Kızılırmak Sineması iftiharla sunar

Gündem sinema salonlarını da etkiliyor

HABER VE FOTOĞRAFLAR / SULTAN YAVUZ ÖZİNANIR (ANKARA) – Günümüzde film sayıları arttı ama sinema salonları için aynı şeyi söylemek pek mümkün değil. Alışveriş merkezlerindeki sinema salonları hızla artarken, sinemanın o büyülü dünyasına, tarihine, kokusuna açılan ve tek işlevi film göstermek olan sinema salonları da yavaş yavaş kapanıyor. Ulus, Büyük, Kavaklıdere, Mithatpaşa, Derya, Batı ve Nergiz Sinemaları bunlardan bazıları… Ankara’nın en eski sinemalarından olan Kızılırmak ise tüm olumsuzluklara rağmen ayakta kalmaya çalışanlardan. Sinemanın Müdürü Rıza Kalender, sinemada yaşanan değişimin sektöre nasıl yansıdığı hakkında bize bilgi verdi.
Sinamanın büyüsünü ve yıllar içinde geçirdiği değişimi en güzel anlatan filmlerden biri, İtalyan yönetmen Giuseppe Tornatore’nun çektiği Cinema Paradiso (Cennet Sineması)’dır. Küçük bir İtalyan kasabası üzerinden sinemanın evrimini yansıtan film, sinemaseverlerin unutulmazları arasındadır. Filmde sinemanın değişimi 1980’li yıllarla sona erer ve bir dönemin kapanışı Cennet Sineması’nın yıkımı ile anlatılır. O tarihten günümüze kadar geçen 30 yılda sinemadaki değişim çok daha hızlı ve derin yaşandı. 1970 yılından beri Ankaralı izleyicilere hizmet veren Kızılırmak Sineması yıllara meydan okuyarak, tüm olumsuz koşullara rağmen ayakta kalmaya çalışıyor.

Kızılırmak Sineması’nın müdürü Rıza Kalender

Sinemanın müdürü Rıza Kalender, AVM’lerin artmasıyla birlikte, sinema seyircisinin bir kısmının da bu mekânlardaki sinemaları tercih etmeye başladıklarını söylüyor. Otopark hizmetinden market alışverişine, her keseye uygun beslenme tarzından, çocuk eğlence yerlerine kadar her yaş grubuna hitap edebilen AVM’lerin aynı zamanda sinema salonlarıyla da yüzde yirmiden fazla seyirciyi kendisine çektiği kabul ediliyor.
Bunun yanı sıra sadık bir sinemasever kitlenin AVM’lerin dışındaki sinemaları tercih ettiklerini söyleyen Kalender, AVM’lerdeki sinemalar ile dışarıdaki sinemaları

Sinemanın makinisti
Vedat Şahin

karşılaştırarak, şunları dile getiriyor,
“AVM’ler özünde sinema için tasarlanmamıştır. Her bir salonu en fazla altmış kişi alan ve salon sayısı on ikiye kadar çıkabilen yerlerdir. Bunun anlamı, her salonda ayrı bir film gösterilebiliyor olmasıdır ancak bu kadar çok salonun olduğu AVM sinemalarında, diğer salonun sesi, sizin izlediğiniz salona gelebiliyor. Bizim gibi tek işlevi film göstermek olan bir sinemanın ise dört ya da beş salonu olur ve koltuk sayısı daha fazladır. Bizim en büyük salonumuz 375 kişilik ve AVM mantığına göre bu salonu bölsek, dört tane salonumuz olur. Ama biz sinemanın özünü bozmak istemeyiz. Sinema tutkunları da bunları gözeterek bizim gibi sinemalara yönelirler” diyor.

 


GÜNDEM, SİNEMA SEKTÖRÜNÜ DE VURUYOR
Film sayısının artmasına rağmen, sinemaların kapandığını söyleyen Kalender, son yıllarda yaşanan toplumsal olayların da sinema salonlarını boşalttığını ve yatırımcıları sektörden uzaklaştırdığını belirtiyor. Sinemaların ayakta kalabilmesi için seyircilere seslenen Kalender, “İnternete düşen korsan filmlerin görüntüsü kaliteli değildir ve sinemada film izlemekle evde film izlemek tamamen farklı şeylerdir. Film, sinema salonunda seyredilir. Biz sinemaya gözümüz değil, kalbimizle bakıyoruz. İnsanlar da sinemayı yaşatmak adına, kalpleriyle gelsinler” diyor.