Kılıçdaroğlu: Liyakatın olmadığı bir devlet ayakta duramaz

MALATYA – CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, liyakatın olmadığı bir devletin ayakta duramayacağını belirterek, “Devlet yönetiminde liyakat, işi ehline teslim edersin demektir. Onun görüşüne, kimliğine bakmazsın. Eğer liyakattan uzaklaşırsanız devleti çökertirsiniz.” dedi.
Malatya’da sivil toplum örgütü ve iş dünyası temsilcileri, muhtarlar ve kanaat önderleriyle bir otelde bir araya gelen Kılıçdaroğlu, burada yaptığı konuşmada, tarımda planlamanın önemine değinerek, ancak gelinen süreçte Türkiye’nin tarımdan ve üretimden koparıldığını iddia etti.
Kılıçdaroğlu, Konya’nın yüzölçümünden daha küçük olan Hollanda’nın yıllık tarım ürünü ihracatının 180 milyar doların üzerinde olduğuna işaret ederek, “Peki Türkiye? Devasa bir Türkiye Cumhuriyeti devleti de mercimek satın alıyor. En son 200 bin ton patates alacağız. Yer mi kalmadı?” diye sordu.
Hayvancılık konusunda büyük dert ve sorunların bulunduğuna vurgu yapan Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:
“Gerçekten insanın içi acıyor. Sadece 2018’de Yunanistan’dan 115 milyon dolarlık pamuk ithal ettik. Pamuk ekecek yer mi kalmadı Allah aşkına? Yine Yunanistan’dan 2018’de 28 milyon dolarlık buğday ithal ettik. Hani Konya Ovası buğday ambarıydı ? Aynı şekilde 13 milyon dolarlık tütün ithal ettik. Nerede bu Türk tütünü? Dünyada marka olan Türk tütünü nerede Allah aşkına? ‘Yasaklayın’ dediler ‘Tütünü, pamuğu niye ekiyorsunuz?’ dediler. Biz daha ucuza üretiyoruz, size satarız dediler. Sıfır gümrükle getiriyorlar patatesi, soğanı, mercimeği, eti, canlı hayvanı. Mazotu sıfır gümrük yap, niye yapmıyorsun? Doğal gazı sıfır gümrük yap, gümrüğü sıfır gümrük yap. Bak kim ucuz üretiyor? Veriyorsun pahalı mazotu, gübreyi, ilacı, suyu, elektriği. Sonra da ‘Niye pahalı üretiliyor?’ Kardeşim zammı yapan sensin, bana hesap soruyorsun. Bu ne demektir? Batının egemen güçlerinin taleplerine cevap vermektir. Devlet böyle yönetilmez. Devlet akılla yönetilir.”
Kılıçdaroğlu, liyakatın devlette önemli bir unsur olduğuna dikkati çekerek, “Liyakatın olmadığı bir devlet ayakta duramaz. Liyakat adaletle beraber gider zaten. Liyakatle, adalet aynı kökten gelen iki kavramdır. Devlet yönetiminde liyakat, işi ehline teslim edersin demektir. Onun görüşüne, kimliğine bakmazsın. Eğer liyakattan uzaklaşırsanız devleti çökertirsiniz.” diye konuştu.
“Devleti yönetenlerin aklı nerede?”
Türkiye’nin çok borcunun bulunduğunu belirten Kılıçdaroğlu, borç alanın her zaman emir almak zorunda kaldığını söyledi. Kılıçdaroğlu, “Son 6 yılda Londralı bir avuç tefeciye, Türkiye Cumhuriyeti devletinin kaç lira faiz ödediğini biliyor musunuz? 149 milyar dolar. Kim ödüyor bu faizi? Sizler ödüyorsunuz. Bu parayı sanayiye yatırsaydık, yeni Keban Barajları yapsaydık, tesisler yapabilseydik daha iyi olmaz mıydı? Devlet aklı, devleti yönetenlerin aklı nerede? Eskiden bizde devlet planlama teşkilatı vardı, şimdi böyle bir teşkilat yok.” ifadelerini kullandı.
“82 milyonun tamamını vatansever olarak kabul ediyoruz”
Konuşmasında AK Parti ve MHP’ye oy verenlere seslenen Kılıçdaroğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“AK Parti’li kardeşlerim 17 yıldır bir partiyi tek başına iktidar yaptı. Hiç bir zaman bir kardeşimi de suçlamadım. Bana da saygı duymak düşer. Onların da şimdi kendi vicdanlarında bir sorgulama yapmaları gerekir. Ülkücü kardeşlerime de seslenmek istiyorum; vatan millet hepimizin ortak değeri ama dünyada hiçbir devlet kendi silah fabrikasını yabancılara satmamıştır. Ben bunu söylüyorum ‘efendim satmadı’ diyorlar. Resmi Gazete’de özelleştirme kararını gördüğü halde bunu inkar etmek bir siyasetçiye yakışmaz. Sakarya’daki tank palet fabrikasını, fırtına obüslerini yapan bu fabrikayı, neden Katar ordusuna satıyorsunuz? Fabrika sattın anladım ama silah fabrikasını yabancı bir orduya satılmasını ben anlayamıyorum. Dolayısıyla bir kişi ‘Ben milliyetçiyim’ diyorsa her şeyden önce kendi ordusuna, güvenlik güçlerine, fabrikasına güvenecek. Katar ordusuna silah fabrikası mı satılır? Bunun vatanseverlikle, milliyetçilikle yakından uzaktan bir ilgisi yoktur. Milliyetçilik vatanını, bayrağını sevmek demektir. Bizim milliyetçilik anlayışımızı söylüyorum; Atatürk milliyetçiliği. Kafatası, ırk milliyetçiliği değil. Aynı toprakta, bayrağın altında, aynı havayı teneffüs eden 82 milyonun tamamını, vatansever olarak kabul ediyoruz.”