“Korkunç Türk” Koca Yusuf

Utku ŞENSOY

Doğanın yeniden uyandığı bahar aylarında içimiz içimize sığmaz, en mutlu olduğumuz günlerdir Mart-Nisan-Mayıs ayları. Mayıs’ da nedense içim bir parça sıkılır, kah yitirdiğimiz yakınlarımızdan kah tanımadığımız topluma mal olmuş önemli isimlerden. Onlardan biridir Deliormanlı Türk güreşçi Yusuf İsmail! (1857 – 4 Temmuz 1898)
Her ne kadar Yusuf İsmail adı birçoğumuza bir şey ifade etmese de bizim Koca Yusuf’umuz denince ha şimdi oldu deriz! İşte o Koca Yusuf’tur, 1885 yılında Kırkpınar başpehlivanı olan, dünyaya nam salan!
Mayıs gelirken Koca Yusuf’ u anmamak olmaz. 1894 yılından itibaren Avrupa ve ABD’de devrin en ünlü güreşçileri ile güreşti. 138 kilo ağır sıklet güreşçimiz, 1.88’ lik boyu ile günümüz deyimiyle tam bir “terminatördü”! ABD turnesinden ülkesine dönerken bir gemi kazasında yitirdik serbest güreşin bu efsanevi ismini. Yusuf, iri gövdesi, güreş becerisi, gücü ve sporcu ahlakı ile “Koca” lakabını aldı.
Dünyada “Terrible Turk” (Korkunç Türk) olarak tanındı. Koca Yusuf, günümüzde Bulgaristan sınırlarında yer alan Şumnu Kasabası’nın Karalar Köyü’nde dünyaya geldi.
Babası ve dedesi Yusuf’un ilk güreş ustaları oldu. Koca Yusuf, dönemin ünlü pehlivanlarından Şumnulu Dursun Pehlivan, Nasuhçulu Kel İsmail Pehlivan ve Pomak Osman tarafından yetiştirildi. Yusuf, Kırkpınar tarihinde 26 yıl boyunca üst üste başpehlivanlığı kazandı.
Koca Yusuf, Sultan Abdülaziz’in başpehlivanı olan Kel Aliço ile 1885 yılında güreşti. Sabah başlayan mücadele akşam sona erdi. Kel Aliço mücadele sırasında güreşi bırakıp, kendi elleriyle ülkenin başpehlivanlığı unvanını Koca Yusuf’a devretti.
Avrupa’da da büyük ün kazanınca, Amerika Birleşik Devletleri›nden organizatörler onu New York’a davet ettiler. Koca Yusuf, bu ülkede yaptığı 33 karşılaşmayı da kazandı.
Chicago’da bir karşılaşmada dünya şampiyonu Evan Lewis’i üst üste iki defa yendikten sonra yurda dönmeye karar verdi. Yaptığı güreşlerde yenilmemesi ve heybeti dolayısıyla ABD’de kendisine “The Terrible Turk” (Korkunç Türk) unvanı verildi.
ABD’ye gelişinden önce hiç yenilgi almayan Yusuf İsmail, 26 Mart 1898’de Ernest Roeber ile yaptığı maçta diskalifiye oldu. Madison Square Garden’da yapılan maçta rakibini ringden dışarı attı. Roeber’in öldüğünü düşünen seyirciler ayaklanıp Yusuf›a karşı linç girişiminde bulundu. Bir süre sonra, İki rakip, Metropolitan Opera Evi›nde 30 Nisan günü tekrar karşı karşıya geldi. Aralarındaki itişmelerden sonra menajerlerinin ringe çıkıp müdahale etmesi sonucu olay büyüyüp yine seyirciler arasında bir ayaklanma dalgası olunca karşılaşma iptal edildi. Bu olaydan sonra Opera Evi güreş karşılaşmalarına kapatıldı.
Koca Yusuf, Türkiye’ye dönmek üzere 21 Mayıs 1898›de Fransız bandıralı La Bourgogne transatlantiği ile yola çıktı. Ancak, geminin 4 Temmuz sabahı New York›un kuzeydoğusundaki Sable Adasının 60 mil açıklarında İngiltere bandıralı Cromartyshire şilebiyle çarpışıp batması sonucu, Koca Yusuf, tüm yolcular ve mürettebatla birlikte boğuldu.
Böylesine büyük bir kahramanı her yıl Mayıs ayına girerken biraz buruk ama büyük bir gurur ve saygıyla anarım.