Hiç kimse unutmasın, Kuvayi Milliye’nin ruhu bu partini dokularına işlenmiş durumdadır. Biz ülkemizi, vatanımızı, bayrağımızı seviyoruz. Bizi yönetenler yanlış karalar alsalar dahi direncimizi kararlılıkla sürdüreceğiz. Tıpkı Eren Yıldırım’ın yaptığı gibi.”
‘İŞSİZLİK YATIRIMLA ÜRETİMLE ÇÖZÜLÜR’
Gençlerin işsizlik sorunuyla ilgili sorusuna cevap veren Kılıçdaroğlu, şu değerlendirmeyi yaptı:
“İşsizlik sorunu genel bir sorundur ve iktidarın bunu çözmesi gerekiyor. Çözümü üretimdir, Türkiye üretirse istihdam alanı açılır. CHP olarak işsizliği Türkiye’nin temel sorun alanlarından biri olarak görüyoruz. Özellikle üniversite mezunu işsizlerin çok daha ciddi bir sorun olduğu kanısındayız. İşsizlik bir süre sonra gençlerde umutsuzluk yaratıyor. Gençler yabancı ülkelere giderek iş aramaya başlıyorlar. Çözüm üretmenin birden fazla yolu var. Sanayi ve tarımda yatırım yapacaksınız. Yatırım yapılmıyor, artı 3 milyon 600 bin Suriyeli var ve kayıt dışı çalışıyorlar. Bunların çalışması demek bizim insanımızın çalışmaması demek.”
Siyaset kurumunun gençlerin önünü açmadığını belirten Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti: “Gençler aldıkları eğitimin karşısında görev yapmayı beklerken, işsiz kalıyorlar. 2020 yılının Türkiye’sinde bir genç siyaset kurumunu sorgulamıyorsa görevini yapmıyor demektir. 18 yıl tek başına iktidar olan bir parti, istediği kanunu çıkarıyor, istediği müdürü atıyor, istediği gazeteye baskı yapıyor. 18 yılın sonunda bir siyasal parti nasıl oluyor da işsizliği ülkenin gündemine getiriyor. Üniversitelerden mezun olanlar iş bulamıyor. Nasıl oluyor da yandaşlar her imkana sahipken, bu ülkede çocuklar yatağa aç giriyor. ”
‘TEK ADAM İSTANBUL’U İŞGAL ETTİRDİ’
Kılıçdaroğlu ‘tek adam yönetiminin ülkeye felaket getirdiğini’ söyleyerek,
“Çanakkale Savaşlarını biliyorsunuz, İstanbul’u işgal etmeye çalıştılar. Büyük gemilerle geldiler, Çanakkale’yi geçemediler. 3 yıl sonra padişahın iradesiyle Çanakkale’den tek kurşun atmadan Marmara’ya geldiler ve Dolmabahçe’ye demirlediler. İstanbul’u işgal ettiler. Bir adam, tek adam rejimi budur işte. Gençlerin görevi Mustafa Kemal ve arkadaşlarının kurduğu Cumhuriyet’i demokrasiyle taçlandırmak” diye konuştu.
Kılıçdaroğlu ‘Türkiye’ye demokrasi geldiği zaman’ düşünce, kimlik ve inanç farklılıklarının kavga değil zenginleşme nedeni olacağını vurguladı.
Gençler Kılıçdaroğlu’na sorunlarını anlattı:
– (Görme engelli genç) Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi 2’nci sınıf öğrencisiyim ve doğuştan görüme engelliyim. Okula başladığım dönemde babamı kaybettim ve okula gitmek istemedim. Okuldan aldılar, aradan 4-5 yıl geçti. Annem okumamı çok istiyordu. Gidip müdür yardımcısıyla konuştu. Birinci sınıftan başlarsa yazık olur dediler, yetiştirici sınıf var ve orandan başlattılar. 5 ay içerisinde 6’ıncı sınıftan başladım. TEOF sınıfının ilk mağdurlarından biri benim. Şekilli sorulardan muaf tutulmadım ve hedeflediğim puanı alamadım. 420 puan aldım. Galatasaray Lisesi’ni istiyordum. Öyle olmayınca ufak bir bunalım geçirdim, açık öğretim lisesinden devam ettim. 3 yılda bitirdim ve sınava hazırladım. Yine şekilli sorulardan muaf tutulmadım. İlk oturumda ailemin başına gelen bir durumdan dolayı soruların yarısını cevaplayamadım, ikinci oturumda çok iyi yaptım ve ilk 3 bin öğrenci arasına girdim. Açık öğretim notum düşük olduğu için 5 bine düştüm. Üniversiteye geçince insanın her yerde yapabileceğini ve insanın kendini bilmesi gerektiğini öğrendim. Üniversiteyi bitirince yurt dışında hukuk eğitimine devam etmek istiyorum. Kanunları uygulayan değil yapan tarafta olmak istiyorum.
– Bizim talebimiz önce adalet ve demokrasi.
– İzmir Büyükşehir Belediyesi huzurevinde hemşirelik yapıyorum, 22 yaşındayım. 10 Mart itibariyle kurumumuzda bulunan yaşlıların dışarıya giriş-çıkışı yasaklandı, ziyaretçi kabulü durdu. Bu süreçte sosyal mesafeye ve maske kullanımına dikkat ettik.Virüsle mücadele ettik, birçok sağlık çalışanı arkadaşlarımız bu hastalığa yakalandı ve atlattı. Herkes canla başla çalıştı.
– Okulun son dönemindeyim, 4’üncü sınıftayım. Ağır mağduriyetler yaşadık. Salgın günlerinde ihtiyaç duyulacak bir bölümü bitirecek olmama rağmen salgın sonrası işsizlik yaşayacak gibiyim sanırım.