“Komşu Kadın Bohçası” ilk kez sergilendi

Sığınmacılar ve Göçmenlerle Dayanışma Derneği’nce (SGDD) “Kadınlar Birlikte Güçlü” sloganıyla düzenlenen organizasyonda Türkiye’nin 10 farklı şehrinde ikamet eden sığınmacı, mülteci ve Türk kadınlardan oluşan yaklaşık 2 bin kişi Kapadokya Kadın Buluşması’nda bir araya geldi 

NAZ AKMAN –  Ankara Çok Yönlü Destek Merkezi’nin (ASAM) gelenekselleştirdiği Kapadokya Kadın Buluşması bu yıl “Komşu Kadın Bohçası” konseptiyle düzenledi. SGDD’nin 83 merkezinden mülteci kadınların duygularını, dileklerini, umutlarını anlattıkları “ Komşu Kadın Bohçası” Kapadokya’nın eşsiz tarihiyle buluşturuldu. Farklı coğrafyalardan gelen kadınların yaşadıkları benzer sorunlara dikkat çekmeyi hedefleyen organizasyonda, Türk ve mülteci kadınların hazırladığı kültürel desen ve renklerin nakşedildiği, kadın siluetlerin yer aldığı “Komşu Kadın Bohçası” Avanos Anfi Tiyatrosu’nda ilk kez görücüye çıkarıldı. Mülteci kadınların Türkiye’deki yaşamlarını kolaylaştırmak ve sosyal hayata uyumlarının hedeflendiği projede kadınlar arasındaki dayanışmanın da güçlendirilmesi amaçlandı. Türkiye’nin 10 farklı şehrinden gelen kadınların yaptığı 80 metrelik bohça kadınlar arasındaki dayanışmanın gücünü ortaya koydu.
“Türk milleti elimden tuttu”
Türkiye’de ütü yaparak geçimini sağlayan Pakistanlı Khadije Hosseini çocuklarının sadece Türkçe bildiğini belirtirken, Türkiye’yi çok sevdiklerini söyledi. Hosseini, “Türk milleti elimden tuttu. Çeşit çeşit yemekler yapamasam bile bir çorbamız olsun, ama yeter ki mutlu olalım” diye konuştu. Çocuklarının da Türk okullarında eğitim gördüğünü dile getiren Hosseini, kadınlara, “Eğer zulüm görüyorsanız buna razı olmayın, karşı çıkın” mesajı verdi. Suriyeli Hude Şeyh İbrahim ise, “Yaklaşık 4 yıl önce annem ve 6 çocuğumla birlikte Türkiye’ye geldik. Eşim Suriye’deydi. 13 yaşındaki çocuğum markette, bende farklı işlerde çalışıyordum. SGDD yönlendirmeleriyle 13 yaşındaki çocuğum okula başladı. Eşim iş bulamadığı için ev işlerini yaparak çocuklara bakıyor. Bu olay yakınlarımız tarafından bazı eleştirilere neden oluyor. Ancak biz bu eleştirilere kulağımızı tıkıyoruz. Şu anda mutlu bir aile hayatımız var “dedi.
“İlk kez aile bireyleri olmadan ülke dışına çıktım”
Suriyeli Sabiha El Bab(58), 10 yaşındaki down sendromlu kızı Hanan Mahzun ile ilk kez ülke dışına çıktığını vurgulayarak, “Kendimi çok güçlü hissediyorum. Kızım okula başladıktan sonra sosyalleşti. Diğer çocuklarla kaynaşması güçlendi, uyumu kolaylaştı. Türkçe kelimeleri öğrenmeye çalışıyor” ifadelerin kullandı. Erciyes Üniversitesi Biyomedikal Mühendislik Bölümü’nü kazanan Suriyeli Fediye Şirani, “Bana yaşam hakkı veren Türkiye’ye faydalı biri olmaya gayret edeceğim. Mezun olunca savaş mağdurlarına hizmet etmek istiyorum” şeklinde konuştu.