Konutvirüs…

Hakan ŞANLITÜRK

Dünya koronavirüs salgını yüzünden sancılı bir dönem geçiriyor. Çin’de başladı her yere yayıldı. İtalya ve İran’da can kaybı oldukça fazla. Türkiye şu an az hasarlı. Umarım devamı da böyle olur ve bu beladan canımız fazlaca yanmadan kurtuluruz.
Gündemde koronavirüs var ama hayatta devam ediyor. Çözülecek sorunlarımız fazla. Onlardan biri de konut mağdurlarıyla ilgili. Hayal satan müteahhitler yüzünden dünyaları kararan yığınla insan var. Bugüne kadar dertlerine çare bulamadılar. Tam umutlarını yitirmişlerdi ki, ortaya Akif Hamzaçebi çıktı. Akif Bey CHP’nin İstanbul Milletvekili. Tam bir devlet adamı. Dertlilerin dermanı. Vekilliğin hakkını veren bir siyasetçi.
Konutla dolandırılanlar son çare olarak ona sarıldı. O da kayıtsız kalmadı, konuya el attı. Mağdurlarla buluştu, açıklamalarda bulundu. Konuyu Meclis’e taşıyacak. Partiler üstü bir konu olduğunu vurgulyor ve devletin mağdur insanlara çözüm üretmesi gerektiğini savunuyor.
Akif Bey, “Ortada bir suç var ama kimse umutsuz olmasın. Bunun mücadelesini hukuk ekseninde yürüteceğiz. Devletin görevi vatandaşının derdine çare olmaktır. Biz de vatandaşların hukukunu korumak adına iktidara yardımcı olacağız yol göstereceğiz” diyor.
“Bu vatandaşlarımız Esenyurt’ta 17 inşaat firması tarafından umutları sömürülmüş olan vatandaşlarımızdır. Yaklaşık 20 bin konutu ilgilendiren, nüfus olarak alırsak yaklaşık 100 bin kişiyi ilgilendiren vatandaşlarımızın dolandırıcılık olarak isimlendirdiği bir hadise vardır” ifadeleri de Hamzaçebi’ye ait.
Hamzaçebi “Mağdur vatandaşların sayısı 20 bin. Ailelerini dikkate aldığınızda 100 bin. Esenyurt’un nüfusu 955 Kayıtlı olmayanlarla birlikte 1 milyon 200 bin. Türkiye’nin en büyük ilçesi nüfus olarak. Yüz ölçüm olarak da 39 ilçe arasında 43 km2 büyüklüğü ile İstanbul’da 13. sırada. Esenyurt’taki nüfus artışı Türkiye’deki bütün yerleşim yerlerinin kat kat üzerinde. 2008 rakamı 373 bin nüfus. 2019 Aralık 955 bin. Artış oranı yüzde 256.İst nüfusunun artış hızı ise yüzde 22” notlarını paylaşıyor.
Devamında anlattıkları da şöyle:
“İnsanlar birikimlerini, kredilerini çekti bunlara verdi. Verme aşaması önemli. Nasıl verdi bu insanlar? Bir güzel ofisler açıyorlar maketler yapıyorlar. O ofisin açılışına zamanın Esenyurt Belediye Başkanı geliyor. O projenin önünde fotoğraf çektiriyor. Zamanın Cumhurbaşkanı ve Başbakanı’nın fotoğrafları var. Onların haberi var demiyorum. Güven duyuyor vatandaş. Belediye Başkanı’nın önünde fotoğraf çekildiği maketin inşaat ruhsatı 8 kat ama 24 kat üzerinden yapılacak gibi proje sunmuşlar. Olmayan daireleri satıyorlar.
Bir başka örnek. Belediye’nin küçük bir hissesi var bir yerde. Belediyenin iştiraki var deniyor. Böyle olursa vatandaş güvenir doğal olarak. 5 bin konut bugün o açıklama yaptığımız yerde var. 8 sene önceki gibi duruyor.
Engelli bile dinlememişler
Bu vatandaşlar kendilerini konut satış vaadiyle dolandırılanlar diye isimlendirdi. Bunu ben koymuyorum. ‘Benim dolandırıcım şu’ diyor vatandaş. Memduha Hanım… Bir proje tanıtılmış. Engellilere indirim diye. Yüzde 99 özürlü, kalp hastası çocuğu var. 100 bin 800 lira yatırmış. Ortada proje yok. ‘Ben onların listesinde kayıtlı değilim’ diyor.
‘Bir inşaat şirketinin ortağının belediyede odası vardı. Benimle sözleşmeleri orada imzaladı. Arkasında belediye var diye güven duyduk’ dedi. Arkasında belediye var ama başka niyetle var, öyle anlaşılıyor. Çünkü insanlar para ödemişler ev yok, veya yarım… Büyük facia var. Türkiye’nin en büyük imar yolsuzluğu en büyük dolandırıcılığı diyelim. Bu herkes için risk. Vatandaşlar ev sahibi olalım derken dert sahibi olmuşlar.
Bakanlık seyretmiş…
Tüketicinin korunması kanunu var. Bu kanunun getirdiği önlemlerin hiç biri uygulanmamış. Örneğin kanun diyor ki; ön ödemeli satışlar olarak tanımlanan bu tip projelerde, bina tamamlama sigortası yapılması zorunluluktur. Bakanlığa sordum ‘Türkiye de 4 ü geçmez’ dediler. Eğer bina tamamlama sigortası yapılmıyorsa, teminatlar alınabilirdi proje büyüklüğüne göre. Bu da yapılmamış. Vatandaşlara ön ödemeli konut satış vaadi sözleşmede sunulurken bakanlığın ön bilgi formunun verilmesi lazım, verilmemiş bu vatandaşlara. Ve en önemlisi… İnşaat ruhsatı alınmadan asla satış yapılmaması lazım. Bunların hiçbiri uygulanmadı. Ticaret Bakanlığı görevini yapmamış, zamanın Esenyurt Belediyesi ve Büyükşehir Belediyeleri de…
Orada ruhsatsız gökdelenler dikiliyorsa, hayali gökdelen üzerinden satışlar yapılıyorsa zamanın Esenyurt Belediyesi’nin, Başkanı’nın bilgisi vardır. Tarihimizin en büyük yolsuzluğudur bu.
Nasıl çözüm bulunacak?
Sorunu tespit etmek, kamuoyuna anlatmak bugünkü toplantının amacıydı. Bunu ilk olarak TBMM’ye getirmek gerekiyor. Dilekçe komisyonunda var. Genel Kurul’a taşıyarak gündeme getireceğiz. Tüm siyasi partilere mal edeceğiz. Bu sadece CHP’nin değil Türkiye’yi yönetenlerin, tüm partilerin meselesidir. Burada yaşananlar yarın başka yerde yaşanabilir.
Suç ve kara para var…
Ortada bir suç var. İyi niyetli bir iki firma olabilir belki… Konusu suç olan bir işten para kazanılıyorsa bu kara paraya girer. Bu MASAK’ın görev alanına girer. Bazı müteahhitler ve arsa sahipleri hakkında açılan ceza davaları var.
Diğer husus bu vatandaşlar nasıl ev sahibi olacaklar? Hukuki altyapıyı düzenlemek öncelikle yapılması gereken… Devletin ‘git mahkemede ara’ demesi doğru değil. Bundan vatandaş lehine bir şey çıkmaz. Buradaki dolandırıcılığa bugünkü CHP’li belediyelerin yapacağı bir şey yok. Zemin etütleri uygun mu o da bilinmiyor. Daha önce Fikirtepe’de bir yasa çıktı. Yasayla müteahhitlere 1 yıl süre verildi. Fikirtepe ile Esenyurt farklı; mülkiyet durumu açısından. Burada yapımcı müteahhitlere yine süre verilebilir. ‘Programını vermeyen, inşaatı tamamlamayanların sözleşmeleri feshedilecek’ denebilir. Devlet eksikleri üstlenir, yerine getirir. Ama müteahhitlerden tazmin eder. Bankacılık yasasında bu yapıldı. Bankacıların mal varlıklarına kadar gidildi. Bugün yine birçok müteahhite ulaşamıyor vatandaşlar. İlginç olan diğer şey, gerçek mağdurları engellemek için müteahhitler mağdurlar derneği kurmuş. ‘Para verin tamamlayalım’ diyormuşlar.
Sorunun çözülmesi için devletin buraya yasal olarak müdahale etmesi lazım. Yasa teklifini vermeden önce ilgili bakanlıklarla görüşeceğim. Vatandaşlarımız proje üzerinden konut satın alırken mutlaka ruhsatına baksınlar bir. Bina tamamlama sigortası yapılmış mı? Yok ise hangi teminatları vermişler. Bunları mutlaka göz önünde bulundursunlar. Ticaret Bakanlığı görevini yapmadığı için vatandaşlar mağdur olmuşalar. Ticaret Bakanlığı’nın bunları araması lazımken bakmamış.”
İşin genel boyutu böyle. Akif Bey haklı bir dava varsa tuttuğunu koparır. Bu da mağdurların haklı davası. Umarız Hamzaçebi’nin yaktığı ateş hedefine ulaşır. Ağlayanlar güler…