Kılıçdaroğlu: Saray ile halkın Türkiye’si farklı

ANKARA (ANKA)- CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu partisinin grup toplantısında konuştu.
Konuşmasında bir karikatürü kameralara gösteren CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, adı geçen şirketleri ‘arpalık’ olarak değerlendirdi: “Türkiye tablosu bu tablodur. Bu tablonun arkasında milyonlarca işsiz var. Bu tablonun arkasında geçinemediği için intihar eden vatandaşlarımız var. Bu tablonun arkasında çocuğunu akşam yatağa aç yatıran annenin dramı var Bu tablo bu karikatür Türkiye gerçeğini bundan daha iyi anlatamaz. Bir tarafta işsizlik var bir tarafta önünde dolarlar yedikçe doyman bir grup var” diye konuştu.
Kılıçdaroğlu, “Saray’ın “Türkiye’si ile Halkın Türkiye’si farklı! Saraydakilerin işsizlik diye bir sorunları yoktur. Saray’dakilerin yoksulluk diye bir sorunu yok. 50 bin dolarlık çantayla yoksul ev ziyaretlerine gidiliyor. Saraydakilerin gelecek diye bir endişesi yok” dedi
CHP lideri Kılıçdaroğlu, 13 maddede “Saray’da yaşayanlar ile Türkiye’de yaşayanların” arasındaki farkları açıkladı.  “Sarayın Yaşadığı Türkiye / Halkın Yaşadığı Türkiye” tablosunu paylaştı.
CHP liderinin paylaştığı tablo şöyle:
SARAYIN YAŞADIĞI TÜRKİYE HALKIN YAŞADIĞI TÜRKİYE
1. Sarayda işsizlik yoktur… Saray sosyetesinin gündeminde de işsizlik yoktur…
1. İşsizlik bir facia halini almıştır. Ama 8 milyona yaklaşan işsizler ordusu Sarayın gündeminde yoktur…
2. Sarayda yoksulluk yoktur… Saray sosyetesi yoksulluğun ne olduğunu da bilmemektedir… Saray sosyetesine göre vatandaşın simitle beslenmesi dahi bir lütuftur. Arada bir 50.000 dolarlık çantayla yoksul evlerine gidip, yoksulluk edebiyatı yaparlar…
2. Yoksulluk diz boyudur.
*On binlerce kişi çöp konteynırlarını geçim kapısı olarak görür.
*On binlerce aile akşam pazar atıklarından yiyecek toplayarak geçinmeye çalışır…
3. Saray sosyetesinin gelecek endişesi yoktur. Onlar dünyalıklarını sadece Türkiye’de değil Amerika’da da İngiltere’de de garanti altına almışlardır.
New York – Manhattan
3. Halkın gelecek endişesi vardır. Hiç kimsenin can ve mal güvenliği yoktur. Hiç kimse yarın ne olacağını bile tahmin edememektedir. Umudunu tüketen gençlerimiz geleceklerini yurt dışında aramaktadırlar.
4. Sarayda hayat pahalılığından eser yoktur… Çünkü Saray sosyetesi
– Kira parası ödemez
– Doğalgaz parası yoktur
– Elektrik parası yoktur
– Ulaşım masrafı yoktur
– Eğitim masrafı yoktur
-Mutfak masrafı yoktur
Sarayın ve saray sosyetesinin bütün masraflarını vatandaş vergileriyle öder.
4. Hayat pahalılığı – enflasyon can yakıyor… Aileler dağılıyor… İntiharlar, kendini yakmalar, toplu intiharlar halkın yaşadığı Türkiye’nin bir gerçeği haline dönüştü…
* 3.365.784 hanenin elektriği kesildi
*710.364 hanenin doğalgazı kesildi
5. Saray sosyetesinin gözünde vatandaş hesap verilecek kişi değildir. Vatandaşa hesap verilmez. Sarayın kibir abidesinin gözünde vatandaşın sinek kadar bile değeri yoktur.
5. Vatandaşa hesap vermek demokrasinin bir gereğidir. Kibir şeytana ait bir özelliktir…
6. Saray sosyetesi TBMM’ni, arzularını koşulsuz yerine getiren bir araç olarak görür. Onlar için anayasaya, kanunlara uyulmasa da olur. O kadar ki saray sosyetesinin gözünde “namus ve şeref” kavramlarının dahi bir önemi yoktur.
6. Millet, TBMM daha güçlü hale gelecek diye aldatıldı. Vatandaş milletvekili seçtiğini sanır, oysa oy verdiği milletvekili listesini kendisi değil, parti liderleri belirlemiştir.
7. Hakkı, hukuku ve adaleti arayanlar, saray sosyetesinin gözünde teröristtir.
7. Hakkı, hukuku ve adaleti aramak cesaret isteyen bir olay haline gelmiştir.
8. Saray sosyetesinin gözünde devleti soyanlar, devletten dolarla iş ve garanti alanlar makbul vatandaşlardır. Bunlar saray sosyetesinin denetiminde ve gözetiminde milletin kanını emen sülükler gibidir. Yedikçe doymaz tam tersine acıkırlar.  Milletin anasına küfretmek saray sosyetesinin gözünde sıradan ve makul bir olaydır.
8. Halkın yaşadığı Türkiye’de kul hakkı yemek haramdır, günahtır. Böyle bilinir. Ayrıca “ödediğimiz vergiler nereye gitti” sorusunu sormak yasaktır… Bu soruyu soranları saray sosyetesi terörist ilan edebilir.
9. Saray sosyetesinin Türkiye’sinde vergi vermek enayiliktir. Vergiyi halk öder saray sosyetesi de buradan beslenir.  Ayrıca saray sosyetesi vergi vermemek için her türlü dümeni çevirmekte beis görmez. Devlete ve vatandaşa atılan kazığı makul sayar…
*MAN Adası
* Kızılay – Başkent Gaz
9. Vatandaş en ağır vergileri öder… Asgari ücretliler, sanayiciler, üreticiler, serbest meslek erbabı herkes vergi verir… Dahası var, saray sosyetesinin dolar bazında verdiği garantiler de vatandaşların sırtına yüklenir.
10. Saray sosyetesi devleti bir çiftlik gibi görür… Ye yiyebildiğin kadar… Vergiler sosyeteye yetmezse yüksek faizlerle borç para alınır, bu borcun faizi ve anaparası da vatandaşın sırtına yüklenir. Saray sosyetesine göre devlet bir arpalıktır.
Ayrıca saray sosyetesinin icra diye bir derdi yoktur… Saray sosyetesi icra ne demektir onu dahi bilmemektedir.
10. Halkın yaşadığı Türkiye’de saray sosyetesinin bütün israfı vatandaşın sırtına yüklenir… Vatandaş, çoğu zaman yapılanların farkına da varamaz. Çünkü vatandaşın bütün derdi, “aybaşını nasıl getiririm” derdidir.
Halkın yaşadığı Türkiye’de ise icra dairelerindeki dosya sayısı 20 milyon 521 bini aşmıştır.
11. Saray sosyetesinde vatan sevgisi yoktur.
*Tank palet fabrikasını bedelsiz olarak Katar ordusuna peşkeş çekerler.
*15 Temmuz’da darbecilerin karşısına dikilip şehit düşen vatandaşlarımızın yakınları ile gazilerimiz için oluşturulan fonun parasına el koyarlar.
*Beşiktaş saldırısında hayatını kaybedenlerin yakınları için toplanan yardım paralarına el koyarlar.
*Süleyman Şah Türbesi’ni kaçırırlar, kendi vatan toprağımızdan geri çekilirler.
11. Halkın Türkiye’sinde ise vatan sevgisi her zaman ilk sıradadır. Terörle mücadelede çoğu fakir ailelerinin çocukları, gencecik evlatlarımız şehit olur. Aileleri “vatan sağ olsun” der.
12. Saray sosyetesine göre, devlet yönetiminde israf esastır. İsraf itibarın bir unsurudur. İsrafta sınır yoktur…
*Uçan saraylar – 13 adet
*Yüzen saray
*Yazlık saraylar: Muğla – Okluk ve Bitlis-Ahlat
*Kışlık Saray
12. Halkın Türkiye’sinde ise israf haram olduğu gerçeği vardır…
13. Saray sosyetesinin devlet anlayışında liyakat yoktur… Devlette yükselmek için bilgiye, birikime, dürüstlüğe değil Saray sosyetesine bağlılık esastır. Mesela, çikolata kutusunda rüşvet almak, saraya bağlıysanız yükselmek için yeterli ve önemli bir kıstastır.
13. Bilgili, birikimli, deneyim sahibi pek çok liyakatli kişi devlet yönetiminden saf dışı edilmiştir… Adaletsizlik, devletin dokularına işlemiştir. Liyakatli kişilerin dışlandığı, yandaşların baş tacı edildiği bir süreç yaşanmaktadır.